17/01/2012

GAZEL
Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?
Felekler yandı âhımdan, murâdım şem’i yanmaz mı?
Kamu bîmârına cânan devâ-yı derd eder ihsan,
Niçin kılmaz bana derman, beni bîmâr sanmaz mı?
Şeb-i hicran yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım,
Uyarır halkı efgânım, kara bahtım uyanmaz mı?
Gül-i ruhsârına karşı gözümden kanlı akar su,
Habîbim, fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı?
Gamım pinhan tutardım ben, dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmem, inanır mı inanmaz mı?
Değildim ben sana mâil, sen ettin aklımı zâil
Bana ta’neyleyen gâfil, seni görgeç utanmaz mı?
Fuzûlî rind-i şeydâdır, hemişe halka rüsvâdır,
Sorun kim bu ne sevdâdır, bu sevdâdan usanmaz mı?
FUZÛLÎ
» yorum bırak; |
1.-DERGİLERİMİZ |
Kalıcı Bağlantı
simgesiir tarafından yazıldı
17/01/2012

GAZEL
Ne dem ol gözleri mestâne gelir hâtırıma
İptidâ sunduğu peymâne gelir hâtırıma
O siyeh zülf-i perişâna dokundukça sabâ
Hâl-i zâr-i dil-i dîvâne gelir hâtırıma
Dest-i çevrinde nice yıllar o kaşı yayın
Çektiğim çille-i merdâne gelir hâtırıma
Bir masal söyler o şûhu sararım fikri ile
Günde yüz bin kadar efsâne gelir hatırıma
Beni sevmez deyi bîhude sitem eylemesin
Sevmem ol mehveşi de yâ ne gelir hâtırıma
Ne yalan söyleyim ol şûh ile hem-meclis iken
Ne bir ahbâb ne bîgâne gelir hâtırıma
Hâhiş-i zevk-i visâlinle bilir misin acep
Göricek ben seni cânâ ne gelir hâtırıma
Derdimi dökmeye dildâre tez elden Vâsıf
Mesken-i mahfi bizim hâne gelir hâtırıma
Enderunlu VÂSIF
1 Yorum |
1.-DERGİLERİMİZ |
Kalıcı Bağlantı
simgesiir tarafından yazıldı
17/01/2012

GAZEL
Nice kâkül nice mû sünbül-i gül-bûdur bu
Dil-i uşşâkı perişân edici budur bu
Ne gönül koydu ne göz hâl-i ruh u ârız-ı yâr
Oda yanmaz suya batmaz nice câdûdur bu
Umarım haşrda can oynadığımdan duyalar
Mâh-rûlar diyeler birbirine odur bu
Yürü yıllarla yelersen yetemezsin ey dil
Şol cihetten ki perî şiveli âhûdur bu
Tenime ayrı erer cânıma ayrı sitemin
Tîg-i hûn-rîz-i cefâ-pîşeden ayrıdur bu
Gözümün penceresin yapmağa hükm eyledi şer’
Ki nigârın harem-i hüsnüne karşudur bu
Yine sihr etti Necâtî nice söz nice gazel
Leb-i dilber sıfatında bir içim sudur bu
Necâtî
» yorum bırak; |
1.-DERGİLERİMİZ |
Kalıcı Bağlantı
simgesiir tarafından yazıldı
17/01/2012

KALANLAR
Ufak tefek cılız mı cılız kahkülleri kaşlarının üzerinde olanca düzlüğüyle kesilmiş bir kız çocuğu vardı bir zamanlar organze petitcare koccaman bir fiyonk eşlik ederdi ona kafasının üzerinde he bir de süt ve kan iğneleri
İçine kapalıydı bir o kadar da hırçın ve suratsız
Okul öncesindede hatırladığı birçok olay ve anı vardı ama nedense hep okul sonrasındakiler yer etmişti kafasında
O kurdeleyle ilk vesikalık resmi okula başladığı günlerden kalmaydı
Hoşlanmadığı her ne olursa olsun bir köşeye çekilir ve surat asardı evdekiler illallah demişlerdi bu halinden.. ortadan kaybolduğunda da merak ederlerdi onu.. ağaç tepelerine tırmanır özelliklede meyvasız ağaçları seçerdi
Kardeşlerini ayartırdı bununda farkındaydı büyükleri kendince pratik çözümleri vardı
Ayartmayı sadece işine geldiği zamanlarda yani yalnız kalmak istemediği zamanlarda yapardı.. çoğun tekbaş takılırdı hep öyle yaptı hayat boyunca da
Bazı alışkanlıklarını değiştirmiyor insan ne de olsa
Akşama kadar surat astığı günlerde annesi kan kusar kızardı ona.. tek savunmasıydı onu seçerdi herhalde
Bir tek akşam babası gelip gönül alıcı sözler söylediğinde yüzü güler aileye karışırdı o zaman..
Gezmeyi yolda olmayı hep severdi evden kısa sürelerde kaçıp denize gitmişliği vardır gizli gizli.. okula ilk gittiği gün hiç ağlamadı diğer çocuklar gibi.. hiç çok başarılı bir öğrenci de olmadı bi iyi insanlığını överdi öğretmenleri .. bir de zeki oluşunu
Okulda rahat durmadığı zamanlar olmadı mı oldu tabii
İlk disiplin cezasını sınıf birinci katta diye pencereden bahçeye atladıktan sonra aldı.. ilk kez ispiyonlanmak ne demektir orada gördü o arkadaşının yüzünü ve adını hiç unutmadı..
Yürüyerek gitti okullarına hep şehir çocuğu olmasına rağmen kar kış yağmur rahatsız etse de boğazın rüzgarı sıkça kamçılasada elini yüzünü sokaktaydı ya mutluydu o..
Pek kız çocuğu tavırları yoktu misket oynardı oğlan çocuklarıyla top oynamışlığı da vardı..
Ona ilk kız çocuğu elbisesini diktikleri zaman yadırgadı ama sevindi de su yeşili organze idi üzerinde çok minik beyaz yağlıboya yaprakları vardı..
Hani hiç kızı olmayan akrabalar vardır ya işte onlardan biri dikmişti elbiseyi kolalı jiponla giyiliyordu elbise ah kabarık duruyordu dizlerinin üzerinde..
Sonra ne mi oldu o kız çocuğu bi elbiseyle değişir mi hala aynı olan o kadar çok şey var ki hayatında o günleri hatırlatan
Surat asmayı bıraktı.. konuşarak susmayı öğretti zaman.
Sacide Bayraktar Sezgenç
» yorum bırak; |
1.-DERGİLERİMİZ |
Kalıcı Bağlantı
simgesiir tarafından yazıldı