S’imge : AYRILIK

17/09/2009

ayrılık1

MEVLÂNÂ
(İran, 1207-1273)

RÜBAİLER

Seninle beraberken senin sevginden uyuyamıyorum.
Sen yokken de ağlamaktan uyuyamıyorum.
Allah Allah! Benim her iki gecem de uykusuz geçiyor,
Fakat sen bu iki uyanıklık arasındaki farkı bir anla!

Dudaklarını anarak yüzüğümün lâlini öpüyorum.
Onları bulamadım ne yapayım, şimdi bunları öpüyorum.
Senin bulunduğun göğe ellerim yetişmiyor
Ve ben secdeye kapanıp yeri öpüyorum.

Sen gittin ve sen gidince ben kan ağladım.
Senin büyük acınla uzun uzun ağladım.
Sen yalnız gitmedin, gözlerin de senin arkandan gitti.
Madem ki artık gözlerim yok, nasıl ağlayabilirim?

(Türkçesi: Asaf Halet Çelebi)

BERTOLT BRECHT
(Almanya, 1898-1956)

SEVGİLİLER

Gökte geniş yaylar çizen şu turnalara bakın!
Kendilerine eşlik eden bulutlarla kol kola
Uçuyorlar bir yaşamdan bir başka yaşama
Aynı yükseltilerde, aynı telaş içinde
Boşlukta yalnızca ikisi ve hep yan yana
Güzelim gökyüzünde salınıp dururlarken
Görmesin diye biri ötekinin rüzgârda süzülüşünden
Başka hiçbir şeyi duyumsamasın diye
Uçuşurlar alıp götürse de rüzgâr bu çifti sonsuza
Ve yine yok olmaz da kalırlarsa bulutlarla
Onların uyumunu bozamaz ki hiç kimse
Yağmurların vurduğu, silahların patladığı
Her yerden kaçabilirler böylece
Değişken yüzleri altında güneşin ve ayın
İki özgür sevdali yine uçar giderler
-“Hey nereye yolculuk?” -“Hiçbir yere”
-“Kimden kaçıyorsunuz?” -“Herkesten”
Sorarsanız, “kaç zamandır birliktesiniz?”
-“Çok az zamandır” -“Ayrılık ne zaman peki?” –
“Hemen”
Sevda işte böyle anlıktır sevenlere

(Türkçesi: Sacide)

İVAN BUNİN
(Rusya, 1870-1955)

SENİN BİR CEYLAN GİBİ O MAHZUN BAKIŞINI

Senin bir ceylan gibi o mahzun bakışını
Ve ne varsa, öylesine yürekten sevdiğim o bakışta
Unutmadım, üst üste yığılan hüzünlü yıllarda
Fakat görüntün, zihnimde gitgide dumanlandı

Gün gelir, yürekte hüzün de söner artık
Ne mutluluğun, ne acıların olduğu bir yerde
Düşler de, anımsayışlar da silinir gitgide
Kalır sadece, her şeyi bağışlatan bir uzaklık…

Türkçesi: Ataol BEHRAMOĞLU

NERDESİN

Geceleyin bir ses böler uykumu,
İçim ürpermeyle dolar: -Nerdesin?
Arıyorum yıllar var ki ben onu,
Aşıkıyım beni çağıran bu sesin.

Gün olur sürüyüp beni derbeder,
Bu ses rüzgarlara karışır gider.
Gün olur peşimden yürür beraber,
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.

Ahmet Kutsi TECER

AYRILANLAR İÇİN

Yollarımız burada ayrılıyor
Artık birbirimize iki yabancıyız
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet her şeyi unutmalıyız.

Her kaderin tesellisi bulunur, üzülme
İnsan ne kadar sevse unutabilir.
Mevsimler, gelir geçer, yıllar geçer
Sen de unutursun bir gün gelir.

Hiç yaşamamışcasına, hiç sevmemişcesine
Unutursun o günlerimizi, gecelerimizi
O günlerce gecelerce sevişmelerimizi.

Her şeyi evet her şeyi unutabilirsin
Hatta bütün yazdıklarımı satır satır
Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır.

Ümit Yaşar Oğuzcan

BİR AYRILIK KLASİĞİ

Gidiyorum işte birazdan, gölgemi getir
Bana gölde unutulan bir gemi getir
İçinden uykusuzluk geçen bir gemi getir
Ayrılıklar kalbe sevmeyi öğretir

Gidiyorum işte birazdan, gövdemi getir
İkimizi resimleyen bir demi getir
Sade neskafeyle sesini getir
Geceler zamana rolünü öğretir

Doluyorum artık bir bardaktan bir başkasına
Serseri bir bulut kadar efendi kılığında
Dudaktan kalbe dökülen gözyaşı kıvamında
Vedalar düşlere dalmayı öğretir

Gidişimi getir, ağır aksak, yel yepelek gidişimi
“Gi”yi sana bırakıyorum, ..diyorum işte birazdan
Sana dönüyorum, senin için dönüyorum, dünya benim
Her ayrılık kavuşmaktır aslında
Ayrılığa

Oğuzkan AKAY


Neden mi Sevdim Seni…

17/09/2009

biravuc2

Çünkü kendi yaşam yolculuğun için
Ne varsa gönlünce değerli olan
Gökkuşağı gibi saydam ve yalın
Yüreğini sevgiyle bana yansıttın
“Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Çünkü kalbi seninle uzlaşmayan
Nice ayrı dünyaların insanlarını
Sevecenlikle anladın yıllardır
Hepsine de dost elini uzattın
“Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Çünkü sevinçleri de hüzünleri de
Harikaydı seninle başbaşa yudumlamak
Mutlu çocuklar gibi kıvancımı da
Acılarımı da sevgiyle paylaştın
“Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Çünkü seviyorsun sen benliğini
Tüm ruhunla önemsiyorsun kendini
Her uzatışında bana ellerini
Kalplerimizin sıcaklığına alıştın
“Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Çünkü doğal akışında yaşantımızın
Barış adına dirlik düzenlik içinde
Erdemli özeninle yüce gönlünle
Yeni dünyalar yaratmaya çalıştın
“Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

Çünkü sen insanca onurunla yıllardır
Gözyaşlarımı sildin, arıttın içimi
Sevda türkülerinle, renkli ezgilerinle
Büyüledin beni, benliğime karıştın
“Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.”

İşte nice bunlar için sevdim seni
Sonsuza kadar da seveceğim seni

CANSEVER EYÜBOĞLU (1972, yeni yazım 2009)


AŞK – SEVDA ÜSTÜNE

17/09/2009

5IEaXS6CXk

 

* Aşk, iki kişinin elele tutuşarak birbirlerinin gözlerinin içine bakmaları değil, birlikte aynı yöne bakmaları ve o yöne doğru ilerlemeleridir.
Saint-EXUPERY

* Kimse sevgiye karşı koymasın. Ona karşı koyan tanrıları düşman eder kendine…
* Kontrolsüz ve ahlak dışı olan hiçbir şey gerçek aşka yaklaşamaz.
* Sonsuza dek sevmeyen âşık değildir.
EURİPİDES

* Dilin aşkı yorumlaması gerçi aydınlatıcı olur; ama dile düşmeyen aşk daha aydındır.
* Halife Leyla’ya dedi ki: “O sen misin ki Mecnun, sana tutularak perişan oldu ve kendini kaybetti. Sen başka güzellerden daha güzel değilsin ki.” Leyla, “Sus, çünkü sen Mecnun değilsin” dedi.
* Aşkı, aşktan başka hiçbir şey söndüremez.
* Âşık ol, âşık! Aşkı seç ki sen de seçilmiş olasın.
MEVLÂNÂ

* Sevilen kadın, bütün kadınların en güzeli değil midir?
* Bir erkeğin ilk aşkını karşılayacak tek olgu, bir kadının son aşkıdır.
BALZAC

* Hem aşkın yok, hem de yaşamaktan bahsediyorsun
MUSSET

* Kişilik olmadan bir sevgiden, gerçek ve derin bir sevgiden söz edilemez.
Hermann HESSE

* Dünyada aşka ve tutkuya yetenekli bir kalpten daha saygıdeğer hiçbir şey yoktur.
GOETHE

* Her erkek iki kadını sever; biri düşgücünün yaratısıdır, diğeri henüz doğmamıştır.
* Her gün kendini yenilemeyen aşk, alışkanlık olur, zamanla köleliğe dönüşür. Devamlı filiz sürmeyen aşk, ölmektedir.
Halil CİBRAN

* Yüreğinizde hep aşk olsun. Sevdiğinizi ve sevildiğinizi bilmenin yaşamınıza kattığı sıcaklığı ve zenginliği hiçbir şey veremez size.
* Erkekler hep kadınların ilk sevgilisi olmak isterler. Kadınlarsa erkeklerin hep son aşkı olmaktan hoşlanırlar.
* Âşık olunca kendini aldatmaya başlar insan ve başkalarını aldatarak sona erdirir aşkı.
* Gerçek aşk, acı çeker ve sessizdir.
* Aşk artık hiç tutulmuyor; onu, ozanlar öldürdüler.
Aşktan öylesine çok söz ettiler ki, kimse inanmıyor şimdi.
OSCAR WİLDE

* Aşkın verebileceği en büyük mutluluk, sevdiğinizle ellerinizin ilk kez birbirine dokunuşudur.
STENDHAL

* Aşk, birbirlerini koruyan, dokunan ve gözeten iki yalnızdan oluşur.
RİLKE

* Olgunlaşmamış aşk der ki: “Seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var.” Olgun aşk ise, “Sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum,” der.
ERİCH FROMM

* Sonuçta insan arzularını sever, arzuladıklarını değil.
NİETZSCHE

“Sein” sözcüğü Almancada iki anlama gelir: “Varolmak ve Onun olmak”
FRANZ KAFKA

* Gençlerin aşkı genellikle çok sıcak ve ateşli, ama gene de ancak titrek bir alevdir. Daha yaşlı ve disiplinli yüreklerin sevgisi içten içe yanan kömürler gibidir.
İRİS MURDOCH

*Aşkın kitaplara sokulduğu iyi oldu. Belki de başka hiçbir yerde yaşayamayacaktı.
FAULKNER

* İnsanı yaşatan aşkın güzellikleridir.
MOLİERE

* Aşk, gözle değil, ruhla görür.
* Ölçülebilen sevgi zavallı bir sevgidir.
* Eğer sersemce hiçbir şey yapmadıysan aşk yüzünden
Yazık, aşk hiç geçmemiş demek ki kapının önünden.
* Bir değişimle karşılaştığı zaman değişen aşk, aşk değildir.
* Aşktan sözederken yavaş sesle konuşunuz.
* İyi insandan kötü sevgili olmaz.
SHAKESPEARE

* Gündelik sıradan davranışlar aşkla güzellik kazanır.
SHELLEY

* Aşk, özgür ve kendiliğinden yeşerir, ödev haline dönüşünce ölür.
Bertrand RUSSELL

* Gerçekten sevgi varsa bir yerde, bayağılaşmaya yer yok orda.
NERMİ UYGUR

* Aşk, kişilere onur, ağırbaşlılık ve güzellik verir.
* Aşk, bir kişiyle diğerleri arasındaki farklılığı abartmaktır.
* İdeal aşk ilişkisi, postayla yürütülenidir. Ellen Tery ile yazışmalarımız çok doyurucu bir aşk ilişkisiydi. Ellen beş kocadan bıktı, benden hiç bıkmadı.
* Aşk adına yapılan şeyleri okumak isteyince nereye başvururuz? Gazetelerin cinayet köşelerine… Umduğumuzu bulamamamız pek ender olur orada.
BERNARD SHAW

* Aşk için eşitlik şart. Yani hiç karşılık beklemeden verebilmek, yani karşılıklı kölelik, yani özgür kölelik…
* Aşk paylaşılmadı mı sonsuz acı veriyor. Ama bu acıyı çekmeyi, bu duyguyu tatmaya yeğlerim.
* Benim için sevilmek değil, sevmek önemli.
YEVGENİ YEVTUŞENKO

* Hiç kimse, uzun süre evli kalmadıkça gerçek aşkın ne olduğunu anlayamaz.
MARK TWAİN

* Aşkın zevki sevmektir, insan başkasına ilham ettiğinden çok, kendi duyduğu sevgiden mutlu olur.
ROCHEFOUCAULD

* Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım
NAHİFÎ

* Bir demir dağı delip boynuna almak gibidir
Her kişi âşık olurdu eğer âsân olsa
Taşlıcalı YAHYA

“Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek
YAVUZ SELİM

Seni candan ziyâde cânânım
Sevdiğimdir, günâhımı bilirim.
FASİH DEDE

Alemi pervâne-i sem’i cemâlin kıldı aşk,
Cân-ı âlemsin fedâ her lahza bin candır sana
FUZÛLÎ

Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik
Yenişehirli AVNÎ

Meğer ki aşk imiş cânın mayası
Ona mihmân imiş yüzün aynası
NİMRİ DEDE

Gören sanır ki safâdân semâ-ı râh ederim
Döner döner bakarım kûy-i yâre âh ederim
ESRAR DEDE

Hep seninçündür benim dünya cefâsın çektiğim
Yoksa ömrüm varı sensiz neylerim dünyâyı ben
BÂKÎ

Sevsem öldürürler, sevmesem öldüm
KARACAOĞLAN

Sevda dedikleri zehir dikeni
Cismi harab eder götürür teni
Ürgüplü MAHFİ

Senin sevdan yüreğimde yağ komaz
Eritir ha nazlı dilber eritir.
DADALOĞLU

Meğer sevda imiş canın mayası
Ona mihman imiş yüzün aynası
NİMRÎ DEDE


Ben MELEK, İlk Sırdaşınız / Hüseyin Cahit

17/09/2009

SyMurG

Ben MELEK, İlk Sırdaşınız


Âh Mine’l Aşk! Son bir yudum okyanus özlemi!
İçliyim, içtenliğim
Kanat sesleriyle dinler anne yüreğimi.

Yokluğundan nemlenir gözlerimdeki mühür
Kimsesizim, kimliğim
Kumral saç örgüsüdür aynalarda çözülür.

Yağmurunuz bol olsun, bir ömür bahçenizi
Beklerim, bekleyişim
Kirli günlerim için gücendirmesin sizi.

Göğsümde izi kalmadı yitik adreslerin
Kederliyim, kederim
Eteğimde zil çalar aşkla tutuşmak için.

Değiştim bir ankaya kösnül kanatlarımı
Seviştim, serinledim
Ruhum ilk uçurumda küle sardı yaramı.

Yüzümde düşlerimin kızıl yıldızı yanar
Güzelim, güzelliğim
Küçük sevinçler için bir vedâ çığlığıdır.

Kanım kaynar, sır/atım bulutlarla el ele
Geçtim, hâlâ geçerim
Hayâl göklerinizden güvercin şenliğimle…

Hüseyin CAHİT


KAVAFİS

17/09/2009

kavafisKonstantinos Kavafis

(Yunanistan, 1863-1933)

İTHAKA

İthaka’ya doğru yola çıktığın zaman,
dile ki uzun sürsün yolculuğun,
serüven dolu, bilgi dolu olsun.
Ne Lestrigonlardan kork,
ne Kikloplardan, ne de öfkeli Poseidon’dan.
Bunlardan hiçbiri çıkmaz karşına,
düşlerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu
ince bir heyecan sarmışsa eğer.
Ne Lestrigonlara rastlarsın,
ne Kikloplara, ne azgın Poseidon’a,
onları sen kendi ruhunda taşımadıkça,
kendi ruhun onları dikmedikçe karşına.

Dile ki uzun sürsün yolun.
Nice yaz sabahları olsun,
eşsiz bir sevinç ve mutluluk içinde
önceden hiç görmediğin limanlara girdiğin!
Durup Fenike’nin çarşılarında
eşi benzeri olmayan mallar al,
sedefle mercan, abanozla kehribar,
ve her türlü başdöndürücü kokular;
bu başdöndürücü kokulardan al alabildiğin kadar;
nice Mısır şehirlerine uğra,
ne öğrenebilirsen öğrenmeye bak bilgelerinden.

Hiç aklından çıkarma İthaka‘yı.
Oraya varmak senin başlıca yazgın.
Ama yolculuğu tez bitirmeye kalkma sakın.
Varsın yıllarca sürsün, daha iyi;
sonunda kocamış biri olarak demir at adana,
yol boyunca kazandığın bunca şeylerle zengin,
İthaka’nın sana zenginlik vermesini ummadan.
Sana bu güzel yolculuğu verdi
O olmasa, yola hiç çıkmayacaktın.
Ama sana verecek bir şeyi yok bundan başka.

Onu yoksul buluyorsan, aldanmış sanma kendini.
Geçtiğin bunca deneyden sonra öyle bilgeleştin ki,
Artık elbet biliyorsundur ne anlama geldiğini İthakaların

(Türkçesi: Cevat Çapan)

DÜNYA GÜZELİ

Doğrudur gördüğüm, aldatmıyor beni ayna,
yoktur benden daha güzeli bu dünyada
Pırlanta gibidir, parlar gözlerim,
mercandan almıştır rengini dudaklarım,
iki sıra inci süsler ağzım›.
Bedenim diridir, överler ayaklarımı,
eller, boyun bembeyaz, ipektendir saçlar…
ama neye yarar?

Kapatılmışım kin duyduğum bu haremin içine
kim görür bu güzelliğimi bütün âlemde?
Yalnız zehirli bakışları kıskanç düşmanların
üşüşür üzerime ya da iğrenç harem ağalarının,
kanım donar kalır damarlarımda
yaklaşınca o iğrenç kocam yanıma.
Affet peygamberim, diyorsa yüreğim:
Ah, hristiyan olsaydım!

Hristiyan olsaydım eğer özgür olurdum
gece ve gündüz herkese görünürdüm;
erkekler hayranlıkla, kadınlar imrenerek
ister istemez güzelliğimi dile getirecek,-
Yaratmamıştır daha bunun gibisini doğa,
diyecekler, geçerken ben açık arabada
kalabalıklarla dolacak İstanbul caddeleri
görmek için beni.

(Türkçesi: Özdemir İnce)

BARBARLARI BEKLERKEN

Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine?
Bugün barbarlar geliyormuş buraya.

Neden hiç kıpırtı yok senatoda?
Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün.
Senatörler neden yasa yapsınlar?
Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar.

Neden böyle erken kalkmış imparatorumuz,
şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına,
başında tacı, törene hazır?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların başbuğunu karşılamaya çıkmış imparatorumuz.
Bir de koca ferman hazırlatmış
ona rütbeler, ayrıcalıklar bağışlayan.

İki konsülümüzle yargıçlarımız neden böyle
İşlemeli, kırmızı kaftanlar giyinip gelmişler?
Neden böyle yakut bilezikler, parlak,
görkemli zümrüt yüzükler takınmışlar?
Ellerinde neden böyle altın,
gümüş kakmalı asalar var?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onların gözlerini kamaştırırmış böyle takılar.

Ünlü konuşmacılarımız nerde peki,
Neden her zamanki gibi söylev çekmiyorlar?

Çünkü barbarlar geliyormuş bugün,
onlar pek aldırmazlarmış güzel sözlere.

Nedir bu beklenmedik şaşkınlık, bu kargaşa?
(Nasıl da asıldı yüzü herkesin!)
Neden böyle hızla boşalıyor sokaklarla alanlar,
neden herkes dalgın dönüyor evine?

Çünkü hava karardı, barbarlar gelmedi.
Sınır boyundan dönen habercilere göre
barbarlar diye kimseler yokmuş artık.

Peki, biz ne yapacağız şimdi barbarlar olmadan?
Bir çeşit çözümdü onlar sorunlarımıza.

(Türkçesi: Cevat Çapan)


AHİLEUS’UN ATLARI

Patroklos’un öldüğünü görünce,
o yiğidin, o güçlünün, o genç insanın,
gözlerinden yaş boşandı Ahileus’un atlarının;
tanık olduğu ölümün yaptığı
üzdü, yıktı ölümsüz atları.
Ağladılar toynaklarıyla toprağı kazarak,
başlarını dikip uzun yelelerini savurarak,
Patroklos’u cansız –yok olmuş– gördükçe
ruhu yitmiş, dönüşmüş bir bayağı ete
savunmasız –soluksuz– kalmış
yaşamdan o büyük Hiç’e yollanmış.

Gördü Zeus ölümsüz atların gözyaşlarını
ve üzüldü, “Pileus’un düğün gününde”
dedi, “düşüncesiz olmamalıydım böyle;
sizleri vermemeliydim kesinlikle onlara
mutsuz atlarım! Ne işiniz vardı o aşağılarda,
yazgının oyuncağı insanlar arasında siz
ki ne ölüm, ne de yaşlılık bilirsiniz,
şu an neden acı çekersiniz dertleriyle günün?
Acılarına ortak etti sizi insanlar.” Ama ölümün
bozulmaz oyunu karşısında durmadan aktı
bu iki soylu hayvanın acı gözyaşları.

(Türkçesi: Özdemir İnce)


S’İMGE Koleksiyonu

17/09/2009

S’İMGE Kültür Edebiyat Seçkisi’nin, toplam 38 sayıdan oluşan koleksiyon  (özel fiyatla: 60 tl. olarak)

şiirsever dostlarımızın ilgisine sunulmuştur.

Tüm kitaplarımızı içeren listeyi de indirimli fiyatlarıyla “Yayınlarımız” bölümünde görebilirsiniz.

Kargo masrafı tarafımızdan ödenecek olan istekleriniz için ileti adresi:

simgeedebiyat@gmail.com