SHAKESPEARE

shakespeareShakespeare’den Seçilmiş Şiirler


SONE 10

Yazık! hem kıyasıya harcıyorsun kendini,
Hem gönlün yeltenmiyor hiç kimseyi sevmeye.
Biliyorsun, saymakla bitmez sevenler seni,
Ama besbelli sen aşk duymuyorsun kimseye.
Öldüren bir nefrettir yüreğindeki şeytan;
Hiç umurunda değil kazsan kendi kuyunu,
Çekinmezsen güzelim canevini yıkmaktan
Onarmak olmalıyken asıl amacın onu.
Sen tutum değiştir de cayayım düşüncemden,
Yumuşak bir sevgi koy nefret yerine bir yol;
Göründüğün gibi ol; cömert, sıcak, sevecen;
Hiç değilse kendine yumuşak yürekli ol.
Aşkın uğruna bir ‘sen’ daha yarat kendine:
Güzellik onda veya sende yaşasın yine.

(Talât Sait Halman)


SONE 14

Kararlarımı verirken ben, yıldızlara danışmam,
Oysa kendime göre anlarım yıldız falından;
Ama hayırlı hayırsız haber vermeye kalkı
Söz etmem mevsimlerden, kıtlıktan ya da vebadan.
Göklerde gördüğüme bakıp da zaman zaman,
Kime firtına var, yağmur, ya da rüzgâr, bilemem;
Fal filan da bakamam ben, yarınları okuyamam,
İşleri nasıl gidecek, hükümdarlara söyleyemem.
Senin gözlerine bakarım geleceği görmek için ben;
İşte şimdi de, o değişmez yıldızlar gösteriyor ki,
Gerçekle güzellik birleşip mutlu olacak ebediyen,
Soyunu düşünürsen eğer, bir yana bırakıp, kendini.
Yok düşünmezsen, işte söylüyorum geleceğini:
Senin sonun, gerçekle güzelliğin de kader günü.

(Bülent-Saadet Bozkurt)


SONNET 18

Denk tutar mıyım seni hiç ben yaz günlerine
Çok daha sıcak kanlı çok daha sevimlisin
Kıyasıya yel çarpar mayıs çiçeklerine
Ve yaz bizimle kalır çok kısa bir çağ için.

Bazı bazı gök bize fazlaca kızgın bakar
Ya da altından ten’i kararır ikide bir
Ve her güzel zamanla güzelliği yitirir
Kısmet ya da tabiat onu bu hale koyar.

Senin ölümsüz yazın hiç solmayacak ama;
Ölüm yitirmiyecek sendeki güzelliği
Ve çekmiyecek seni kendi karanlığına

Erişirsin ölümsüz şiirimle her çağa
Kişi nefes aldıkça, gözler görebildikçe
Yaşadıkça şiirim, hayat verdikçe sana.

(Bilge Umar)

İNSANIN YEDİ DÖNEMİ

Bir tiyatro sahnesidir şu koskoca yeryüzü,
Turnelerde kadın erkek herkes birer oyuncu,
Her oyunun yeterlidir giriş çıkış kapısı.
Yaşadıkça türlü türlü rolleri var insanın.
Yaşamında yedi dönem: İlk dönem bir bebektir,
Emer, kusar, cıyaklar annesinin kucağında,
Sonra büyür çocuk olur çantası sırtında,
Mutsuz ve saf bir yüzle her gün sallana sallana
İsteksiz gider okuluna. Derken âşık olur,
Kalbi sızlar, mektup yazar, türkü yakar
Sevgilinin gözlerine. Sonra askerlik başlar,
Sakalları koyverir, garip yeminler eder,
Onuru için kıskançtır, savaşır kahramanca,
Oysa bütün aradığı bir tutam şan-şöhrettir.
Göz açıp kapar yıllar, bir bakar yargıç olmuş:
Hediye tavuklarla, ikramlarla şişkin karnı,
Sert bakışlar, buyruklar, korkutucu sakallar.
Ne kararlar savurur ve ne yavan nükteler;
Ustaca oynar rolünü. Altıncı dönem başlar,
Ayağında terliğiyle cılız palyoçaya döner,
İri burnunda gözlüğü, koltuğunda kesesi,
Zor durabilir incecik bacakları üstünde.
Eski kalın tok sesi döner çocuk sesine
Cırlak bir ıslık gibi., ve yedinci son dönemle
Kapanır perde, sona erer bir ömürcük hikaye,
İkinci çocukluktur oyunun sonu, unutkan,
Dişsiz, gözsüz, kulaksız, duyarsız, yavan…

(Gönül Gönensin)

SONE 24

Gözlerim ressam oldu senin güzelliğine,
Kalbimin levhasına nakşetti görüntünü
Bedenim de çerçeve oldu senin resmine
Derinlikle güçlendi sanatın en üstünü.
Göreceksin, ressamın ustalığı nasılmış
Gerçek yüzünü çizmek, olur ancak bu kadar.
İşte resmin kalbimde baş köşeye asılmış
Sergimde pencereler göz nurunla ışıldar.
Gözler, başka gözlere ne iyilik etti, bak:
Benim gözlerim çizdi senin güzelliğini;
Seninkiler gönlüme pencereler açarak
Güneşi soktu – coşsun, gözlesin diye seni
Ama kurnaz gözlerin sanat yeteneği az:
Sırf gördüğünü çizer, yüreği tanıyamaz.

(Talât Sait Halman)


SONE

Gün boyunca açıkken bakar kör gibidirler,
Kapanınca dünyaları görürler gözlerim;
Hele uyku saatleri, hep sen varken düşlerde,
Işıl ışıl gözlerler karanlıklarda seni.
Gezinen gölgen aydınlatırken tüm gölgeleri
Görmez gözleri bile kamaştırır ışıltın,
Bir bilsen o gölgenin görkemli suretini…
Senin ölgün gecelerde gezinen gölgen bile
Nasıl da aydınlatır günyüzünü, düşünce
Derin uykuya gömülmüş kör gözlerin kalbine…
Nasıl mutlanır benim gözlerim de kimbilir
Canlı gün ışıyında sana baktığı zaman..
Seni göremedikçe, benim her günüm gece,
Gecelerim günaydın, sen düşüme girince.

(Gönül Gönensin)


SONE 57

Kölen olmuşum senin, elden başka ne gelir,
Gece gündüz el pençe divanım buyruğuna;
Geçirdiğim saatler baştan başa bir hiçtir
Sen buyurmuş değilsen çabalarım boşuna.
Senin için, sultanım, saatleri gözlerken
Ben kimim ki küseyim sonu gelmez günlere,
Kara kara düşünmem, acı çekmem özlerken
Uğurlar olsun dersen kölene sen bir kere;
Ben kimim ki kıskanıp kuşkulanıp sorayım
Kimle içli dışlısın, nedir yaptığın işler;
Derdim günüm put gibi düşünmeden durayım,
Mutlu kıldıklarını bilmek içime işler.
Öyle körkütük sâdık bir köledir ki sevda,
Seni kötü göremez bin kötülük yapsan da.

Türkçesi: Talat Sait Halman


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: