İNSAN ve ÇAĞDAŞ YAŞAM ÜSTÜNE “GÜLEN DÜŞÜNCELER”

26/09/2009

Bernard Shaw

* Yaşama hakkı kötüye kullanılır, sürekli sorgulanmazsa.

* Altın kural, altın kuralların varolmadığıdır.

* Hiç düş kırıklığına uğramayanlar, hiç umut beslememiş olanlardır.

* Yüksek görgülü ve sağduyulu kişi, yaratıcılığı olmayan ve yürrek gücü bulunmayan biri anlamında kullanılır.

* Küçük bir adamı zevindirebilmekten ne kadar kolaydır büyük bir adamı sevindirebilmek.

* Erdem, kötü alışkanlıklardan kaçınmak değil, onlara istek duymamaktır.

* İnsanlığın tüm gelişmelerinin birinci koşulu, öncünün, kendini budala durumuna düşürmeye gönüllü olabilmesidir.

* Büyük adamların gerçek düşüncelerini anlasak, hemen asmaya kalkardık onları.

* Sevdiklerinize kendinizi verirseniz, kendinizi verdiklerinizden nefret edersiniz.

* İlk soluğunu alışından önceki dokuz ay bir yana, hiçbir insan işlerini bir ağaç gibi iyi yürütemez.

* İnsanın dünyaya karşı ilgisi, kendine duyduğu ilginin dışarı taşmasıdır gerçekte.

* Kahramanca can vermek, yeteneksiz kişilerin ünlü olabildikleri tek yoldur.

* En sadık uşaklar, en kötü zorbalardır.

* Tarihten hiçbir şey öğrenilemeyeceğini tarihten öğreniriz.

* Kralını öldürenle, kralı için ölen, birbirinin eşi iki putperesttir.

* İnsan soyundan yurtseverliği söküp atmadıkça sakin bir dünyaya kavuşamazsınız.

* İnsanlar çok iyi olmak yerine, çok akıllı olmaya çalışmakla çok hata yapıyorlar.

* Âdem’i hep küçümsemişimdir; bilgi ağacındaki elmayı, yılanın baştan çıkardığı Kadın’ın zoruyla kopardı diye… Ben olsaydım, sahibi arkasını döndüğü an, ağaçtaki elmaların tümünü yutardım.

* Çağımız uygarlığına hayran olanlar, uygarlığı, buharlı makine ya da telsiz telgraf sananlardır.

* Değişimlere karşı duruyoruz, onlar bizi yıkıncaya değin.

* Ölümcül yedi: Yiyecek, giyecek, ısınma, kira, vergi, saygınlık ve çocuklar… Paradan başka hiçbir şey bu yedi değirmen taşını insanın sırtından kaldıramaz ve bunlar orkadan kalkmadıkça da insanın ruhu yücelmez.

* Büyük bir uygarlığı örgütlemek bir yana, bir köyü ya da aşireti bile örgütleme yeteneği bulunmayan insanlara bir din vermenin ne yararı var?

* Her meslek, halka karşı gizli anlaşmaları bulunan bir örgüttür.

* İster eski kafalı olsun, ister yeni kafalı, kendinizi satmaya kalkarsanız, ruhunuzda öyle bir yara açarsınız ki, yeryüzünün tüm kitapları, resimleri, konserleri ve güzel görünümleri bile artık sizi iyileştiremez.

* Çıplak bedenler bizi şaşırtmıyor artık… Çıplak kafaların korkunçluğudur dayanamadığımız.

* Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan.

* Aşk adına yapılan şeyleri okumak isteyince, nereye başvururuz? Gazetelerin cinayet köşelerine… Umduğumuzu bulamadığımız pek ender olur orada.

* Namusluluk, namussuzluğun gizlilikle elbirliğinde bulunmasıdır.

* Hukuk, hepimizin karşısında eşittir; ama biz hukuk karşısında eşit değiliz.

* Ahlak dediğimiz, toplumsal alışkanlıklar ve ortamın getirdiği gereksinmelerden başka nedir ki?

* Gerçeğin, eğer gerçek varsa, kahraman ölülere gereksinimi yoktur.

* Güzel kalan yolların hiçbir yere varmayan yollar olduğunu hiç düşünmediniz mi?

* Tüm gününü özgürce geçireceklerine inananlar ve de dürüst olduklarını sananlar budaladır: Özgür yaşamak için paylarına düşen verimli çalışmayı başkalarına yükleyenler hırsızdır.

* – Doğruyla yanlışın farkını biliyorum ben.

– İş yapma yeteneğin yok, hukuk bilgin yok, sanattan anladığın yok, felsefeye yakınlığın yok, ama tüm düşünürlerin çözemediği, tüm hukukçuların bilemediği, tüm işadamlarının anlayamadığı ve birçok sanatçının yıkımına neden olan doğruyla yanlışın sırrını biliyorsun, öyle mi? Öyleyse sen bir dahi, üstadların üstadı, belki de bir tanrısın! Hem de yirmi dört yaşında!

* Onlar güzel değil, süslü yalnızca; temiz değil, traşlı ve kolalı yalnızca; görgülü değil, modaya uygun giyimli yalnızca; öğrenim görmüş değil, sınav kazanmış yalnızca; erdemli değil, korkak yalnızca; kötü bile değil, güçsüz yalnızca; sanatsever değil, şehvet düşkünü yalnızca; başarılı değil, varlıklı yalnızca; vefalı değil, onursuz yalnızca; görevsever değil, çekingen yalnızca; halkçı değil, bağnaz ulusçu yalnızca; yürekli değil, kavgacı yalnızca; inançlı değil, inatçı yalnızca; yönetici değil, despot yalnızca; soğukkanlı değil, duygusuz yalnızca; kendisine saygılı değil, kendini beğenmiş yalnızca; sevecen değil duygusal yalnızca; toplumcu değil, kalabalıksever yalnızca; düşünceli değil, kibar yalnızca; akıllı değil, dikkafalı yalnızca; yaratıcı değil, boş inançlı yalnızca; adil değil, kinli yalnızca; cömert değil, yufka yürekli yalnızca; disiplinli değil, ödlek yalnızca…  Ve hiçbiri doğru sözlü değil, hepsi yalancı, iliklerine kadar yalancı tümü de…

Bernard Shaw

Çeviren: Şakir Eczacıbaşı