PEMBE YALI / Oktay Rifat

30/12/2009

PEMBE YALI

Kızlar vardır kıvırcık salata gibi
Ağızları burunları kıvır kıvır
Bacak bacak üstüne vapurlarda
Rüzgâr eser oraları buraları görünür
Baktıkça fık fık eder adamın içi

Vay canına tükürdüğümün İstanbul’u
Bir oynak olur Fındıklı önlerinde
Elimde yüz iğnelik çapari
Poyraz gibi dalarım palamutlara
Altımda Turgut Reis motoru

Rumelihisarı’nda Orhan’ın mezarı
Ne gittim ne gördüm gitmek de istemem
Taze ekmek bir parça beyaz peynir
Şimdi olsa şuracıkta rakı içer
Denize mi bakar kim bilir

Ben rıhtımdan suya atlarım
Altımda balıklar
Üstümde bulutlar
Ağzımın kenarında çırpıntılı Boğaz suyu
Pembe yalıya doğru yüzerim

Oktay RİFAT


NEF’Î

30/12/2009

NEF’Î

(1582-1635)

GAZEL

Ne tende can ile sensiz ümîd-i sıhhat olur
Ne can bedende gam-ı firkatinle rahat olur

Ne çâre var ki firâkınla eğlenem bir dem
Ne tâliim meded eyler visâle firsat olur

Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem o şeb ölürüm
Ne gün ki kametini görmesem kıyamet olur

Dil ise gitti kesilmez hevâ-yi aşkından
Nasihat eyledüğümce beter melâmet olur

Belâ budur ki alıştı belâlarınla gönül
Gamın da gelse dile bâis-i meserret olur

Nedir bu tali’ ile derdi Nef’i-i zârın
Ne şûhu sevse mülâyim dedikçe âfet olur


VADESİ YETİNCE / Kerem Dede

30/12/2009

KEREM DEDE

(17. yy.)

VADESİ YETİNCE

Vadesi yetince susan, bülbülün
Safasın sürdükçe dal gelsin gitsin
Sürelim dünyanın zevk ü safasın
Gel dola boynuma kol gelsin gitsin

Susam nedir sümbül nedir gül nedir
Mâh yüzünde dane dane hal nedir
Şeker nedir şerbet nedir bal nedir
Ver ağzım içinde dil gelsin gitsin

O benimdir o gül endam benimdir
Ağzında okunan kelâm benimdir
Yârim seyre çıkmış âlem benimdir
Giyinsin yeşili al gelsin gitsin

Yâr geldi fethetti Kerem’in kânı
Gerçek âşık isen maşukun tanı
Yârin kapısına defneylen beni
Uğrasın üstüme yol gelsin gitsin


KIŞ ŞİİRİ / Puşkin

30/12/2009

Boris Pasternak

(Rusya, 1890 – 1960)

KIŞ ŞİİRİ

Kapı açıldı, baharla doldu mutfak,
Soğuk, yuvarlana yuvarlana daldı içeri,
Her şey eskisi gibi oluverdi bir anda
Çocukluk yıllarındaki o akşamlar gibi

Hava kupkuru ve tertemiz
Ve dışarda, beş adım ötede
Süklüm püklüm duruyor kış
Yüzü tutmuyor içeri girmeye

Kış. Ve işte her şey ilk kez başlıyor sanki.
Ağarmış uzaklıklarına doğru kasımın
Uzaklaşıyor aksöğütler
Değneksiz ve rehbersiz körler gibi.

Nehir buz tutmuş, donmuş sepetçi söğütü.
Ve konsol üskünde bir ayna gibi
Bir buz tabakasına, enlemesine
Yerleşmiş kara gök kubbesi.

Ve karşısında onun, yol kavşağında,
-yarı yarıya kara gömülmüş kavşakta-
Seyrediyor bu aynada kendini
Kayın ağacı, saçında bir yıldızla.

Ve gizlice sezmektedir ki o
Kış, harikalarla doldurmuştur her yeri;
Kır evini, uzakta görülen,
Ve kendi tepelerini…

Türkçesi: Ataol Behramoğlu


SEVGİLİ ARKADAŞIM / Süreyya Berfe

30/12/2009

SEVGİLİ ARKADAŞIM

1.
Gözlerinin rengi gibi
Yüreğinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, ellerini gördüm önce
Toplayan, düzelten, onaran ellerini
Dokunduğuna soluk aldıran
Telâşlı, usta, sevecen ellerini

Geç anladım ve inandım
Her gün daha çok inanı›yorum
Ellerin, güzel işlerin karıncası
Ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak

2.
Yüzünün rengi gibi
Dudaklarının rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, özverini gördüm önce
İçinden çavlan gibi dökülen özverini
Hep koşan, yürümeyi bilmeyen
Hesaps›z, gücendirmeyen, saydam özverini
Neye uzansa dirilten
Susan, hüzünlenen, sıcak özverini

Geç anladım ve inandım
Gün gün daha çok inanıyorum
Özverin, güzel işlerin arısı
Özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak

3.
Derinin rengi gibi
Sesinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde

Ama ben, seni gördüm önce
Gülen, yaşayan, bilen seni
Körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan
Durduğu yere can veren
Gönüllü, duyan, seven seni

Geç anladım ve inandım
Şimdi daha çok inanıyorum
Sen, hayatın ablası
Saf olan her şeyin mayası
Sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak

4.
Sevgili arkadaşım benim
Sana ‘sevgili arkadaşım’ diyorum
Budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
İşte sana bir aşk şiiri
İçinde ‘sevgilim’ sözcüğü geçmiyorsa
Suçun yarısı senin
Çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil
Kendisini seviyorum senin gibi

Süreyya BERFE


Ah katılabilir miyim şu görünmez koroya? /George Eliot

30/12/2009

 

Ah katılabilir miyim şu görünmez koroya

Varlıklarıyla güzelleştirdikleri zihinlere

Yeniden doğan şu ebedi ölülere

Cömertlik için atan kalplere

Cesaretle doğruya koşan bedenlere

Bencillikle biten her sefaleti küçümsemelere

Geceyi delen yıldızlar gibi yüce düşüncelere

Ve bütün naiflikleriyle kulağınıza fısıldayan

Sizi engin denizlere çağıran

Şu görünmez koroya

Katılabilir miyim bir gün ben de?

 

Böyle yaşamaktır Cennet:

Dünya üzerinde ölümsüz bir beste…

 

George Eliot, “Ah katılabilir miyim şu görünmez koroya?” adlı şiirden alıntıdır…

 


Benim En Küçük Hakkım / A. Kadir

30/12/2009

BENİM EN KÜÇÜK HAKKIM

Birazdan ılık, tatlı uykular sarar bakarsın,
bakarsın sırtıma bir sıcaklık gelir,
birdenbire bakarsın,
karanlıklar ortas›nda başlar tutuşmaya
benim anadan doğma insan tabiatım.

Birazdan ılık, tatlı uykular sarar bakarsın,
bakarsın sırtıma bir sıcaklık gelir.
Bakarsın ne böyle sessiz sedasız yaşamaya mahkûmum
ne böyle sensiz yaşamaya mahkûm.

Sen ve ben,
bir de kocaman güneşleri
ve aydınlık denizleriyle
o sarışın mavi şehir.

Ben cıgara içerim,
kitap okurum,
sana bakarım ben.
Sen oturmuş yemek hazırlarsın.

Birazdan ılık, tatlı uykular sarar bakarsın,
bakarsın sırtıma bir sıcaklık gelir.
Birdenbire bakarsın,
senin yanan saçlarında ve ellerindedir
benim ağlayan elim.

Sanki ne luzum vardı böyle uykulara,
sanki ne lüzum vardı, güzelim?
Benim en küçük hakkımdı seni sevmek,
ellerinden, çenenden tutmak senin,
beraber yemek yemek,
beraber bakmak sulara,
yürümek geceleyin.

A. KADİR