KEDİ / Haydar Ergülen

06/01/2010

HAYDAR ERGÜLEN

(1956)

KEDİ


Bir sayfan daha mı var hayatta ne
yazıyorsun benim yerime: Bir sayfadır
bu dünya ve çok zamandır kapalı, kendine
sır aramayan açılır m› kimseye, dünyada
bulamazsın sırların deryasında yitirdiıin inciyi
mercan sedefi unutturur ve akik safiri
dizemezsin şu şiirin sözlerini bir kolye gibi
az yazsan çok eksilir, çoğu sende saklıdır
uzaklıklar az kalır çoğu yakın sanana,
ya nasipsiz yakınlıktan daha neresi uzak
tekrarlayıp durmadasın: Çok uzak çok yakın az
ve sendeki eksiği senden olmayana sayarak!
Kendinde başkası gibi yanandan başkası daha
var mı hem kendisi gibi: Ötekinin yerini
almış kadar çok / az görüyorum hem kendime
gittiğim beni, çokluktan az alabilmişim meğer
kendimi: Yoktan çoğa salındım vardım ki boş
dünya sayfasıymış bu, sır oldu, şüphe açtı
az/ çok az, çok/ az yakın kıyısında o sırrın
ne bir sayfa kalmış lirik ne bir tamam hevesi

Bu şiirde tek hakikat İdil’in kayıp kedisi.

Reklamlar

YARALISIN / Feride Özmat

06/01/2010

FERİDE ÖZMAT


YARALISIN


…………………….Küçük Prenses kedime…

terk edilmiş şehirler / çiseleyen yağmur
ve gece kadar yalnızsın

tenin ilaç kokulu hastane masası
sırtında acı
yüreğinde sorgular

sabahı duymaya hasret bir yanın
diğeri kızgın / kırgın hatta
(yaralısın biliyorum)

çıkmaz sokakta üşüyen ruhtun
doğduğun gün
anne kokusu bir köşede / öbür köşen ayaz
tepeden tırnağa

solgun da olsa kıvılcımdı başkaldırışın

ölümü inkar ediyorsun bugün
inadına / suskunluğunda yok oluyor
gelmiş geçmiş tüm zamanlar

titreyişinde yaşayamadıkların var bu gece
çaresiz avuçlarında uykun

ki yuvanı buluyorsun sesimde

22 Mayıs 2007 / Üsküdar


HER ŞEY KEDİDİR / Hulki Aktunç

06/01/2010

HULKİ AKTUNÇ

(1949)

HER ŞEY KEDİDİR


Odada her şeyi açıklayan kediydi.
Kedidir gece bile. Enine yürür.

Çünkü pencereler içeriye döndü
Bir ikindi vakti.

Perdeler ışıktan soyundu. Suya
İnmeyi unuttu. Karmaşık bir kedi.

Musluk, sesinden caymıştı. Islanmaz.
Sarnıç ile arasında hava çürüdü.

Kendisine kör bir saat, zamanla
İlgili her şeyi unutmuştu bir anda.

Toz biraz beyaz kımıldanıyordu. Balkona
Düşüp yığılan sonsuz yapraklarla.

Ertelenmiş bir gergefin üzerinde
Kedi kendisi. Ve kedi enine yürüdü.

Pencereler içeriye döndüğünden
Bir ikindi vakti, yazgılı dünya
Bir ikindi vakti, yazgılı dünya
Pencereler içeriye döndüğünden
Bir ikindi vakti, yazgılı dünya
Bir kedinin adımlarıyla kilitlendi.


KEDİ / Baudelaire

06/01/2010

Charles Baudelaire

(Fransa, 1821 – 1867)

KEDİ

Gel, güzel kedim, âşk kalbimin üstüne gel;
Şu tırnaklarını da içeri çek,
Maden ve akik alaşımı gözlerine, bir yol,
Tatlı gözlerine dalayım, bırak.

Parmaklarım başını, esnek sırtını, şöyle
Dilediği gibi okşadığı an
Ve elim elektrikli gövdende coşkuyla
– Haz ile gezindiği zaman

Kadınım gelir aklıma. Bakışı andırıyor
Senin bakışlarını tatlı kedi
Derin ve soğuk, mızrak gibi kesiyor, yarıyor.

Tepeden tırnağa sevimli, ince
Bir hava, tehlikeli bir koku yüzüyor
Esmer teninin yöresinde.

KEDİ

I

Beynimin içinde gezinir durur,
Evinde rahat gezindiği gibi,
Güzel, güçlü, hoş, sevimli bir kedi,
Miyavlar, sesi pek hafif duyulur,

Öyle yumuşak, usuldur tınısı;
Bazen homurdanır, bazen dingindir,
Ama hep derin, her zaman zengindir.
Bundann doğar çekiciliği, sırrı.

Yuvarlanır damla damla, süzülür
Bu ses karanlıklarımın dibine,
Doldurur beni, uyumlu bir dize,
İksirdir, gönlüm onunla haz bulur.

Uyutur en feci ağrılarımı,
Bütün coşkuları taşır içinde;
Ne gerek var o uzun tümcelere,
Sözcüklere yok onun ihtiyacı.

Yüreğimden iyi keman olur mu!
En tiz telinin üstünde gezinsin,
Şarkısını saltanatla söylesin,
Sürsün yayını, yürek yorulur mu!

Ey gizemlerle dolu kedi, sesin,
Ey göksel yaratık, garip ve soylu,
Meleğinki kadar yüce, uyumlu
Sesin saltanatla şarkı söylesin!

II

O sarılı ve siyahlı kürkünden
Öyle tatlı bir koku çıkıyor ki
Bir akşam bütün tenime sinmişti
O’nu bir kez, bir kez okşayınca ben.

Kaldığı yerlerin evliyasıdır;
O yönetir, o esinler, yargılar,
Çünkü kendi imparatorluğu var;
Belki bir peridir, belki tanrıdır?

Gözlerim usulca döndüğü zaman,
Tıpkı bir mıknatıs çekmişçesine,
Bu sevdiğim, gizem dolu kediye,
Ve, şöyle bir kendime baktığım an

Hayretle bir ateş görürüm orda,
Aydınlık fenerler, canlı opaller,
Beni izleyip duran gözbebekler,
Olgun gözbebekler görürüm onda.

Türkçesi: Sait Maden


KEDİLER-EVCİLLER ÜSTÜNE ÖZDEYİŞLER

06/01/2010

KEDİLER ve EVCİLLER ÜSTÜNE


Hayvanlar ne kadar uyumlu arkadaştırlar. Hiç soru sormaz, hiç eleştirmezler.
George Eliot

İnsanla kedi çiftleştirilecek olsa, insan ırkı daha iyi,
kedi ırkı ise daha kötü yönde değişime uğrar.
Mark Twain

Kedimle oynarken, kimin kimle eğlendiğini kim bilebilir ki?
Montaigne

O kadar huzurlu ve kendilerine yeterliler ki
herşeyleri bırakıp hayvanlarla yaşayabileceğimi düşünüyorum.
Walt Whitman

Kediler, erkekler gibi iltifatkârdır.
Walter Savage Landor

Kedilerle oynayanlar tırmalanmayı göze almalıdır.
Cervantes

Köpeklerin sevgileri dürüstlüklerinden daha fazladır.
Bize sadıktırlar, evet ama kendilerine hayır.
Clarance Day

İnsan ırkının temsilcilerini gördükçe hayvanlara hayranlığım artıyor.
Alphonse de Lamartine

Kedi duygusal olarak tamamen dürüsttür; insanlar şu ya da bu nedenle
duygularını saklayabilirler ama bir kedi asla saklamaz.
Ernest Hemigway

Çok sayıda düşünür ve kedi tanıdım
ama kedilerin bilgeliği ölçülemeyecek derecede üstündür.
Hippolyte Taine

Bir kedinin dostluğunu kazanmak kolay iş değildir. Çünkü ilgi ve saygısını
olur olmaz dağıtmaz. Yoldaşınız olmayı kabul etse de asla köleniz olmayacaktır.
Theophile Gautier

Açlıktan ölmekte olan bir köpeği alıp doyurursanız sizi ısırmaz.
Bu, köpekle insan arasındaki temel farktır.
Mark Twain

Kedileri seviyorum, çünkü evimi seviyorum.
Onlar yavaş yavaş evimin görülebilir ruhuna dönüşüyorlar.
Jean Cocteau

Bir köpek kucağınıza zıpladığında, bu sizden hoşlandığı içindir.
Bir kedi aynı şeyi yaptığında ise, bu kucağınızın daha sıcak olduıundandır.
Alfred North Whitehead


MUM ALEVİYLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ / Özdemir Asaf

06/01/2010

ÖZDEMİR ASAF

(1923-1981)

MUM ALEVİYLE OYNAYAN
KEDİNİN ÖYKÜSÜ

I
Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında
O evde bir de kedi vardı.
Geceler indiğinde kendi havasında
Mum yanar, kedi de oynardı.

Mumun yandığı gecelerden birinde
Kedi oyunlarına daldı.
Oyun arayan gözlerinde
Mumun alevi yandı,
Baktı,
Mumun titrek alevinde
Oyuna çağıran bir hava vardı.

Oyunlarını büyüten kedi büyüdü
Kendi türünde çocukcasına,
Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
Geldi mumun yanına, oyuncakcasına.
Bir baktı, bir daha, bir daha baktı
Mumun alevinin dalgalanmasına
Uzandı bir el attı.
Bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
İlk kez gördüğü mumun yakmasına
İnanmayacaktı.

Kedi, oyunlarında büyüyordu,
Mum, üşüyordu yanmalarında.
Zaman ikili yürüyordu
Aralarında.
Bir ayrışım görünüyordu
Birinin yanmalarında
Öbürünün oynamalarında.

Kedi oyunlarında büyüyordu,
Yitirerek gitgide oyunlarını.
Mum küçülüyordu yanmalarında,
Yitirerek gitgide yakmalarını.

Oynarken büyüyen kedi yanacak,
Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
Küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
Büyüyen yana yana anlayacaktı.

Bir mum yanmasından
Ve bir kedi oyunundan
Kaldı sonunda
Bir gecenin tam ortasında
Bir evin bir odasında
Göz-göze susan
İki insan.

II
Mum yandı bitti,
Kedi büyüdü gitti.
Oyunlar karıştı gecelerde
Suskun uykusuzluklara.

O iki insandan, sonunda
Birinin anılarında kedi,
Birinin dalmalarında mum
Kaldı gitti.

Nerede bir mum yansa şimdi,
Nerede oynasa bir kedi,
Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri..
Bugün dün gibi oluyor,
Dün bugün gibi.
Mum ellerimi tırmalıyor,
Belleğimi yakıyor kedinin elleri.


S’imge : KEDİ

06/01/2010

S’imge KEDİ sayımızda Türk ve Dünya edebiyatından seçilmiş 17 düzyazı ve 50 şiir yer alıyor.


TEVFİK FİKRET

(1867 – 1915)

ZERRİŞTE

“Yaz aşkına dair,” dediniz… İşte : çocukken
Gayet afacan bir kedi sevdim ki elimden
Bir dakka bırakmazdım; uyurken kucağımda
Ruhumdaki şefkat
Hep üstüne titrer; gece bazan yatağımda
Birlikte uyurduk. Bırakıp mektebe gitsem
Kalbimdeki özlem
Mutlak beni dikkatsiz eder, “hey koca sersem!”
İhtarı tokatlarla gürülderdi başımda.
Ben körkütük âşık,
Her kahra tahammülle severdim… O yaşımda
Sevmekteki etken ve teselliyi bilirdim.
Herkes gibi, hatta
Bazan da sebepsiz yere ağlar, üzülürdüm.
Zerrişte, bu ismiydi onun, sanki haberli
Uğrun kederimden
Yaltaklanır, atlar, sürünür, okşatır, okşar
Sırf alsın için gönlümü bir çare bulurdu
Lakin üzerimden
Bir kez dağılıp gitti mi hüznüm, kurulurdu :
“Sayemde bu neşen” demek ister gibi mağrur;
Mağrur ve küçümser,
Başlardı vefasızlığa; ben bağlı ve güçsüz,
Her isteği, her hazzı ve her keyfine uymuş,
Bazan şaşaraktan,
Bazan kızaraktan; yine güçsüz, yine kanmış;
En şüpheli bir meylini görsem inanırdım;
Biçareliğimden;
Hep tırmalanır, tırmalanır, tırmalanırdım!..

“Yaz aşkına dair” dediniz… İşte misali :
Sevdiklerimin ben
Hepsinde bu tırnakları, hepsinde bu hali
Hepsinde bu hırçın kedi simasını gördüm…
Tüm zevkini sürdüm bu cehennem gibi ömrün.

Dil içi çeviri: A.Muhip Dıranas


NECİP FAZIL KISAKÜREK

(1905 -1983)

SAYIKLAMA

Kedim, ayak ucuma büzülmüş, uyumakta;
İplik iplik sarıyor sükûtu bir yumakta,
Hırıl hırıl,
Hırıl hırıl…

Bir göz gibi süzüyor beni camlardan gece,
Dönüyor etrafımda bir sürü kambur cüce,
İplik iplik sarıyor sükûtu bir yumakta,
Fırıl fırıl,
Fırıl fırıl…

Söndürün lâmbaları, uzaklara gideyim;
Nurdan bir şehir gibi ruhumu seyredeyim,
Pırıl pırıl,
Pırıl pırıl…

Sussun, sussun uzakta ölümüme ağlayan
Gencim, ölmem, arzular kanımda bir çağlayan
Şırıl şırıl,
Şırıl şırıl…

Ne olurdu, bir kadın, elleri avucumda,
Bahsetse yaşamanın tadından başucumda,
Mırıl mırıl,
Mırıl mırıl…

ASAF HALET ÇELEBİ

(1907 -1958)

KEDİ

tavan arasına kaçan çocuk
erik ağacından görünen göğü düşünür
akşamın acısı içine çökünce
uyur

benim küçük bir kedim vardı
ahmak bir ayak ezdi
benim en güzel çocukluğumu
ahmak bir ayak ezdi

ağaçların arasında unutulan çocuk
yapraklarda güneşi görür
ve hareli denizlerde gezdiği günü düşünür

küçük kedim bana sürün
kediler ağlamaz
çöp tenekelerinde ölür
sıska kediler
damlardan çok mezbelerde görünür

küçük kedim
molozlu sokakların ağır uykusundan gerin
bilirim ki sen
bu çöplükten değilsin
benim gibi garipsin
ikimizin de unuttuğumuz
kuşları bol
ağaçları bol bahçelerdensin
koca duvarlı sokaklarda sıkılmışsın
ve canından bıkmışsın

ORHAN VELİ


KUYRUKLU ŞİİR

Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.

Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.

CEVAP

-Ciğercinin kedisinden sokak kedisine-

Açlıktan bahsediyorsun;
Demek ki sen komünistsin.
Demek bütün binaları yakan sensin.
İstanbul’dakileri sen,
Ankara’dakileri sen…
Sen ne domuzsun, sen!

BEHÇET NECATİGİL

(1916 -1979)

KEDİLER

Evlerde hapis kediler
Yalnız nedir söyledikleri
Okşarsınız
Bir kenara çekilirler.

Kıvrıldıkları köşede
Gene sizde gözleri
Yerinizden kalksanız
Peşinizden gelirler.

Sizken tek sahipleri
Kalabalık isterler
Belki hepsi sizin gibi
Yalnız kediler.

ARİF DAMAR

(1925)

KEDİ AKLI

Bir diyeceğim yoktu hüzünden yana
Yıpranıyordu kötü kadınlarda aşkım pis karanlıklarda
Yetmiyordum yeni insanlara yetişemiyordum
Ölür kalırdım belki de sokak aralarında bir kenarda

Kimin umurunda dedi ama kendimi inandıramadım buna da
Yakışmıyordum eski pencerelere yosunlu sulara
Ölür kalırdım belki de sokak aralarında bir kenarda
Uyandırılacak çocuklarım vardı uyuyorlardı uykularında

Çok mu yaşamıştım az mı ölmek hakkım mıydı yıl varken akşamlara
Bu kedi nerden çıktı demeyin kapı aralıktı ben bıraktım da
Okşayacak bir şey ister ellerimiz kendi sıcaklığında
Yıpranıyordu kötü kadınlarda aşkım pis karanlıklarda

Ne iyi etmişim aldım düşündüm kedilerin yarı ak yarı kara aklında
Kedi işte kedi boğuyordu yavruyu engel görünce aşkında
Çekilmemişti denizlerim
Döndüm hırpalanmış geceden dayanıklı aydınlıklara
Ağlanır kedi yavrularına çocuksuz anaların arasında
Bu kedi nerden çıktı demeyin kapı aralıktı ben bıraktım da
Uyandırılacak çocuklarım vardı uyuyorlardı uykularında
Ne iyi etmişim uyur uykularında