BEYİT – MISRA ANTOLOJİSİ / İlhan Berk

15/01/2010

İlhan Berk, BAŞLANGIÇTAN  BUGÜNE  BEYİT-MISRA ANTOLOJİSİ’nin ilk basımında (1960) 13. yüzyıldan 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar şiirimizin yüzyıllarından seçtiği mısra ve beyitlere yer veriyor. Bu sayfamızdaki örnekleri 20. yüzyıldan derledik.


İnsanlar anlaşıldı, cihânın da sırrı yok
…….
Dünyada sevilmiş ve seven nâfile bekler
Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.
…….
Öyle bir mûsikîyi örten ölüm
Bir tesellî bırakmaz insanda.     (Y.K.Beyatlı)
…….
Bir kuş düşünür bu bahçelerde
Altın tüyü sonbahara uygun.
……
Yârin dudağından getirilmiş
Bir katre alevdir bu karanfil.
……
Melâli anlamayan nesle âşina değiliz.    (A.Hâşim)
……
Kimbilir nerdesiniz
Geçen dakikalarım.     (N.F.Kısakürek)
……
Ben güzel dersem güzelsin kadınım.
……
Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla.
……
Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir.   (A.M.Dıranas)
……
Saadet bir çimendir bastığın yerde biter
Yalnızlık gittiğin yoldan gelir.
……
Bir kız vardı yok gibi öyle güzel
……
Saksılarım var benim de
Saksılarım göğün maviliğinde.     (O.Rifat)
……
Ağlasam sesimi duyar mısınız
Mısralarımda.
……
Beni bu güzel havalar mahvetti.    (O.V.Kanık)
……
Sarışın buğdayı rüyalarımızın.
……
Sanki bir hâtıra serinliğinden.    (A.H.Tanpınar)
……
Ayrılıyorum ayrılıyorum ordayım.
……
Öyle kuvvetle hülya edeceğim ki
Artık burada olmayacağım.   (F.H.Dağlarca)
……
Güzelsin ya, ne olursan ol, girdin hikâyeme.
……
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız.
……
Çağınız başlıyor ey hatıralar.     (C.S.Tarancı)
……
Nerdeysen uzat ellerini
Başım dönüyor.
……
Eve dönen
Yıllardır yalnızlıktı benimle.   (N.Cumalı)
……
Yoktu seninle böyle gördüğüm
Ey gözüm.    (M.S.Sutüven)
……
Bir çeft güvercin havalansa
Yanık yanık koksa karanfil.    (M.C.Anday)
……
İçin dışın, boz elâ gümrah gözlerin
Güzeldi, yeniydi, İstanbul’luydu.
……
Yaşım mı? dün geceydi kimbilir.     (M.Eloğlu)
……
Uyanır senin sabahlı gecene yatardım.
……
En tatlı sevişlisi yaşamış kadınların
……
Senin bir yönün var orada durur yaşarım.    (T.Uyar)
……
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan.
……
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm.     (C.Külebi)
……
Ben bu gözlere Tokat’ta rastladımdı bir zaman.
……
Biliyor musun, az az yaşıyorsun içimde.   (E.Cansever)
……
Gelsem,
Siz yine orda mısınız?
……
Geç kaldım, kuyularda ışıdı su.     (B.Necatigil)
……
Uzatmış ay aydın karanlığıma
Nerden uzatmışsa tenha boynunu.
……
Bir senin gözlerin var zaten daha yok.    (C.Süreya)
……
Sırılsıklam bir gökyüzü çıktı ağlardan
Masmavi bütün balıkçılar.    (C.Yücel)
……
Daha çıplak daha saçlı Nevinler.    (S,Başçıllar)
……
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu
Birinciliği beyaza verdiler.   (Ö.Asaf)
……
Ben beyazdım uyanıktım güzeldim.     (S.Birsel)
……
Akşam bir attır bütün ülkelerde
Serin, esmer bir attır.     (K.Özer)
……
Dün bazı sulara eğildim, bazı geyikler özledim.    (Ü.Tamer)
……
Bir karanfil mi ben alır size veririm.   (G.Akın)
……
Çocuk düşerse ölür çünkü balkon
Ölümün cesur körfezidir evlerde.   (S.Karakoç)

Reklamlar