[GÜZELLİK ARKETİPLERİ] / Manuella Dunn Mascetti

[GÜZELLİK ARKETİPLERİ]


Çağdaş kadınlar için tanrıçalar psikolojik arketiplerdir. Artık dinsel ve toplumsal yapının bir parçası değildirler ve her kadının kalbinde yaşamaktadırlar. Kadın mitleri psikolojide ve kişiliğimizdeki arketipleri anlamanın bir aracıdır, çünkü bizi etkileyen psikolojik örüntüleri onlar biçimlendirir. Her kadın, aile, geçmiş, içinde yaşanan koşullar ve değişime yatkınlık gibi birbiriyle etkileşim içindeki çeşitli unsurlara bağlı olarak, bir ya da daha çok tanrıçaya yakınlık duyabilir.Hem fiziksel hem de psikolojik büyümeyle ilgili tecrübeler kolektif bilinçaltına arketipler olarak kaydedilir. Bu yüzden kadınlığın mitolojisi, mitlerin ve tanrıçaların günlük hayatımıza etkilerini görebiliriz.”


Bakire Arketipi

Ele alacağımız ilk arketip, doğrudan doğruya her kızın artık çocuk değil, kadın olduğunu farketmeye başladığı yaşlardaki tecrübesinden kaynaklanır. Bu çok hassas anın ayırt edici özellikleri, dalgınlık, boş ve isteksiz bakışlar ve ani karar değişiklikleridir; sanki tüm beden ve ruh, kaçınılmaz bir dönüşüm geçirmedikçe asla kurtulamayacağı bir kozanın içine hapsolmuş gibidir.


On bir yaşından on dört yaşına kadar ‘genç bakire’yi, mitolojide resmedildiği gibi, memeleri yeni çıkmış, yuvarlak ama erkek çocuğunkini hatırlatan hatlarıyla özel bir cinsel arzu uyandıran bir figür olarak görürüz. Cinselliği gözlerinde ve hareketlerindedir; gizliden gizliye, genellikle de masum bir baştan çıkarma oyunu içinde hem cezbeden hem iten davranışlarında ise, kaçamak bir cinsellik vardır. Genç bakire azizelikle günahın sınırında yaşar; bedeni saf ve dokunulmamıştır, ama yine de henüz patlamamış bir cinsel tutku dalgasını, bir erkekle birleşme ve bu yeni aşk tülünden görülen bir yaşama kavuşma özlemini dile getirir.


İşte bu yaratık, romantik erkeklerin en iffetlilerini bile ateşli bir tutkunun esiri yapmış, sayfalar dolusu şiire ve romantik edebiyata esin kaynağı olmuş, siluetiyle bakire arketipinin özelliklerini belirlemiştir.


Güzel karakteridir o; “Güzel ve Çirkin” masalında olduğu gibi, kendisine ahlaki bakımdan tehlikeli ölçüde yakın olan yetişkin bir erkekle, yani babasıyla ilişkiye giren, bencillikten uzak iyi genç kızdır.
Güzel, dört kız kardeşin en küçüğüdür; bencillikten uzaklığı ve iyiliği sayesinde babasının gözdesi olmuştur. Ablaları babalarından pahalı hediyeler isterken, o bir tek beyaz gül ister. Bu sırada farkında olduğu tek şey, kendi duygularının içtenliğidir. Babasının hayatını ve onunla arasındaki ideal ilişkiyi tehlikeye atmak üzere olduğundan ise habersizdir. Çünkü baba, beyaz gülü Çirkin’in büyülü bahçesinden çalacak, Çirkin de bu hırsızlığa öfkelenecek, ondan cezasını (büyük ihtimalle ölüm) çekmek üzere üç ay sonra geri dönmesini isteyecektir.

Güzel, babasının yerine cezayı kendisinin çekmesinde ısrar eder ve üç ay sonra büyülü şatoya gider. Orada ona güzel bir oda verilir; canını sıkacak ya da onu korkutacak hiçbir şey yoktur, ylnız Çirkin ara sıra onu ziyaret etmekte ve ısrarla bir gün kendisiyle evlenip evlenmeyeceğini sormaktadır. Güzel, Çirkin’in evlenme teklifini her defasında reddeder. Bir gün büyülü bir aynada babasını ölüm döşeğinde görünce, onun yanına gitmek için Çirkin’den izin ister, bir hafta sonra döneceğine söz verir. Çirkin ona bir haftalığına izin verir, ama geri dönmediği takdirde öleceğini söyler.

Güzel’in evdeki ışıklı varlığı babasının yüreğini neşeyle doldurur. Ama ablaları kıskançlık içindedir; onu Çirkin’e söz verdiğinden daha uzun süre evde tutmak için tuzak kurarlar. Nihayet bir gün Güzel rüyasında Çirkin’in umutsuzluktan ölmek üzere olduğunu görür. Kendisine tanınan süreyi aştığını farkedip Çirkin’i kurtarmak üzere şatoya geri döner. Ölüm döşeğindeki Çirkin’in ne kadar çirkin olduğunu unutarak onu iyileştirmeye çalışır. Çirkin ona, onsuz yaşayamadığını, ama şimdi o döndüğüne göre artık mutlu ölebileceğini söyler. Ama Güzel de Çirkin olmadan yaşayamayacağını anlamıştır, çünkü ona âşık olmuştur. Bunu ona söyler, onunla evleneceğine söz verir, “Yeter ki sen ölme” der.

O anda şatonun içi parlak bir ışıkla ve müzikle dolar; Çirkin ortadan kaybolmuş, yerinde yakışıklı bir prens belirmiştir; Prens, Güzel’e ken-disine bir cadının büyü yaptığını söyler; büyü ancak güzel bir kız Çirkin’i yalnızca iyiliği için severse bozulacaktır.

Masalın simgeselliğini açıklamaya çalıştığımızda, aslında Güzel’in yalnızca erdemli ve gerçekdışı olan bir aşktan kurtarılmayı beklediğini görürüz. Bilinçdışı niyeti önce babasını, sonr da kendisini yalnız iyilik değil, hem iyilik hem de zalimlik ifade eden bir ilkenin etkisi altına sokar. Bir başka deyişle, Güzel bütün masumiyetiyle, Çirkin’in erotik öfkesini uyandırmadan kendisine saf beyaz gülü veremeyecek olan bir babaya güvenir. Güzel ancak başlangıçtaki isteğinin içindeki cinsel ögeyi ve onu bastıran ensest korkusunu fark edince cinselliğe vereceği doğru yanıtı kabullenir.

Bakire arketipiher genç kadının içinde vardır ve onu derin bir psikolojik düzeyde etkiler. Çocukluktan kadınlığa geçiş tecrübesi eski çağlarda ayinlerle kutlanırdı; bugün artık böyle yapılmıyorsa da, bu geçiş dönemine özgü olayları çoğu genç kadın unutmamıştır. Yaşadıklarımız bilinçaltımızdan asla silinmez. Bu yüzden, olgun bir kadın da genç bakire arketipinin temsil ettiği bazı özellikleri korumuş olabilir, yani bunun anısı sonraki hayatında türlü duyguların tetiğini çekebilir.

Mitolojide bakire, psikolojisi açısından her zaman gerçek bir genç kız kadar genç olmayabilir. Güçlü bir amazon, hayatını kendi başına yaşamayı seçmiş bir kadın ya da cinsel ilişki kurmadan bir erkeğe yol arkadaşlığı yapan biri olabilir. Ya da günaha girmeden İsa’ya hamile kalıp, onu günaha girmeden doğuran Bakire Meryem örneğinde olduğu gibi, bakirenin masumiyeti ve saflığı vurgulanabilir. Kadın psikolojisindeki bazı göstergeleri bulabilmek için, arketip oluşturan mitlerdeki nitelik ve simgeleri zekice çözümlememiz gerekir. Geçmişte çözümlemeleri erkekler yapmış, çoğu zaman da kadınlarla ilgili kendi doğal duygularıyla bir mitin kadın bakış açısından pek de kolay anlayamayacakları daha örtük anlamını birbirine karıştırmışlardır. Kadının bu anlamı kendisinin kavraması ve dünyaya kendisinin göstermesi gerekir, çünkü hiçbir erkek bunu onun yerine yapacak değildir.

Manuella Dunn Mascetti

(İçimizdeki Tanrıça, DK)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: