EDEBİYAT VE AŞK / Öner Yağcı

ÖNER YAĞCI


EDEBİYAT VE AŞK

“Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.”
Nâzım Hikmet

Edebiyatın var oluş nedenlerinden ve temel izleklerinden biridir aşk.
Aşksız bir yaşam düşünemeyen insanlık, geleceğe kalmanın ve insan olmanın farklılığını kanıtlamanın bir aracı olarak sanatla özgürleşirken, yarattığı bu gerçekliğin temeline aşkı da koymuştur hep.
Gerek dünya gerek Türk edebiyatının günümüze kadar gelen en ünlü ve en değerli ürünlerine baktığımızda en temel izleklerden birinin aşk olduğunu görürüz.
Diyebiliriz ki destanlardan, sözlü edebiyattan günümüze kadarki edebiyat ürünlerinde var olan gerçekliklerin en önemlilerinden biridir aşk.
Savaşların anlatıldığı tüm edebiyat ürünlerinde de arka planda mutlaka aşk yer alır.
Homeros’un destanlarındaki onca savaş görünümlerinin arkasına yerleştirilen “Güzel Helen” olayının başka bir açıklaması yoktur.
Ya da dünyanın en ünlü savaş romanlarından olan örneğin Savaş ve Barış’ın, Durgun Don’un, Fırtına’nın, Çanlar Kimin İçin Çalıyor’un aynı zamanda en anlamlı aşklarla da dolu olduğunu unutabilir miyiz?
Edebiyat ve aşk tartışılırken savaş da nereden çıktı diye sorulabilir.
Aşkın ve savaşın insanlığı geleceğe aktaran iki gerçeklik olduğunu; aşkın da savaşın da yaşamın vazgeçilmez birer parçaları olduğunu düşünürsek bağlantıyı kurarız sanıyorum.
Elbette aşkı da, savaşı da yalnızca kavramların özgün karşılığı olarak almamak gerekiyor.
Aşkı, cinsel aşktan, yurt sevgisine, doğa sevgisine, yaşam sevgisine; savaşı da yaşamın güzelleştirilmesi kavgasına, aydınlıkla karanlığın savaşımına doğru genişleterek algılamalıyız.
İnsanın aydınlık ve özgürlük arayışının savaşımı, bu iki sevdada bütünleşmektedir.
Tek tek insanlarla ilgili ya da toplumla ilgili aşklar ve savaşlar insanlığın yaşantısı, düşü umudu ve geleceğidir.
Toplumların yaşama koşullarına göre zaman zaman en öne çıkan, zaman zaman geri plana itilen ama mutlaka var olan aşk gerçeği edebiyatın vazgeçilmez bir ögesidir.
Aşkın düşünceyle ve inançla bütünleştirilmesi de edebiyat tarihinin çok önemli bir gerçeğidir.
En diri kavga şiirlerinden başlayarak tüm edebiyat ürünlerindeki altyapıyı oluşturan bir öge olarak görmek gerekir aşkı.
Aşkın, edebiyattaki yeri zamanla, yaşla, doğayla, yaşama biçimiyle ilgili olarak değişik boyutlarda olmakla birlikte mutlaka vardır.
Edebiyatımıza baktığımızda, ilk sözlü ürünlerden başlayarak örneğin, “Aşk imiş her ne var âlemde” dizesiyle de ortaya çıkan bir anlayışla aşkın, divan şiirinin en temel izleklerinden biri olduğunu hep biliriz.
Örneğin Halk şiirinde âşık edebiyatında da aynı boyutta var olan bu gerçeklik, Tekke şiirinde de zaman zaman sevgiliye, zaman zaman inanca yöneliktir.
Tanzimat’tan sonraki şiirimize baktığımızda da aynı gerçekliğin asıl izlek ve yan izlek olarak kendisini sürdürdüğünü ve günümüzde de sürdürmekte olduğunu görüyoruz.
Düzyazı tarihimize baktığımızda, romanlarımız, öykülerimiz için de aynı şeyleri söyleyebiliriz.
Yaşamın sanatlaştırılması, güzelleştirilmesi, anlamlılandırılması ve insanın ölümsüzleşmesi demek olan özgürlüğün gerçekleştirilmesinde aşkın ve aşk edebiyatının katkısını kimse yadsıyamaz.
Yaratıcı insanın yarattığı sanat aracılığıyla aktardığı her üründe aşkın izlerini, çırpıntılarını, hiç değilse gölgelerini görmek sanatın doğası ve yazgısıdır.
Aşk, edebiyatı yüzlerce yıldır derinden etkilenmiştir.
Aşkla tanışanların aşk edebiyatıyla aşklarını büyüttüklerini de söyleyebiliriz.
Aşkla edebiyatın birbirini ve insanı tamamlayan bir vazgeçilmezlik olduğudur yüzlerce yıllık insanlık tarihinin aynasında gördüğümüz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: