GENÇLİĞİMDE BEN DE ŞİİR YAZMIŞTIM / Hilmi Yavuz

GENÇLİĞİMDE BEN DE ŞİİR YAZMIŞTIM

‘Gençliğimde ben de şiir yazmıştım..’ Kimbilir kaç kez duymuşumdur bunu birilerinden. Biraz hüzün, biraz da ince alay vardır bu sözlerde. Şiir, gençken yazılan, sonra da bırakılan bir şeydir sanki –öyle sanılır. Bir delikanlılık tutkusudur, bir yeniyetmelik başdönmesi… Geçecektir. ‘Gençliğimde ben de şiir yazmıştım!..’, bir alegoridir belki de. Bunu söyleyen, gençliğinin aşklarla, çılgınlıklarla doludizgin geçtiğini söylemek istemektedir. Bu yüzden hoşgörülür gençken şiir yazanlar, bağışlanır. Nasıl olsa yaşlandıkça bu tutku, gençliğin uçarılıklarıyla birlikte, geçip gidecektir. Rilke’nin Genç Bir Şaire Mektuplar’da dediği gibi, ‘yazmamak için insanın yazmadan da yaşayabileceğini duymuş olması yeter.’

‘Gençliğimde ben de şiir yazmıştım!..’ Gene de doğru bir yanı da var gibi geliyor bana bu sözün. Şiir, sonradan bırakılsın, ya da bırakılmasın, gençlikte başlanan, başlaması gereken bir uğraştır. (……)

Gençken yazdıklarını önemser şair; ayıklamak değil, çoğaltmak ister dizelerini: ‘Biraz daha yazmalıyım… Daha, daha…’ diye düşünür genç şair. Sanır ki, ne kadar çok yazarsa, o kadar ağırlıkla kanıtlayacaktır kendini. Şiiri önemserken kendini önemsemektedir aslında: Bütün güzel dizeleri o yaratmıştır! (….)

Oysa genç şair, ataktır, maymun iştahlıdır o, dur durak bilmez. Dünya kendi şiiri için varmış, onun yazmasını bekliyormuş gibidir. Her şey ne kadar açık ve seçiktir genç şair için… Biraz delidolu, atak, biraz da kaçık olması, gençliğine verilir. (Delidolu kaçık yaşlı şairlerse, nedense biraz patetiktirler.) Yaşamı önemser genç şair; şiir, yaşamın içinden yazılmalıdır. Böyle düşünür o.

Şiir yayımlamak! Genç şair, dergilerin çıkışını yüreği sıkışarak bekler. Satın alırken dergiyi, elleri titremektedir: ‘Acaba koydular mı şiirimi?’ Dünya yoğunlaşmıştır o sıra, dergi olmuştur. İşte orada!.. Arka sayfalarda, ama olsun… Adını görür önce (Genç şairlerin, bir dergi ya da kitabın herhangi bir satırında kendi adlarını şıp diye görebilmek gibi eşsiz bir yetileri vardır.) Büyük zafer: şiir oradadır işte! Bir yerlerden gizli çiçekler yağar üzerine, yollar açılır…

Yaşlı şairse, ah evet kanıksamıştır bütün bunları. Dergilerde şiirini görmenin tadı yoktur -nasılsa yayımlayacaklardır onu- Yaşlı şair bunu bilir. Gene de, genç şairin yapamadığı bir şeyi yapar: dergide öteki şairlerin, özellikle de kuşakdaşlarının şiirlerini, biraz yüreği sıkışarak okur. Sonunda, onların ‘ne kadar kötü şiir yazdıklarını’ kendi kendine kanıtlayabilmek için!

En çok kendi kuşağına karşı acımasızdır yaşlı şair. Oysa gençken, hep birlikteydiler. Birlikte dergiler çıkardılar, öteki genç şairlere (onlar da hep biraradaydılar), gene hep birlikte saldırdılar. Öyleydi, evet. Yaşlı şairlerse tek başlarınadırlar. Kendi kuşaklarından, ya da daha yaşlı şairlerle birlikte olmak istemez olurlar. Yaşlandıkça şair, tek başınalığı seçer. Ustalığa soyunduğundan mıdır, yoksa tek başınalıkta bir gizem, bir büyü olduğundan mıdır? Bilinmez. Genç şair de ‘bir gün tek başına’ kalmayı öğrenecektir sonunda.
Şimdi bakıyorum da genç şairler bizim bundan otuz yıl öncemiz gibiler. Bir farkla: Eskiden bizim gittiğimiz kahveler (Hatırla Erdal Öz, hatırla Kemal Özer, hatırla Onat Kutlar: Fatih’te Yıldırım Kahvesini; Acemin kahvesini Kıztaşı’ndaki) pastaneler (Hatırla Demir Özlü, hatırla Yılmaz Gruda, hatırla Demirtaş Ceyhun Baylan Pastanesi’ni), şarapevleri vardı (tümünüz hatırlayın Pano’nun şarapevini, Tarlabaşı’ndaki). Şimdi de genç şairler birarada görünüyorlar yine: Ama bilinen bir pastane, bir kahve ya da şarapevi yok sanırım. ‘Birarada görünüyorlar’ diyorum: Çünkü birarada görüyorum onları; bir konuşma yapmak üzere geldiklerinde… Güzel olan şu: Şimdilerde genç şairlerin bir öbeği, şiiri çok daha ciddiye alıyor. Şiirlerinin yayımlanması yetmiyor onlar için; yaşlı kuşaklarla hesaplaşmak da yetmiyor (oysa biz bu ikisiyle yetinirdik gençken). Şiirin sorunları ne, teknik sorunlar, düşünsel sorunlar, ahlak sorunları?.. bilmek istiyorlar. Bir yandan öğrenirken şiiri, bir yandan öğretmek istiyorlar. Bir poietike olarak alıyorlar şiiri. (…)

(Denemeler, Boyut Yay.)

Hilmi Yavuz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: