RENKLER ve ERKEKLER

11/03/2010

RENKLER VE ERKEKLER


BEYAZ SEVENLER: Beyazı seçen bir erkeğin asla korkak ve sünepe olmayacağına emin olabilirsiniz. Böyle birisi soğukkanlı ve hattâ zalimdir. Gayet sakin bir insandır, telaşsız ama dikkatli ve titizdir. Çok alçak gönüllü ve enerjiktir. Soğukkanlı olmalarına rağmen cömert ve yardımseverdir. Aşırı eğlenceyi sever. Evde sohbet etmek veya bir kitap okumaktan hoşlanmaz.

SARI SEVENLER: Sarıyı seven erkek, bilmeyerek biraz korkak olduğunu itiraf ediyor demektir. Fikirlerini söylemekten ve başkalarının düşüncelerinden hiç çekinmez. Bazen olmadık renkte giyinir ve herkesi kendine baktırmaktan zevk alır. Abartmayı sever, özellikle kendini fazlaca över. Herkesle oldukça iyi geçinmesine rağmen kadın arkadaşları biraz azdır.

TURUNCU SEVENLER: Turuncu rengi tercih eden erkekler de aynı rengi, tercih eden kadınlar kadar karakter sahibidirler. Hoşgörülü ve sabırlı olurlar, ama hoşlanmadıkları şeylere asla göz yummazlar. Bu tip babalar bütün çocukların sevgilisi olur. Sonu olmayan tartışmalardan nefret ederler. Herkesle dost olmalarına karşın gerçek ve uzun arkadaşlıkları azdır. Bu tip erkekler giyimlerine normal özen gösterirse de bazıları bu konuda pek dikkatsiz olurlar.

PEMBE SEVENLER: Erkekler genelde pembeden nefret ederler! Pembesever bir erkek cesaret ve girişkenlikten yoksundur. Yavaş ve uysal konuşur. Halinde sürekli bir heyecan ve sinirlilik vardır. Son derece alıngan ve hassastır. Ancak, insanları çok sever. Dost kazanmak ve çevresindekileri sürekli mutlu etmek ister. Hoş olmayan olay ve tartışmalardan kaçınmak için her isteği, her söylenileni kabul etmeğe eğilimlidir. Bunu kendi çıkarı için değil, huzuru korumak için yapar…

KIRMIZI SEVENLER: Kırmızısever erkek hiçbir şeyden korkmaz. Sadece cesurlukla kalmayıp adeta kabadayı da olur. Tehlikeyi davet eder ve felaketleri gülerek karşılar. Her şeyi kendi bildiği gibi, herkesi şaşırtacak bir şekilde yapmayı da tercih eder. Soğukkanlıdır, ama pek sabırsız ve tezcanlı, biraz da maymun iştahlıdır. Çok zekidir, bir işi bu zeka sayesinde hemen çözümleyemezse uzun zaman uğraşmaz. Bırakır ve başka bir işe girişir.

YEŞİL SEVENLER : Yeşilsever erkek çoğu zaman huzursuz ve düşüncesizdir. Aslında kalbinin iyiliğine diyecek yoktur ama, zaman zaman istemeden kalp kırar. Çok cömerttir, ama çoğu zaman cebinde dağıtacak kadar parası olmaz. Herşeyden mutlu olan bir kişiliği vardır. Ve başkalarına çok fazla güvenir. İş, eğlence ve sohbeti çok sever, yalnızlıktan çok sıkılır. Sorumluluk duygusu zayıftır. Ama sevimli bir adamdır, herkesi mutlu etmek için de elinden geleni yapar.

MAVİ SEVENLER: Mavi erkekler, mavi kadınlara göre daha sakin ve dengelidir. Çünkü hayatlarını kazanmak zorundadırlar. Duygusallık ve melankoliye yer yoktur. Ama yine de sistemle değil, içinden gelen güçle çalışırlar. Gündelik yaşamda masabaşı işlerden kaçarlar ve gezici işlere yönelirler.

KAHVERENGİ SEVENLER: Özgünlükten yoksun tiplerdir. Ama iyi işleyen kafaları, her şeyi gören ve anlayan sezgileri ve geniş anlayışları vardır. Zevk ve tavırları sadedir, cicili bicili, süslü püslü şeylerden nefret ederler. Servetlerinin artması onlar için yeterli bir zevktir. Azimli ve sabırlıdırlar. Kimseye minnet etmeden ve bağımsız yaşamayı severler. Adaleti severler.

MOR SEVENLER: Pahalı ve konforlu bir yaşamı severler. Bir müzikli gazinoyu değil, lüks bir kulübü tercih ederler. Dostlarını da mevki ve paralarına göre seçerler. Servet avcısından çok aristokrat düşünceye sahiptirler ve demokrasiye inanmazlar. Hareketlerinde ağır ve dikkatlidirler. Ama her zaman değil. Gerektiği zaman çabuk harekete geçmesini bilirler…

KURŞUNİ SEVENLER: Kurşuniyi tercih eden erkekler zihnen o derece aktif ve güçlüdürler ki elleriyle bir iş yapmak istemezler. Bir tek çivi çakmak onlar için çok zordur. Böyle işlerde başkalarına güvenmek zorunda kalmaları da onuruna dokunur ve içlerini sıkar. Kültürlü tiplerdir, ama çevrelerinde sevdikleri olmadığı için de pek fazla sevilmezler.

(Magazinel)


RENKLER ve KADINLAR

11/03/2010

RENKLER VE KADINLAR


BEYAZ SEVENLER: En çok beyazı seven bir kadın bilerek-bilmeyerek, kalben ve zihnen temiz ve saf olduğunu ortaya koyar. Değer bilir, alçakgönüllü ve naziktir. Parlak ziyafetlerden ve neşeli partilerden hoşlanmaz. Eğlenceden çok dostluğu ve paylaşımı sever. Genellikle sakin ve sessizdir. Becerikli ve düzenlidir. Temiz ve titiz olduğu için bazen sert ve amansızdır. Ama adalete ve doğruluğa bağlılığından kimsenin hakkını yemez. Alçakgönüllüdür, korkusuzdur. Sporu sever ve güçlü, rahat adımlarıyla kendini belli eder.

SARI SEVENLER: Parlak ve koyu sarıyı tercih eden kadın dedikoducu olmaya eğilimlidir. Sürekli konuşmayı sever ama konuları ilginçtir. Hal ve tavırları durgundur. Ağır konularla ilgilenmez. Ama iş bir kere popüler hoş beşe döküldü mü susturamazsınız. Son derece yardımseverdir ve herkesle ilgilenir. Her şeyi bilmek ister. Pek cömert sayılmazsa da iyiliği üzerinde olduğu zaman herkese yardım etmeyi sever.

TURUNCU SEVENLER: Açık kavuniçinden koyu portakal rengine kadar bütün turuncuları seven kadınlar sıcakkanlı, ve sevecendir. Hiçbir zaman sert ve soğuk davranmazlar. ‹lişkilerinin düzeyli olmasını isterler. Sakin mizaçlıdırlar, kontrolünü kolay kolay kaybetmezler. Hiç kin tutmazlar, her kötülüğü çabuk bağışlarlar. Sağlam ve güçlü bir kişilikleri vardır. Hakkını savunmayı iyi bilirler. Ama bunu da karşısındakini kızdırmadan ve gücendirmeden yaparlar.

PEMBE SEVENLER: Temel özelliği neşeli olmasıdır, ama salt neşe için yaşamaz. Mutlu ve hafif kalplidir. Gerektiği yerde ciddi ve sorumlu olmayı iyi bilir. Çekingenliğini çok iyi saklar. Coşkulu, ateşli ve fırtınalı olduğu pek nadirdir.

KIRMIZI SEVENLER: Ne kadar parlak olursa olsun hiçbir renk kırmızı kadar çekici değildir. Nar çiçeğinden gelincik rengine, açık allardan kan kırmızıya kadar her kırmızı insanın üzerinde canlandırıcı, kışkırtıcı, heyecan verici bir etki bırakır. Kırmızıyı çok seven kadın şen ve hayat doludur. Çabuk heyecanlanır, kızar ve öfkelenir. Dans ve müzikten çok hoşlanır. Son derece enerjik ve azimlidir. Geleceğe ilişkin plan ve düş kurmaktan hoşlanmaz, dilediğince gündelik yaşar. Pervasızdır, çevrenin ne düşündüğünü önemsemez.

KAHVERENGİ SEVENLER: Fındık kabuğundan tarçiniye kadar bir çok çeşiti olan kahverengiyi tercih eden kadın geniş hayal gücünden uzak fakat metodik olurlar. Parlak bir zekaya pek rastlayamazsınız. Pek göze çarpmaz, kendi halinde, sessiz ve sakin yaşar. Ev işinden hoşlanan, zevkle bulaşık-çamaşır yıkayan ev kadınıdır. Planlı, programlı ve sistemli çalışır. Hünerli ve yeteneklidir. Çevresindeki kusurları hoşgörür. Doğruluk-dürüstlük timsalidir. Çoğu son derece dindar olur. Toplumsal yasaları yasakları çiğnemez. Annelik görevinde çok başarılıdır.

YEŞİL SEVENLER: Herhangi bir yeşil rengi tercih eden kadının en belli başlı vasfı pratik zekalı ve hazır cevap olmasıdır. Bilhassa nükteli ve iğneli cevaplar vermekte bu kadın birincidir. Hayatta başarılı olmayanları çok zaman alaycı ve sinik olur. Zihinleri durmadan işler, çevresindeki her şeyi derhal görür ve anlarlar. Ama bedenleri o kadar aktif değildir. Çoğu halsizdir.

MAVİ SEVENLER: Mavi kadının hisleri son derece derin olur. Sevindiği zaman çok coşkulu olur. Ama bir an neşenin kanatlarıyla uçarken, az sonra, hiç sebepsiz kederlenebilir. Duygularını kontrol edememesi, kendine olan güvenini sarsar. Sürekli çekingendir, kendinden çok yakınır, derin ve acı düşüncelere dalar gider. İlişkisinde sevecen, düşünceli ve cömerttir.

MOR SEVENLER: Mor, geçmişte ihtişam ve debdebenin son basamağı olarak bilinir. Onun için mor rengi tercih eden kadın ihtişam, konfor ve lükse son derece bağlıdır. Doyumsuzdurlar, beğenilmekten övülmekten çok hoşlanırlar. Buna karşın çok sevecen ve yüce gönüllüdürler. Sevdikleri için yapmayacakları şey yoktur. Evcil hayvanlara da çok düşkündürler.

KURŞUNİ SEVENLER: Koyu demir renginden açık gümüşe ve kumru rengine kadar birçok kurşuni çoğu kişiye durgun, cansız gelir. Ama sezsiz sedasız, becerikli kadınlar kurşuniyi her renge tercih ederler. Böyle bir kadın çok iyi bir iş kadını olur. Üstün zekasıyla duygularını ustaca gizlediği için bazıları onu soğuk bulur. Kendi alanı dışında ilgisiz görünür.


YAZIN ÇİÇEKLER / BaluRao

11/03/2010

S. BaluRao

(Hindistan, 1929)

YAZIN ÇİÇEKLER

Yaz öldürücü bir hastalıktır
Caddelerde büzüşen
Çalılıklarla ağaçlar da
hastanede yatan hastalar

Turuncu gülmühürler
Kızarmış,
yüksek ateşten
sayıklıyor

Ciddi bir sarılık geçiren
Sarsalkımlar
ağır kokular
saçıyor

Mavi-mor Jakarandalar
ince hastalık çekiyor
bir deri bir kemik kalmışlar
uğursuzca dişlerini takırdatıyor

Kırmızı zakkumlar
her tarafları
yara bere içinde
güneşin altında kanıyorlar

Açık pembe Leylaklar
çiçek açmışlar
ağır kansızlık çekiyor
titreye titreye yere devriliyorlar.

Türkçesi: Ergin Koparan


BANA KARA DİYEN DİLBER / Karacaoğlan

11/03/2010

BANA KARA DİYEN DİLBER

Bana kara diyen dilber
Gözlerin kara değil mi
Yüzünü sevdiren gelin
Kaşların kara değil mi

Utanırım akar terim
Güzellikte yok benzerin
En sevgili makbul yerin
Saçların kara değil mi

Beni kara diye yerme
Mevlâ’m yaratmış, hor görme
Ala göze siyah sürme
Çekilir, kara değil mi

Hind’den, Yemen’den çekilir
İner Bağdad’a dökülür
Türlü taama ekilir
Biber de kara değil mi

Göllere konan kuğunun
Kanadı beyaz çoğunun
Çöldeki Arap beyinin
Çadırı kara değil mi

İller de konup göçerler
Lâle sünbülü biçerler
Ağalar, beyler içerler
Kahve de kara değil mi

Karac’oğlan der, inşallah
Görenler desin maşallah
Kara donlu Beytullah
Örtüsü kara değil mi

Karacaoğlan


EFLATUN GÖRÜNTÜLER / Engin Turgut

11/03/2010

EFLATUN GÖRÜNTÜLER

1-

İçinde kelebeklerin ve şarabi kedilerin
dolaştığı melek yağmuru bir şehir olmalı
rüyandaki…

Uykusunda üzerine kirazlar dökülen
kristal bir bahçenin gülümsemesi olmalı
bakışlarındaki…

Herkese yanmayan bir lambanın kederi
alacakaranlığın mırıltısına karışır
başkasındaki…

Ah ne yapsam ruhu doymuyor rüzgarın
aşk ve nehir söz dinlemiyor, eflatun bir ıslık
ağzındaki…

2-

Arkadaşlığın kumsalına indim de ağzı
süt kokan bir parıltıyla buluştum
eflatun bir buğu damlıyordu alnımıza
bembeyaz omzunun gölgesinde serinledim
sepetimizde kırmızı şarap ve yakamoz
ve dal gibi gövdemizden sızıyordu denizin sesi
tülden perdesini araladık düşlerimizin
arsız ay ışığı bırakmadı peşimizi
sıcacık mavi bir çukur inliyordu arzudan
seni oracıkta öpüp pınarından içtim
ikimize de gülümsüyordu bitki ve böcekler

İştahla kımıldıyordu gökyüzü…

3-

Seni görememek korkusu
eflatun bir melek biriktiriyor uykumda
o muhteşem kalbin sanki yeni bir uygarlığın sevinci
ve senin şu çok bakımlı bakire ruhun
o mavi sesin, acılara direnen ruhun
sanki gülümseyen bir aşkın dirilişi
masalların var çünkü senin el değmemiş
hiç kullanılmamış şarkıların, tütsülerin var
Sevgilim hadi bana deniz taklidi yap
köpüğüne yaslanıp mavi düşlerinde kaybolmalıyım…

4-

Bir ağaç yanlış tutuyordu bir çiçeği
Gecenin morunu şaraba kattım, sana geldim
Gözbebeklerinde binlerce eylül ve ışık damlası
Ruhuna kadar isyan ve ince bir okşayışın yaratıcı eli
Kendini sıcacık tutabilen sessiz bir ilahe olmalısın
Ruhumun vicdanıyla hep acemi kaldım sana
Eflatun bir kıpırtıydı öteki yarım…

5-

Nerenden yanıyorsan en çok orayı anlat
ve bir mor daha düşür ve bir bulut daha
göğün asma bahçelerinden gelmedin mi
küçük kelimeler meleği beklemeyi bilir
ve bahar damlar ruhundaki kumsaldan
kristal tenindeki koku ormanını salar üzerime
ve billur gibi akar yazlardan yaptığımız bu aşk
senin kardelen çocuğun olurum
mis gibi bir rüyanın eflatun gecesi
ve gecelerin sana sokulgan kedisi olurum
uslanmayan bir aşkın dumanıyla
zıplarım o fazla beyaz gövdenin parkında…

Engin Turgut