DİLSİZ MÜCELLİT / Hüseyin Cahit

DİLSİZ MÜCELLİT


Yaprak harmanıyla savrulan ilkyaz
atölyeme sızdı, serinledi cânevim;
her sayfada bir garip ozan
kanatlandı fani sözden gökyazıya.
yedi iklimde kutsanmış gönül dilinin
tılsımlı gülü şimdi ak kağıtta ışıyan.

Şömiz pencereme astım harflerimi,
günübirlik ten içre ben’den soyundum.
Gün ortası ince-narin forma giyindim;
kapağım lâkeli, üniformam rengâhenk.
Vitrinde tek ayak durmadan önce
sancılı sırtlara iplik iplik dikildim;
yılları aşındırdı elimdeki fildişi;
ama hâlâ sakız tadı damağımda,
kara ormanlar kokusu genzimde,
gezinir çam tutkalı her öpücüğü,
– Kanatsız bir aşkın son gürlüğü
kıskanç giyotinimin iniltisinde –
Dedi ki: yapıştır mineli şirazeni
bütün eklem yerlerine! Uyudum…

Uyandım ki gözüm gönlüm Türkçe
bir hayatın siyah mürekkep izleri;
papir’us kokulu hasbahçeme indim.
Ne güzeldir saçlarınız sevildikçe,
yüzünüz, soluğunuz, gülümsemeniz…
Kitaplarca şiirler ki sizden bulaşıcıdır,
nazar eyler satır satır, ölümleri bağışlatır.

Bağışlayın siz de ciltsiz dillerimle beni,
güvelenmiş ‘sırtım dikiş tutmuyor’.
Uzak yazlarda kırılmış yakın gözlüğüm.
Kebikeç’im, güneşli ana dilim lâl olmuş,
korsan sahaflara satılmış ömrüm.

‘Mumdan kayıklarla’ geçtim Eylül alevlerini
unutmadım, nasıl unuturum daha dün
büyük hasretinizi küllerimde gördüm.

Hüseyin Cahit

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: