ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM / İlhan Berk

27/08/2011


İlhan Berk, Altın Portakal Ahmet Oktay (2002) Sempozyumunda.

ÜÇ KEZ SENİ SEVİYORUM DİYE UYANDIM

 

Üç kez seni seviyorum diye uyandım
Tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
Bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.

Sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.

Sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
Sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
– Taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.

Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.

Kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
Şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
Karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.

Eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.

İlhan Berk


KÜS / Engin Turgut

27/08/2011

 

KÜS

 

Sislerde büyüdüm. Islak ve çok kirpikli
çocuğum. Gözleri uyku tutmayandüş tanesi
içimde. Bileklerimde orman dalgınlığı. İçim
gider tatillere çıkan bir harf görsem. Kendi
burcuna yenik düşmüş biriyim.Bir melek kendini
yırtar, şeytan olur! Özlem ve fırtınanın ağzı
bir karış açık kalmıştır yeni sözlerin
esrikliğinden. Ey turuncu yazgım! Dudaklarım
uçar, çatlar sesim buğulu bir aşkla
sevişememekten!..

Uzun saçlı bir hayattan doğdum. Sevgi
tutulmasıydı annem. Elinden geleni yaptı güz.
Göl kadın, öksürürdü gök! Uçan gözlerimi
çağırdım. Ah! bırakmayacağım peşini yanlışlarımın.
Sen çıkarsın aşkın karnını deşseler. Panik
günlerim benim!.. Eğri bir çiviyle çakılır mı
öfkeli bir yağmur? Öldürür beni iflah olmaz
siyah! Kendimden başka neyim ki ben?.. İntihar;
benim yüzümden intihar edebilir diyorsam; hayat,
ölüm döşeğinde duygusallığımdır. Parmağım alev
aldı gördünüz mü? Terliyor söz, terliyor düş,
mesleğim korku!.. Siz beklerken uçarak
öldünüz mü?..

Denizin teniyle düşüp kalkmışımdır. Yüzümden
kuş sarkar. Gök eriticisi, uçarı pasifik. Uzay
sevindirir akıllı tadı defnenin. Gücenik bir
hayat benimkisi… Bir defa daha kırıldım gecenin
en flû anında… Dört dörtlük bir imha sundum
kendime… Ucundan tuttuğum kendimi yine ben
bıraktım… Sesimin yardımcı fiillere ihtiyacı yok!
Bütü suları yerim. Ah! köpek günleri unutma
provaları yaparken, güzel günlerimi ısırdılar!

Yağmayan bulut. Elimi yalnız bırakan parmak.
Üstünü başını yırtan penguen. Ey sesini içime…
Ah, yüzüm öyle bir konuşkan bir beyaz ki
beni gri anlıyorlar
yüreğim caddelerde koşan çıkmaz sokak
beni Engin Turgut sanıyorlar…

Engin Turgut