HERKES BİR BAŞKASININ HAYATINI YAŞAR / Hüseyin Ferhad

 

HERKES BİR BAŞKASININ HAYATINI YAŞAR

 

İkili diyordu Cemal Süreya, sevdiğim bütün kadınlar iki hecelidirler: Gülten, Tomris, Lâle, Nilay, Dicle. Yoo, Dicle’nin göbeğini ben kestim ama. Bu yüzden gözleri Zîn’e çalar, kirpikleri Zerefşan’a. Zerefşan ki aşka mecbur ilimdi bir vakit, tehcir ve Yas’a. Krallığım lağvedilmeden çok önce ama. Bu yüzden buluğ çağında rehin verdimdi çöle, Karakum’a. İkili diyordu Cemal, sevdiğim bütün kadınlar aynalarda iki çehrelidirler, biri Asyalı’ysa diğeri ya Latin’dir ya ezelden sümbülteber

Onları ‘ben’ kılan isimleridirler; ılık, ince, hatta mükerrer. Akın, Uyar, Müldür, Özer, Hameş veya Yuluğ. Nişan düşmeye görsün Akdeniz’in rahmine, ufuk çizgisi iki kutup çiçeğinin arasından geçer, mavi gözleri dökülür Kütahya’nın, Bursa’nın çinisine. Ben onların gurbetinde yaşadım işte o büyük fetreti! Keder ve kesret de iki hecelidirler ama şeklen müsecceldirler; bir başkasının hayatını yaşayan Hüseyin’in indinde, veya bir başkasının rivâyetine yazgılı Ferhad’a göre, bütün kadınlar aynı kuğunun kanıyla beslenirler

Gül yaprağın’ ne zaman döker
ise bir harf eksilir Van Gölü,
savaş boyaları sürünür Lâle’yle Nilay
iken kırmızı rengini atar Tomris’in gülü

onun cemâli daha çok Süreya’ya benzer.

Aşkla sınanan Meryem’di ilk
eğnini çarmıha soyunan,
sesi taştı İran’a, Turan’a
rahmine İsa damladığı an…

Birbirinin içine kırılır iki ayna

aynaya kırılan Süreya’nın cemâli değilse eğer

üç harf eksilir Tuz Gölü. Birhan Keskin’le Ayten Mutlu da inzivaya çekilirler. İkili diyordu Cemal, sevdiğim bütün kadınlar ikircimli ve siyaseten acemidirler, bu yüzden bir bahçeden bir bağçeye mülteci bir ruhla göçerler. Hâfız’ın kabrinde ne bir gül açar ne bülbül öter oysa

Gülten Akın ki bir buluttur, bir Yaz bulutu. Geç fark ettim: Bütün yağmurlar ona yağarmış meğer

İlk ne zaman gördümdü Tomris Uyar’ı unuttum şimdi. Memnu veya âşikar ne kadar rind vardıysa çarşılara soyunurdu hangi mevsim Ankara’ya uğrasa. Sahici bir kağatun’dur o. Kim bilir belki de kayıp teb’asını arıyordur hâlâ

Sûreti haktan kaç erkeği vardır Lâle Müldür’ün? ya şimdi konuş Svan, unut veya “Kuğu kanı içen bir Moğol olduğunu”

Nilay Özer el kadar bir çocuktur daha. Sihirli yüzükler, turkuaz âyinler ister bütün çocuklar gibi: ‘sahici mucizeler’. Ne zaman Dicle’nin rüyasına yatsam onun o gri, müphem yıldızı musallat olur kalbime

Kalbime damlar mürekkebi
ateş meselindeki akrebin,
alfabelerin bütün sessiz harfleri
kendisiyle beraber ölsünler için

birbirinin içine kırılır iki ayna.

İkili diyordu Cemal, sevdiğim bütün kadınlar hilâl gibidirler: iç içe iki hilâl: mavi ve siyah, sarı ve kırmızı, beyaz ve lâcivert. İki ırmak gibidirler aynı yatakta akan: ipek ve yatağan, süt ve ağu, vehm ve cima. Behice ve Boran, Adalet ve Ağaoğlu, Oya ve Baydar. İkili akar bütün ırmaklar: Yahya ve Kemal, Max ve Jakop, Hilmi ve Yavuz, Mihri ve Belli, Mehmet ve Taner. Kimin eflatûn sesiydi şimdi hatırlayamadım: Mende sığar iki cihan men bu cihana sığmazam, oysa…

Hüseyin Ferhad

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: