KALANLAR / Sacide Bayraktar Sezgenç

 

KALANLAR

 

Ufak tefek cılız mı cılız kahkülleri kaşlarının üzerinde olanca düzlüğüyle kesilmiş bir kız çocuğu vardı bir zamanlar organze petitcare koccaman bir fiyonk eşlik ederdi ona kafasının üzerinde he bir de süt ve kan iğneleri

İçine kapalıydı bir o kadar da hırçın ve suratsız

Okul öncesindede hatırladığı birçok olay ve anı vardı ama nedense hep okul sonrasındakiler yer etmişti kafasında

O kurdeleyle ilk vesikalık resmi okula başladığı günlerden kalmaydı

Hoşlanmadığı her ne olursa olsun bir köşeye çekilir ve surat asardı evdekiler illallah demişlerdi bu halinden.. ortadan kaybolduğunda da merak ederlerdi onu.. ağaç tepelerine tırmanır özelliklede meyvasız ağaçları seçerdi

Kardeşlerini ayartırdı bununda farkındaydı büyükleri kendince pratik çözümleri vardı

Ayartmayı sadece işine geldiği zamanlarda yani yalnız kalmak istemediği zamanlarda yapardı.. çoğun tekbaş takılırdı hep öyle yaptı hayat boyunca da

Bazı alışkanlıklarını değiştirmiyor insan ne de olsa

Akşama kadar surat astığı günlerde annesi kan kusar kızardı ona.. tek savunmasıydı onu seçerdi herhalde

Bir tek akşam babası gelip gönül alıcı sözler söylediğinde yüzü güler aileye karışırdı o zaman..
Gezmeyi yolda olmayı hep severdi evden kısa sürelerde kaçıp denize gitmişliği vardır gizli gizli.. okula ilk gittiği gün hiç ağlamadı diğer çocuklar gibi.. hiç çok başarılı bir öğrenci de olmadı bi iyi insanlığını överdi öğretmenleri .. bir de zeki oluşunu

Okulda rahat durmadığı zamanlar olmadı mı oldu tabii

İlk disiplin cezasını sınıf birinci katta diye pencereden bahçeye atladıktan sonra aldı.. ilk kez ispiyonlanmak ne demektir orada gördü o arkadaşının yüzünü ve adını hiç unutmadı..

Yürüyerek gitti okullarına hep şehir çocuğu olmasına rağmen kar kış yağmur rahatsız etse de boğazın rüzgarı sıkça kamçılasada elini yüzünü sokaktaydı ya mutluydu o..

Pek kız çocuğu tavırları yoktu misket oynardı oğlan çocuklarıyla top oynamışlığı da vardı..

Ona ilk kız çocuğu elbisesini diktikleri zaman yadırgadı ama sevindi de su yeşili organze idi üzerinde çok minik beyaz yağlıboya yaprakları vardı..

Hani hiç kızı olmayan akrabalar vardır ya işte onlardan biri dikmişti elbiseyi kolalı jiponla giyiliyordu elbise ah kabarık duruyordu dizlerinin üzerinde..

Sonra ne mi oldu o kız çocuğu bi elbiseyle değişir mi hala aynı olan o kadar çok şey var ki hayatında o günleri hatırlatan

Surat asmayı bıraktı.. konuşarak susmayı öğretti zaman.

Sacide Bayraktar Sezgenç

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: