CANINI YOL EDİP GİDER AT / Mahmut Temizyürek

CANINI YOL EDİP GİDER AT

Atın bir
adı vardır
adı gövdesinden önce şahlanır.

At’ın bir adı vardır
Düldül, Kırat, Gülsarı
At, atlığını edinendir
Benzerlik yanıltır bizi
Tıpkı sana yanılmam
içimden geldiğince erimem gibi sana
sen ben değilim ben de sen,
biliyor olmalıyım
ama ne çok sen olmak isterken buldum
da kaçtım,
gizledim yüzümü kendimden
Atları tanıdıkça anladım huyumu

Atları tanısaydı Rousseau
-Devrime erken gelen
kendine geç kalan Rousseau
Yabandı, kaçardı cemaatten kıra,
evlerden dağlara, İlhan Berk gibi.
İlhan Berk’ten farkı,
acıydı içi; sevmediği hallerini
karayazı diye, toy toy gizlerdi.
Dayanamayıp itiraf eden de oydu sonra-
Doğanın insanıyla
insanın doğasını karıştırmazdı asla

Her şeyi yarıştırır,
kıyas ilk aklıdır insanın.
Aslanla, çakalla ölçüşür
Atları o gözle seyreder çok zaman.
Bundan “pay” bekler bir de.

Beklentiyi bilir at, binicisinden bilir,
Öbür biniciyi de, onun atıyla bağından bilir.
Yarış, atoluşun neşesidir,
gövdesine içrek doğar yarış.

At doğunca
tansığıyla doğar bedeninin
esirdir başka yük taşıyorsa
tutulmuş aydır ya da
Başka da var ki bunlar da atoluştur, örnekse
Düldül, Ali’nin gönlünde Aslan elinde Zülfikar’dı
Oysa Düldül, öteki atlarla oynaşır,
Ali’yle yan yana durmayı severdi.

Atları gemsiz gören
var mı ne hoştur yan yana duruşları
Nigar ne hoştur, canım ne hoştur
Geçmiş ağıt olmuşsa dünyada
Kaçış ne hoştur
Rahvan ne hoştur
Gitmek ne hoştur
Eşkin ne hoştur
Hiç at görmemiş bir İnka
göksel canavar sanır at üstündeki çapulcuyu.
Yersel bir canavardır oysa, güncel bir kentaur.
Bazı mustangler
Pissarro’ya binek olmamak için
Kaplanlara çakallara yem etti kendini
Boyun eğenler kamçıların şaklayışını
yalvarı sanacak kadar safkandı.
Acır sahibine at.

Oysa, at, dendi, hırstır.
Bu yanlış!
Bir insan huyunu ata yansıtır,
öbür insan da sormadan benimser.
Şu kısa ömrümde bunu da gördüm.

Önce mi sonra mı, karıştırıyorum
Ne çok at var derdim tanımadan atı.
Yakınlaştıkça anladım ki yabancıymışım ata
At vardır o biriciktir demeyi öğrenmeye çalışıyorum yeni yeni.
O tekili betimlesem tümel bir at olacak korkarım
Dilin Platon sözcüklerinde
Birer plankton olacak her varlık
En az tek bacağı sakat kalacak,
ölüm arzusuyla kapılacak akıntıya.

Huydur at
tekil olan da bu,
huysa benzersiz.
Rüzgâr da huy değil mi at gibi.
Ya da,
hangi rüya var ki gördüğüm gibi kaldı diyebiliriz

Rüyayı bilir at.
Bilmese at olmaz derdi Troyalılar.
Akhalar anlamazdı bu Troya görgüsünden
Kalesinden taşardı yelesi Troya’nın
Kişneyince
kanatlanır ipek teni göğe ağar
süt boynuz doğar o yanır alından
çağları ürperterek geçer giderdi

Köroğlu’nun
Aman Kırat, canım Kırat demesi
Ata değil kendinedir ayarı
Kırat’ın huyuna denk ede huyunu.
Kırat’ın nesine bu,
benim o alıca yalvarmam onun nesine.
“Al beni kuytuna canım ağaç” diye
yalvarırdım, çiçeklenirken o dikenli alıç,
Kaçarken ben avcılardan.

Koç Köroğlu’nun Kırat’ı
sarhoş sarhoş yürür mola
diye bile sormuştu atına
At yola sarhoş
Köroğlu Nigar’a sarhoş,
At yol olmuş,
Köroğlu Nigar olmuş
Canını
yol
edip
gider
at

Mahmut Temizyürek

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: