FEDERİCO GARCİA LORCA İÇİN ÜÇ ŞİİR / Turgut Uyar

07/04/2010

FEDERİCO GARCİA LORCA İÇİN ÜÇ ŞİİR


Sessiz Akan Sulara Gazel

Ah işte herşey orda…
Ben severim omuzlarımı birgün
Sırmaları, apoletleri olmasa da.

Ben severim omuzlarımı bir gün
Göçen bir maden direğinin altında

Su akar kendir tarlalarından
Ah her şeyim…
Ben severim omuzlarımı bir gün
Savaşta, bir başka omuzun yanıbaşında
Yatakta bir ince omuzun yanıbaşında

Yol uzun, hava sıcak
Kırbaçlarım atımı varırım Kurtuba’ya…

İndiğini görürsem bir gün sığırcıkların
ve sürüler halinde, ovaya
İnsanların dünyayı bölüştüklerini hatırlarım
Bir daha…

Sevişirim ölürüm, savaşırım ölürüm
Doldurum çantama kara ekmek ve peynir
Varırım Kurtuba ya…

“saat beşte
akşamleyin”

Ah ellerim ve kalbim
Her şey orada kaldı.
Keçeler keçeler ve portakallar
Kireç döktüler yere. Kara gözlüm, kalbim,
Halkımın fakir akşamlarıdır, biliyorum
Kanlı bir mendil diye bağlanan gözlerime
Kireç döktüler yere,
Bir duvarın dibinde
Bir deppoy’un önünde
Kiraz ağaçlarına ve sığırcıklara karşı…
…….
Bir halkın gösterişsiz, sessiz cömertliğinde
Ölüm nasıl söylenirse öyle
İspanyol dilinde
ve her dilde…

obra
completas

Artık kat’iyen biliyoruz;
Halk adına dökülen kan
Sapı güldalı güzelliğinde bir bıçaktır.
Dişlerin arasında…
İspanya da
ve her yerde…

Turgut Uyar

Reklamlar

HALKÇA / Hasan Hüseyin

07/04/2010

HALKÇA

Tarlaya pancar ekerim
Yaz boyunca ter dökerim
Çayı şekersiz içerim
Hani benim şekerim

Bağlara çubuk dikerim
Çubuktan üzüm keserim
Üzümden şıra süzerim
Hani benim pekmezim

Güneşe pamuk atarım
Çapada çıplak yatarım
Bulutu balyalarım
Hani benim göğneyim

Cehenneme ben inerim
Kömürü de ben sökerim
Kara kışta titrerim
Hani benim kömürüm

Yeter artık yeter be
Bu rezillik yeter be
Bu iş burada biter be
Gelsin benim de günüm

Hasan Hüseyin


KALEM ve TOPRAK / Hulki Aktunç

06/04/2010

KALEM ve TOPRAK


…………………Metin Altıok ve Behçet Aysan’ın anılarına

Bir kalem dikin toprağıma
İki ucu da açılmış sipsivri
Bir elime bir gece yapraklarına

Bir kalem dikin toprağıma
Tam da erken bahar vakti
Azar da kök salar belki
Elim gece yapraklarına

Bir kalem dikin mezarıma
Yan yana gelmemiş sözcükler var daha

Hulki Aktunç


İNSAN Yazın Düşün: 4

17/11/2009

yanar döner

II

kabuklu balık

yanık çakıl taşı
gezgin güneş altında
yere bakıyor bir yüzü
yuvarlacık damarlı
bir gözünde gökyüzü

tut elinde sıcak çöreği
üfleye üfleye
avucunda çevirdikçe
çift dünyalısın birden
yüreğin yıldız pencereleri

düş gerçek olmuş
döne döne
gerçek düş

destanları düşün masalları
böyle sık sık kime
gökten üç elma düşmüş

eski sularda yüzer gibi
yanıyor taşın içinde
-avuçta tutulmaktan-
kabuklu bir balık kristali

III

devir teslim

en çok babam severdi
ne varsa dünyada
-türlü türlü-
ve ne yoksa
en çok da beni

iş başa düştü
gitti gideli

Hasan ŞİŞLİ

 

İPSİZ

Geceyi yırtan sesle yüreğim burkuluyor
Hüznün doru atları dolduruyor kaleyi
Dalgalar kudurmuşça dövüyor limanı
Kış kendii kendini yeniden doğuruyor

Romanda yazar boğuşuyor kendiyle
Şairlerse durmaksızın kanıyor
Kanıyor yeryüzünün bütün duyarlıkları

İpsiz bir tarihin ıpıssız bir yerinde
Her kahraman ipini boynunda taşıyor

Yusuf ALPER

 

DİCLE ÜSTÜ AY BULANIK

8. UZUN VADELİ YIKIM

Gözleri Ağustos ortasında zemheri
İki donmuş çığlık iki kireç kuyusu
Uykuları bir namlu uzunluğunda
Oyunları yıkık duvarlarda saklambaç
Yıllardır ölülerin ayak ucundan
Dünyaya bakan küçücük çocukların
Kim nasıl silecek körpe kirpiklerinden
Yüreklerine sızan yılanın zehirini
Ey ışıklı dünyaların büyük bilginleri…

15. GÖKYÜZÜ O GÜN GÖKYÜZÜ OLACAK

Bütün ufuklardan iyilik esen
Yedi renge bürünmüş bir akşam üstü
Diyarbekir Kalesi’nde çocuklar
İlmek ilmek dokuyarak onurla günü
Dingin güleç ışıklı ve mağrur
Şiirler okuyacaklar Dicle’ye karşı
Salıp ayaklarını rüzgârın koynuna
Barışaa sevgiye kardeşliğe dair
Bütün güzel şairlerinden dünyanın…

Bir ayağı öksede göğsümdeki son kuş da
O gün kanat vuracak bulutların ülkesine
Toprak olanca coşkusuyla özgür
Yağmur bir sevişme tadı bedenlerde
Gökyüzü o gün gökyüzü olacak…

Şükrü ERBAŞ


İNSAN Yazın Düşün Dergisi

01/11/2009

Insan2

İNSAN, Kedi Şiir Saçkisi : 19. Eylül “94

GİZEM

hem aldanan hem aldatan
————olduğu zaman
————dilden
dilin güzüdür üşür
sözün yazına karşı
kuşlar kuşlarla örtüşür
bir yaprak bir yaprağa
————doğru uğuldar:

ve der ki onu yaşasan da
————yaşatsan da bir
dağlar çoktan dağlara göçmüştür
o altın gözlü anka
hangi derin dağdadır şimdi?
bir acı, telörgünün ardında
————bir acıyla görüşür:

ve der ki dilden kopan
bal örgüsü söz
hem söyleyen hem söyleten
————olduğu zaman
bana ben o’yum dedirten
————nedir?

ustam der ki sen, şair
hiç gül kopardın mıydı gülden?

Hilmi Yavuz


İNSAN Yazın-Düşün Dergisi

13/09/2009

İnsan1

KÖTÜ EVLERE İNEN BALAD

Aldım otuz beş yaşımı, o canım ağzını, sana geldim
Bir pencerede bir kadın yavaş yavaş soyunuyordu, bakmadım
Dünyalar değişti gerimde, gerimde güneşler, çocuk gözleri
Bir pazar alıp kırlara çıkardığım yalnızlığım.
Kalktık aşağı odalara indik, göğe yakın oturduk
Bir yer evrende ille düşecekti duyacaktık
O gün o gece o sabah öyle hep bekledik durduk.

Ellerin aklıma geldi de kalktım sana geldim
Bütün gece öptüğüm yerlerin bin yıllık yalnızlığımdı
Bir doldu bir boşaldı yukarı odalar, yörede çocuklar uyandı
Kirli bir ses bir su aktı durdu gecede, duyduk
Bir adam ne kadar sıkıldı ki uzun uzun kahve ısmarladı.
Böyle hep yangınlar, açlıklardı alan göğümüzü
Anladık aşkımızdı daha bin yıl yaşayacak başka değil.

Sunu

Aldım her gün biraz biraz umutsuzlukları sildim
Karalara akları çıkardım bu şiiri yazdım.

İlhan BERK