Ben MELEK, İlk Sırdaşınız / Hüseyin Cahit

17/09/2009

SyMurG

Ben MELEK, İlk Sırdaşınız


Âh Mine’l Aşk! Son bir yudum okyanus özlemi!
İçliyim, içtenliğim
Kanat sesleriyle dinler anne yüreğimi.

Yokluğundan nemlenir gözlerimdeki mühür
Kimsesizim, kimliğim
Kumral saç örgüsüdür aynalarda çözülür.

Yağmurunuz bol olsun, bir ömür bahçenizi
Beklerim, bekleyişim
Kirli günlerim için gücendirmesin sizi.

Göğsümde izi kalmadı yitik adreslerin
Kederliyim, kederim
Eteğimde zil çalar aşkla tutuşmak için.

Değiştim bir ankaya kösnül kanatlarımı
Seviştim, serinledim
Ruhum ilk uçurumda küle sardı yaramı.

Yüzümde düşlerimin kızıl yıldızı yanar
Güzelim, güzelliğim
Küçük sevinçler için bir vedâ çığlığıdır.

Kanım kaynar, sır/atım bulutlarla el ele
Geçtim, hâlâ geçerim
Hayâl göklerinizden güvercin şenliğimle…

Hüseyin CAHİT

Reklamlar

Ben BENGİSU, İlk Düşünüz…

16/09/2009

selale

………………………………….“Sesin nerde kaldı? kar içindesin!”

Akarsuyun serin sevincini duydum,
İlk aşkın kalbine aktı çocukluğum:
Belleğimde ürperen kar çiçekleri…
Islak saçlarının yıldızlı seheri
İçinde daha dün kara duygulardan
Hevesle ayrılmışım seninle, zaman
Gözlerinde demlenerek uyanacak
Sıtma sancılarla birazdan, berrak
Köpüklerimizi uçuralım diye
Karmeleklerin beyaz sessizliğine.

Sesin nerde kaldı? Sen sustukça gün,
Konuştukça kış uzuyor, ince yüzün
Minelerini açıyor bir bir yaza.
Başucumuzda dinlenen ak kiraza…
Göçmen kuşlarınla sen, yarın yeniden
Gümüş tenli yapraklar topla göğsünden.
Aşk, üşüyen bir bulutun çocuğudur,
Anılara mevsimsiz yağsa da olur.

Akarsuyun derin sevincini duydum,
Yosun tutmuş hüznümün uğultusuyum.
Aylar döner, günler söner, gam kürelenir…
Tanrım hâlâ saçını kumrala boyar,
Hâlâ dudaklarında bengi şarkılar…
Eski yazlar hâlâ üşür pencerelerde,
Sözler uçar, yazılarla iner perde:
Unutma kar sesini mavi küheylan,
Uyanma al sıtmalı bengi rüyandan…

Hüseyin Cahit


Ben Sacide, İlk Aşkınız…

16/09/2009

mavi2

Bunu siz istediniz, gam yükünü yele verdi yüreğim
Bahçenizden özenle ayırdım ayrık günlerimi
Sancılarınıza giyotin kesildim, dirildiniz
Beni unutmalarınıza bengisu verdim, güreldiniz
Ben mineli akşam yeli
Gel git zaman renk bezedim çorak toprağınıza
Öpülmemiş kollarımda çarmıh hasreti
Belleğimde eski aşklarım, telörgülerim.

Kıyısız düşlerimi sizden miras bildim
Yeni akıntılara kapıldım dudağımın tuzuyla
Titredim uçurum bakışınızdan eksildim
Yüreğimi kanatmadan önce kaktüsleriniz
Serap düşkünüydüm ben kendi çölümde
Ben mineli bahar seli
Şimdi ipince yaz yağmurundan incinirim.

Kırılgan heveslerim, eksik aşklarım benim
Hâlâ göğüs kafesimde gizemli putlarınız
Şirin dertlerinize derman oldum, şimdi devran
Değişti, odalar gitgide dar, sokaklar rüzgâr
Ben mineli hüzzam dili
Akdeniz’le bir kırlangıç ömrü söyleşemedim.

Üzgünüm, sizi hoyrat bir yüzyılda yitirdim
Çözümsüz saç örgülerim tel tel paslanırken
Kendime kuşbakışı serin bir avlu seçtim
Ben mineli dünya gülü
Yarın nemli balkonumda demlenen hasretimle
Bekliyor sizi akşam çayıma karanfillerim.

Ruhumu hüzünlerle incitmeyin, devran benim
Göğüm sizinle gölgesiz, güneşiniz kolay gelsin
Nice görüşmeyeli
Zamanı gözlerinizle aldattım, başım dönüyor
Bilirsiniz sizi anımsadığım tan vakitleri
Tepeden tırnağa yaprak ve çiçek kesilirim.

Hüseyin CAHİT