ZAMANA ADANMIŞ SÖZLER / Sezai Karakoç

25/02/2010

ZAMANA ADANMIŞ SÖZLER


I – SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE


IV

Senin kalbinden sürgün oldum ilkin
Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün törenlerin şölenlerin ayinlerin yortuların dışında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma dünya sürgünümü benim
Güneşi bahardan koparıp
Aşkın bu en onulmazından koparıp
Bir tuz bulutu gibi
Savuran yüreğime
Ah uzatma dünya sürgünümü benim
Nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan belli
Lambalar eğri
Aynalar akrep meleği
Zaman çarpılmış atın son hayali
Ev miras değil mirasin hayaleti
Ey gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü emzirdiği
Kuş tüyünden
Ve kuş sütünden
Geceler ve gündüzlerde
İnsanlığa anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Bütün şiirlerde söylediğim sensin
Suna dedimse sen Leylâ dedimse sensin
Seni saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome’nin Belkıs’ın
Boşunaydş saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey gönüllerin en yumusağı en derini
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Yıllar geçti sapan olumsuz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı katlarında bodrum katlarında
Gölgendi gecemi aydınlatan eşsiz lâmba
Hep Kanlıca’da Emirgan’da
Kandilli’nin kurşuni şafaklarında
Seninle söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Simdi onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey çagdas Kudüs (Meryem)
Ey sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey ipeklere yumuşaklik bağıslayan merhametin kalbi
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Daglarin yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemis hesapların korkusuyla
Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Ask celladından ne çıkar madem ki yar vardır
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardir
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

(1971)

Sezai Karakoç

Reklamlar

SON IRMAK KURUDUĞUNDA… / Aforizmalar

24/02/2010

PARA ve AHLAK TERS ORANTILIDIR. BİRİ AZALDIKÇA DİĞERİ ARTAR.
Platon

Tarihin en büyük adamları, en yoksul olanlardır.
EMERSON

Hayatı geçici olarak süsleyen dünya malına güvenme.
SCHİLLER

Ben zengin diye, elindekiyle yetinmesini bilen;
kimseye boyun eğmeyen tok gözlü kişiye derim.
S. HOWE

Kefenin cebi yoktur, ama bütün elbiselerin cebi vardır.
MARVİN SMALL

İnsanın en büyük zenginliği kendi kişiliğidir.
ATATÜRK

Paranın öldürdüğü ruhlar, demirin öldürdüğü bedenlerden daha çoktur.
WALTER SCOT

Bir yılda zengin olmak isteyeni altı ayda asarlar.
(İspanyol Atasözü)

Yoksul, dünyanın bazı nimetlerinden, cimri ise bütün nimetlerinden yoksundur.
La BRUYERE

Parasız toplum, özgürlüğüyle oynar.
F. RONSARD

Para, ömrümüzü iyi geçirmemiz içindir, yoksa ömrümüz parayı biriktirmek için değil.
SÂDÎ

Düşleri ve arzuları değerli olan zengindir.
VOLTAİRE

Zengin olarak ölmek için yoksul gibi yaşayan delidir.
E. WALTER

Yoksulluk bütün acıların beşiğidir.
ŞUDRAKA

Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir.
BACON

En zengin olanla en yoksul olan arasındaki fark,
ancak aç geçirilen bir gün ve susuz geçirilen bir saat kadardır.
HALİL CİBRAN

Gereksinmediklerini alırsan, gereksindiklerini satmak zorunda kalırsın.
(Filipinler Atasözü)

Altının dostu, sahibininse düşmanı çok olur.
V. Cambon

Gönül elibol olmadı mı, zenginlik pis bir dilencidir.
EMERSON

Birisini mutlu etmek istiyorsanız, servetini çoğaltmak yerine isteklerini azaltmaya çalışın.
(Arap Atasözü)

Ya para, ya güç, ya da gözyaşı.
(Anonim)

Yoksul olup da kıskanç olmayanlar onurlu kişilerdir.
H. ARLİNGTON

Zenginlik, ancak saçıldığında yararlı olan gübredir.
(Çin Atasözü)

Mal mülk arttıkça istekler de aşırı artar; kişi daha önce sahip olduklarının zevkine varacağına, henüz sahip olamadıklarının özlemini çeker.
E.V. EDİSH

Yüreğime en yakın olanlar, krallıktan yoksun bir kral ve dilenmeyi bilmeyen bir yoksuldur.
HALİL CİBRAN

Büyük servetler, çoğu kez insanları yalnızlaştırır.
T. WİLLİAMS

Bir zenginin mezar taşında şunlar yazılıydı:
Toplamayı yapar, çarpmayı bilir, hayatta çıkarmayı bilmezdi.
Öldükten sonra varisleri bölmeyi öğrendiler.
(Anonim)

SON IRMAK KURUDUĞUNDA, SON AĞAÇ YOKOLDUĞUNDA, SON BALIK ÖLDÜĞÜNDE,
BEYAZ ADAM PARANIN YENMEYEN BİR ŞEY OLDU⁄UNU ANLAYACAK.
Kızılderili Şef SEATLE

Eldeki para özgürlüğün aracıdır, ama peşinde koşulan para köleliğin aracıdır.
J.J. ROUSSEAU

Alçak ruhlu olanlar para arar,
yüksek ruhlu olanlar ise mutluluk arar.
OSTROVSKİ

Para insanı mutlu etmez. ama mutlu olmasını kolaylaştırır.
LACLOS

Her parasız kadın, koca peşinde koşan bir serüvencidir.
BERNARD SHAW

Para sevdasında olmayan kişi, her nerede olursa olsun selamettedir.
Ferideddin ATTAR

En dar zamanlarda bile ilgisiz işlere harcanacak devlet parası vardır.
A. MANZONİ

Paranın saklanması, kazanılmasından daha zahmetlidir.
MONTAİGNE

Ah neyleyim, yeşilim yok alım yok
Size yarar şekerim yok balım yok
Fukarayım, mangırım yok pulum yok
Ararsınız paralıca güzeller.
RUHSATİ

Sadece paranın hükmettiği yerde yasalar ne yapsın?
PETRONİUS

Parayı sevmiyorum, ama sinirlerimi yatıştırıyor.
J.C. KERSEY

Suçların anası yoksulluksa, babası da kafa yoksulluğudur
La BRUYERE

Bir parça altın karayı ak, çirkini güzel, adaletsizi adil, soysuzu soylu, yaşlıyı genç, alçağı yiğit yapmaya yeter.
SHAKESPEARE

Servet avcısı bir insandan daha aşağılık insan yoktur.
Siyasi partilerin varlık nedeni de budur.
O. GOLDSMİTH

Zenginlik, gurbeti vatan; yoksulluk, vatanı gurbet kılar.
Hz. ALİ

Borç, köleliğin başlangıcıdır.
VİCTOR HÜGO

Para aşkı: Kızlar alfabeyi öğrenmeden bunu öğrenirler.
JUVENALİS

“Para her şeyi satın alır” diyen adam, para için her şeyi göze alan adamdır.
BENJAMİN FRANKLİN

Para yağmuru altında insanın çok şeyleri delinir.
THOMAS CARLYLE

Her şeyin para ile ölçüldüğü bir yerde toplumsal adalet ve huzur hiçbir zaman gerçekleşmez.
THOMAS MORE

İnsanoğlunun hiçbir icadı para kadar fesatlık kaynağı değildir.
SOPHOKLES

Yoksula yardım eden, Tanrıya borç para vermiş gibidir.
ALFRED de VİGNY

Ekonomik büyüme yalnızca gereksiz değil, aynı zamanda yıkıcıdır.
SOLJENİTSİN

Rahatsız, gözü doymaz, telaşlı bir zengin, düpedüz yoksul kişiden daha zavallı gelir bana.
MONTAİGNE

Yoksulların gerçek trajedisi, tok gönüllü olmaktan başka seçenekleri bulunmamasıdır. Güzel günahlar, tıpkı güzel şeyler gibi varlıklıların ayrıcalığıdır.
OSCAR WİLDE


BİR ÇİN ŞİİRİ / Can Yücel

24/02/2010

BİR ÇİN ŞİİRİ


Davacı zengin, davalı yoksulsa
Zenginden yana işler yasa

Davacı yoksul, davalı zenginse
Davalıda kalır yine nizalı arsa

Davacı da davalı da zenginse davada
Özür diler çekilir aradan kadı.

Davacı da davalı da yoksulsa, bak,
Sade o zaman işte yerini bulur hak.

Can Yücel


BİR İŞÇİNİN HEKİME ÇEKTİĞİ SÖYLEV / Brecht

24/02/2010

Bertolt BRECHT

BİR İŞÇİNİN HEKİME ÇEKTİĞİ SÖYLEV


Biliriz nedir bizi hasta eden!
Söylenir bizi senin iyileştireceğin
hastalandığımız zaman.

Diyorlar ki, sen, tam on yılda
öğrenmişsin hastaları iyi etmesini
halkın parasıyla yapılan
güzel okullarda.
Dünyanın parasını dökmüşsün
olmak için bilgi sahibi.
Senin elinde öyleyse iyileştirmek bizi.

Ne dersin, elinde mi?

Seni gelince görmeye,
çıkartıyorlar üstümüzdekileri,
zor değil hastalığımızın nedenini anlamak,
şöyle bir bak üstümüze başımıza,
o saat öğrenirsin her şeyi.
Çünkü elbiselerimizi yopratan neyse,
odur vücudumuzu da yıpratan.

Rutubetten, diyorsun, vücudunuzdaki ağrı.
Duvarlarımızdaki leke de ondan.
Söyle öyleyse bize:
Rutubet nerden?

Ezdi bitirdi bizi
çok çalışmak, az yemek.
Sense öğüt verirsin,
dersin, kanlı canlı olun!
Suda büyüyen kamışa
demeye benzer bu:
çık başka yerde yaşa.

Ne kadar vakit ayırırsın bizim için?
Baksana, evinde bir halın var,
en azından beş bin muayene eder.

Haklı çıkarmak için kendini
bundan benim suçum yok
diyeceksin ister istemez.
Bizim evin duvarındaki
ıslak lekeye git sor:
o da bundan başka bir şey demez.

Türkçesi: A. Kadir


ZENGİNLER ve YOKSULLAR ÜSTÜNE / Shaw

23/02/2010

ZENGİNLER ve YOKSULLAR ÜSTÜNE


* Hırsızların kusurları, bankerlerin nitelikleridir.

* Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil; yemek mideyi doyurur, ruhu değil.

* Gerçekten yardımsever her kişi, dilencilere sadaka vermekten tiksinir.

* Toplumsal sorunları çözmeye hiç uğraşmayın: Yoksulun derdi işsizlik, zenginin derdi yararsızlıktır.

* İyi yetişmenin temelidir eşitlik; ama tüm iktisatçıların bildiği gibi, eşitlikle mülkiyet bir arada yürüyemez.

* Yaşamayı bir savaş olmaktan kurtarmak isteyen, hayatla barışmasını sağlayacak kadar para sahibi olmalıdır.

* Ölümcül yedi: Yiyecek, giyecek, ısınma, kira, vergi, saygınlık ve çocuklar… Paradan başka hiçbir şey bu yedi değirmen taşını insanın sırtından kaldıramaz ve bunlar kalkmadıkça da insanın ruhu yücelmez.

* Diş ağrısı çekenler dişleri sağlam olanları, yoksulluk çekenler parası bol olanları mutlu sanır.

* Kötüler zenginleşiyor ve güçlüler de uzun yaşıyorsa, doğa alçakların tanrısı demektir.

* Hiçbir zaman ulaşamayacağı sevgiye lanet edenler için, acımasızca paraya yönelmekten başka ne kalır geriye?

* Tutum ve göreneklerimizdeki ayrımı belirleyen, gelirlerimizdeki ayrımdır.

* Ortadan kaldırılması gereken kötülük, yoksulluğun birer sonucu olan günah işlemek, açgözlülük, papazlık, krallık, tekelcilik, içkicilik, bilgisizlik, demagoji, savaşlar, salgınlar ya da başka acılar değil, yoksulluğun ta kendisidir.

* Kazanmadıkları parayı dağıtanlar, başkalarının emeğiyle cömertlik yapanlardır.

* – Ben bir eşkiyayım, zenginleri soyarak geçiniyorum.
– Ben bir celtinmenim, yoksulları soyarak geçiniyorum.

* Zenginliğin yüceltilmesi ve putlaştırılması, zengin olabilmek için kumar oynama isteğini uyandırıyor yoksullarda, kazanma şansı milyonda bir olsa da…

* Dürüst olursam, yoksul bir insan kalırım. Kimse saygı göstermez, kimse hayranlık duymaz, kimse selam bile vermez bana. Ama atılgan, açgözlü, acımasız, başarılı ve varlıklı olursam, herkes saygılı davranır, değer verir, yakınlık gösterir, önümde eğilir… Ancak o zaman, dürüst olma lüksünü göze alabilirim işte!

Türkçesi: Şakir Eczacıbaşı

Bernard SHAW


Şiirler / Oktay Rifat

23/02/2010

Oktay Rifat

KUŞDİLİ

Param olsa satar mıydım
Kahverengi elbisemi
Damalı gömleği giyerdim
Alaca mendili takardım
Kuşdili’nden geçerdim
Param olsa satar mıydım
Kahverengi elbisemi

ADAM

Yoksulluğumun bulduğu adam
Benim gibi gurbetçinin biri
Çömeliyoruz yolun yamacına
İşsiz tütünsüz çaysız
Lafla laflayabilirsen
Aç açına.

KIRK ODALI

Kırk odalı ahşap bir konak
Gibi gök yağmur sel
Kapılar çarpadursun
Camlar kırık
Üfürüyor karayel
Bizse ocak başında
Bir ekmek bir tuz
Boynumuz bükük
Düşünüyoruz.

SIĞIRLA KEÇİ

Anamın boynu bükükse
Tek sığırla bir keçiye karşı
Göğsü avlunun taşlarınca sıcak.
Yıkık duvardaki tahta kapı
Bütün suyunu yitirmiş
Anamın ellerince budaklı.
Dut dutumuz gölgemiz aydınlığımız
Toprak damın üstüne eğilen
Dalına binip silktiğimiz
Tek sığırla bir keçiye karşı.

KIZLAR

Sırtlarındaki odun demetinin
Urganı ellerinde
Peşlerinde çam kokusu
Tokuşurken tomur meme
İki büklüm iniyorlar dağdan
Biri Hürmüz biri Şerif biri Zilha
Köhne çarık yarık taban
Ha gülüm ha.

ÇAMAŞIR YIKAYAN

Karşı avluya ne zaman dönse
Dikmiş dizlerini çömelmiş
Apış arasında güllü şalvar
Ak kolları dirseklerine dek köpük
Koca leğenin önünde
Körpe gelin çamaşır yıkar
Yanı başında isli bir kazan kaynar
Dokuz canın mintanı tumanı
Gökyüzüne ağar kara dumanı.

YAŞAMLA ÖLÜM

Yeni giysiler size düşmüş
Pılı pırtılar bize
Büyük konutlar bahçeler
Size döner yüzünü
Gecekondular bize
Ölüsünüz diyorlar
Size ölüm yoldaşlık etti
Yaşam bize.


ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YER / Metin Eloğlu

23/02/2010

ZURNANIN ZIRT DEDİĞİ YER

Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış;
Ama size kalacak.
Olur a, Sultan Süleyman bilememiş işini;
Ama siz bileceksiniz.
Şöyle sizinle beraber üç beş kişi;
Öte yanı kördöğüşü.
Bir gün yaşamışsınız, ömrünüzde bereket;
Akşam olmuş kendiliğinden;
Bir konağınız var dayalı döşeli;
Kapıda arabanız, oda oda mutluluğunuz;
Kadehte kuşsütü var, tabakta minaregölgesi…
Biraz da aşk masalı ekleyin bu düzene;
Eklediniz mi?
Oh, yaşamak ne güzel şeymiş be!
Güzeldir tabii…

Şimdi de bir oda düşünün bakalım;
Halı, kilim hakgetire.
Ekmeğin, katığın lafı hiç edilmesin,
Otu ocağı bir kalem geçin;
Beş kişi uzanmış bir sedire,
Basıyorlar küfürü;
Kime?
Ne bileyim ben, kime…
Bu oda niçin mi yoksul?
O beş kişi yoksul da onun için.
Bu bayların, bayanların derdi ne mi?
Ne olacak Memleketin derdi.
Peki ama, çaresi yok mu bu işin?

Ha şöyle,
Düşünmeye alışın.

Metin Eloğlu