ŞİİR / Ahmatova

07/04/2010

Anna AHMATOVA

(Rusya, 1889-1966)

ŞİİR

Bilgelik yerine alışkanlık geçerli
Alışkanlık, o tatsız besin.
Bugün bile acıyla düşünürüm,
Uzun bir vaaz oldu gençliğim.

Ya katettiğim o çorak yollar
O sevmediğim adamla!
Ve diz çöküp dua etmişliğim kiliselerde
Beni gerçekten sevmiş olan için!

En unutkanlardan da iyi öğrendim unutmasını
Ve gördüm nasıl akıp gider yıllar ardarda
Ve hiç öpülmedi dudaklarım hiç gülmedi gözlerim.
Kim geri verir onları bana, söyleyin kim?

Türkçesi: Attilâ Tokatlı


SON KARŞILAŞMANIN ŞARKISI / Ahmatova

12/02/2010

Anna AHMATOVA


SON KARŞILAŞMANIN ŞARKISI

Buzdan bir el kalbimi sıkıştırıyordu sanki
Ama bir düşte yürüyor gibiydim;
Sağ elimin eldivenini
Çıkarıp sol elime giydim

Bitmez tükenmez gibi geldiler bana
Oysa topu topu üç taneydi basamaklar
“Benimle öl..” diye fısıldadı
Akçaağaçların arasından sonbahar

“Aldatıldım ben.. Üzgünüm..
Uçarı, kötü yazgım aldattı beni…”
Dedim ki “Ben de, ben de öyleyim..
Ölürüm… Ölürüm seninle sevgili..”

Son karşılaşmanın şarkısıydı bu
Dönüp bir kez daha baktım karanlık eve;
Yatak odasının penceresinde
Mumlar, kayıtsız, sarı bir ışıkla parlıyordu…

Türkçesi: Ataol Behramoğlu


NE ÇOK İSTEĞİ VAR TATLI YÂRİN! / Ahmatova

27/01/2010

Anna AHMATOVA


NE ÇOK İSTEĞİ VAR TATLI YÂRİN!

Ne çok isteği var tatlı yârin!
İsteksizdir elbet aşksız insan.
Sevinç duyarım suyun sâkin
Saydam buz altında kalışından.

Ve atların buza – yardım et Tanrı’m! –
O aydınlık ve kırılgan olan,
Sakla, sende kalsın mektuplarım,
Gelecek’tir bizi yargılayan.

Açık, apaçık olman için ve
Bilge görünmen için onlara,
Senin o şanslı yaşamöykünde
Hiç yer verilir mi boşluklara?

Her nimet tatlıdır bu dünyada.
Sıkı dokunmuştur ağları aşkın.
Benim adımı ders kitabında
Çocuklar okusun, farkına varsın,

Bıyık altından gülümsesinler,
Bu hazin öyküyü öğrenince…
Aşk ve huzur vermedin, bu sefer
Acı bir şöhret ver, hiç değilse.

1913

Türkçesi: Kanşaubiy MİZİEV – Ahmet NECDET


[İNSANLARIN YAKINLIĞINDA…] / Ahmatova

26/01/2010

Anna Ahmatova

(Rusya, 1889 – 5 Mart 1966)

[İNSANLARIN YAKINLIĞINDA…]


İnsanların yakınlığında gizemli bir çizgi var,
Bu çizgiyi aşamaz tutku ve ölesiye sevmek.
Korkunç bir ıssızlıkta varsın birleşsin ağızlar
Ve çatlasın, parça parça dağılsın yürek.

Dostluk da güçsüzdür burada, yılları da
Yüksek mutluluk ateşinin,
Ruh özgürdür ve yabancıdır burada
Ağırkanlı bitkinliğinde şehvetin.

Çılgındır koşanlar buna erişmek için,
Erişenlerse bir özlemle uğramıştır bozguna.
İşte şimdi anladın sen, niçin
Çarpmıyor artık yüreğim avuçlarında.

Türkçesi: Azer Yaran


* * * / Ahmatova

26/01/2010

Anna AHMATOVA

* * *

Olur ilkyazdan önce böyle günler bilirsin

Çayırlar örtülmüştür kalın bir yığın karla

Rüzgârlar ılık eser yumuşacık ve hafif

Geldiğini duyarsın diri kuru dallarla


Tenin kamaşır birden, öyle aydınlanır da

Yabancı gelir artık oturduğun ev bir bak!

Bir şarkı vardı eski ve cansıkıcı bulurdun

Söylersin onu şimdi yeni ve anlamlı bularak


Türkçesi: Hilmi Yavuz


[DELİBAL ÖZGÜRLÜK KOKAR] / Ahmatova

08/01/2010

[DELİBAL ÖZGÜRLÜK KOKAR]

Delibal özgürlük kokar
Güneş ışınları, toz
Gençkız ağzı, menekşe
Altın hiçbir şey.

Rezede su kokar
Elma, aşk
Ama unutmamak üzre öğrendik:
Kan yalnızca kan kokar.

Boşuna, Romalı valinin ondan
Ellerini halkın önünde yıkaması
İçkarartıcı çığlıkları duyulurken halkın.
İskoçya kraliçesinin ufak ellerini
Ovup durması da boşuna
Temizlemek için kan lekelerini
Boğucu karanlığında krallık sarayının.

Anna AHMATOVA


[Siyah Tülün Altından…] / Ahmatova

23/12/2009

[SİYAH TÜLÜN ALTINDAN…]

Siyah tülün altında sıktım elini…
“Bugün neden büründün bu solgunluğa?”
– İçirdim ona buruk kederimi,
Sarhoş ettim sızdırasıya.

Nasıl unuturum? Yalpalayarak çıktı gitti.
Eğri bir acı konmuştu ağzına.
Korkuluklara değmeden merdiveni indim,
Ardından koştum avlu kapısına.

Soluk soluğa bağırım: “Şaka,
Tüm bu olanlar. Gidersen beni öldürürsün.”
Güldü tüyler ürperten bir rahatlıkla
Ve dedi: “Rüzgârda durma üşürsün.”

Anna AHMATOVA

Türkçesi: Azer Yaran