AYRI DÜŞMÜŞ SEVGİLİLER / Aragon

12/02/2010

Louis ARAGON


AYRI DÜŞMÜŞ SEVGİLİLER

Bir garda tıpkı sağır ve dilsizler gibi
Acıklı bir dil konuşarak gürültünün koyulaştığı yerde
Garip hareketler yapıyor ayrı düşmüş sevgililer
Kışın ve silahların beyaz sessizliğinde
Ve gecelerin bakarasında oluşmaya geldiği vakit yeniden
Düş onun ateş parmakları bulutlarda kesişirse
Ne yazık ki demir kuşların üzerine olur
Bu tarlakuşu değil Ey yabanıl Romeo’lar
Ve bülbül de değil cehenneme dönen gökte

Ağaçlar insanlar duvarlar
Hava bej rengi bej ve bej
Anılar gibi duygulandılar
Karla kaplı bir dünyada
Geldiği an Fakat aşk da
Yine bulur arpejini
Hüzün dolu bir mektup ölesiye
Hüzün dolu bir mektup ölesiye

Kış birisinin yalnızlığına benzer
Kıştadır şarkı söyleyen kristaller
Donmuş şarabın anlamsızlaştığı yerde
Hüzünlü bir türkünün yavaşladığı yerde
Ve beni saran müzik
Çalar çalar çalar saatleri
Yelkovan döner ve gıcırdar zaman
Yelkovan döner gıcırdar zaman

Altın eşim kasımpatım benim
Mektubun niçin o kadar acı
Seviyorsam seni niçin mektubun
Açık denizde bir geminin batması gibi
Öylesine çığlıklar atar
Acı rüzgârların bastırdığı çığlıklar
Kendi uyaklarının titreyişiyle
Kendi suçlarının titreyişiyle

Sevgilim geriye kalan ne var
Sadece sözcükler bizim dudak boyamız
Sadece donmuş sözler bir ökseye takılan
Gün ki umutsuz şekilde doğar
Düş görür sürünür ölür doğar yeniden
Gesvres şatosunun hendeklerinde
Borunun benim için çaldığı yerde
Borunun senin için çaldığı yerde

Biricik hazinemizi yaratacağım bu sözcüklerden
Azizlerin önüne konan sevinç dolu buketler
Ve onları uzatacağım tatlım bu sümbülleri
Bu yörekent leylaklarının yavşanların mavisini
Ve kadife bademi dallarıyla satılan
Mayıs panayırlarında o beyaz çanlar gibi
Mügenin bizim toplamaya gitmeyeceğimiz taa
Taa ah çiçekli sözcükler gevşer orda
Çiçekler döker çiçeklerini esintisiyle rüzgârın
Ve kapanır gözler cezayir menekşeleri gibi
Yine de şarkılar söyleyeceğim senin için yankı verinceye kadar
Seni sonsuz sevecek olan yüreğimdeki kırmızı kan
Bu nakarat bir tralallam gibi gelebilir insana
Belki de bir gün söylediği sözcükler
Bu yıpranmış bu basit yüreğin işareti olacak
Şahane bir dünyanın bir tek sen bileceksin
Güneş parıldıyorsa ve titriyorsa sevda
Bunun nedeni sonbaharda bile inanmayarak ilkbahara
Ben başkalarınınkine benzemeyen bir tralallam söylemiş olacağım


Türkçesi: Gertrude Durusoy-Ahmet Necdet

Reklamlar

KALBİM / Aragon

06/02/2010

ARAGON


KALBİM


Kalbim senin sesinde çırpınıyordu bir yelken gibi
Sen olan bir akşamdı kapılar örtüldüğünde
Ve bir giysinin dinlenişi gibi sandalye üzerinde
Görülen şeylerin bütün çıplak ve uzun geçmişi

Akşamda bütün varolmamış akşamları andıran
Dünya kendiliğinden hatırladığında hemen her şeyi
Gazete okumak için vakit çok geç değil mi
Ancak kendi nabzının atışını duyuyor insan

Bir bahçenin hıçkırığı kanıyor bir yerlerde
Belki de bir tedirginlik köpeğiydi bu
Kulak uzun uzun inceler suskunluğu
Dinlerim dirseğime dayanarak ve birdenbire

Düş görmektesin işte

Türkçesi: Gertrrude DURUSOY – Ahmet NECDET


İKİ KANUN AYININ ŞİİRİ / Aragon

31/01/2010

Louis ARAGON


İKİ KANUN AYININ ŞİİRİ

Benim aşkım tıpkı bir menekşedir, mor, diş izleri gibi
Aşkım işler yüreğime çıplak ayağın kumlara gömülmesi gibi
Suyun derin öpüşleri susamış gibi hep onun izini gözler
Aşkım benim o dingin gece yarısıdır ülkeden ülkeye gider
Sensin benim aşkım, gümüşlenir odalarda aynalar senin sayende
Biricik aşkım, dalgın aşkım, hava gibi ve sanki değişen gölge
Diri aşkım benim, sümbül adımlarıyla yaşamımda yürümektedir
Güzel aşkım, ki rengi yüreğimin boyadığı biricik renktedir
O uzun gece gömleğinde, yakan aşkım benim, ey kadınım
Alevlerin okşamak için toprağa yayılması gibidir cânım
Acımasız aşkım, dokunur dokunmaz dağılan bir çiçek demeti
Aşkım benim, titrek dudaklarımın yedi iklimde izlediği
Aşkım benim, bütün diller onun için bağrı açık gömlektir
Yumağı karışmıştır cümlenin ve iki eli böğründe bir haldedir
Aşkımın eşiğinde çünkü dil unutur bütün hile ve oyunlarını
Başka bir sözcüğüm de yok bu kapıda söylemek için aşkımı
Kim anlatabilir ki gün ışığı nedir ve nasıldır bir köre
İşte şiir de ölür böyle sevdadan aşk sözleri söyleye söyleye
Can verir tıpkı, ayın son çeyreğinde bir yılın bitişi gibi
Anıların çürüyüp küflendiği şarkısız bir ülke gibi
Yazdım ben bu dizeleri dipsiz uçurumunda mutsuzluğumun
Acıdan kıvranırken yarından umutsuz birine benziyordum
Bulamayan kazıtmak için bir anlamlı yazıt mezar taşına
Güllerin ölümüne benzeyen o iki sözcük Aşkım benim’den başka

* Aralık ve Ocak ayları anlamına gelen Arapça “Kânun” sözcüğü özgün şiirde yer almaktadır.

Türkçesi: Özdemir İnce


[BANA BAKTIN GÖZLERİNLE] / Aragon

30/01/2010

Louis ARAGON


[BANA BAKTIN GÖZLERİNLE]

Bana baktın gözlerinle ıssız ufka dek
Anılardan yıkanmış gözlerinle
Bana baktın saf unutuş olan gözlerinle
Bana baktın üzerinden belleğin
Başıboş nakaratlar üzerinden
Solmuş güller üzerinden
Aldanmış mutluluklar üzerinden
Yürürlükten kalkmış günler üzerinden
Mavi unutuş olan gözlerinle baktın bana

Bir şeycikler anımsamıyorsun olan bitenden
Sevgilim
Anımsamıyorsun insanları görünümleri
Gittin kendi kendinden duman dalgaları gibi
…………

Sana söz geçmişten konuşmayacağım bir daha
Bugün adımlarından başlıyor her şey
Bir kıvrımıdır giysinin bana yaşamaktan kalan
Başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben

Sevgilim sevgilim inanıyorum sana

Türkçesi: Sait Maden


ELSA SENİ SEVİYORUM / Aragon

29/01/2010

Louis ARAGON


ELSA SENİ SEVİYORUM


Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sakın da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin

Seninle bütün bir mevsim ne güzeldi
O yaz kitaplardaki kadar öyle güzeldi
Manastır ormanında seni mutlu ettiğimi sandım
Toulon rıhtımında akşamın rengine kandım
İster bana budala ister çılgının teki de
Mutluluk nedir ki umutlar çekip gidince

Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sak›n da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin

Geçen yıl yapraklar solarken şarkı söylüyordum
Veda ederken bile bir gün görürüm diyordum
Ölenler dünyaya yeniden geleceğini sanır
Tatlı sözlere kananlar ergeç aldanır
Gözlerime bak hele orda nice güzelsin
Yüreğimi çılgınlıklarımı duymuyor musun

Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sakın da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin

Solgun bir piyaniste benzeyen güneş bak işte
Hep aynı sözleri aynı şarkıyı söylemede
O tehditten uzak günleri sevgili anımsa
Ne mutluyduk ikimiz evimizde Montparnasse’da
Artık yaşam karadüzen sürüp gidecek
Soğuk Akşam oldu şimdiden Tekliyor yürek

Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sak›n da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin

Pörsümüş bir yonca gibi sana sunduğumda hani
Ne sevmiştin bu şarkıyı üzgün sesini
O gün bu gün el değmemiş uyuyordu bende
Unutulmuş çekmeceden şimdi çıkardım işte
Hiç değilse sevdiğin bir şey buldum diye avundum
Elsa’m halden anlamazım seni nasıl seviyorum

Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sakın da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin

Billur bir şarkıdır bu seni mırıldanıyor
Söylediğim her sözcük boşuna değil diyor
Gün gelir sözcükler de dönüşür gözyaşına
Gün gelir sözcükler de büyü’dür tek başına
Sevgilim çarpıp duran şu pancuru kapatalım
Yağmur damlasının sesiyle biz bize kalalım

Kıyısında öpüşlerin
Ne çabuk geçiyor zaman
Sakın da ola sakın aman
Geçen günler incinmesin

Türkçesi: Erdoğan ALKAN


SANA GELDİM / Aragon

28/01/2010

Louis ARAGON


SANA GELDİM


Sana geldim denize giden bir ırmak gibi
Yatağımı değiştirdim dağlarıma kıydım
Herşeyi boşladım senin uğruna
Dostlarımdan ayrıldım çocukluğumu unuttum
Ömrümün her damlası tuzunu sonsuzluğundan aldı
Güneşin dağıttı folklorumu
Kanımın düşlerimin çılgınlığımın ecesi
Sana verdim belleğimi bir tutam saç gibi
Artık yalnız senin karlarında uyuyorum
Yatağımdan çıktım perilerimi kovdum
Boşverdim nicedir efsanelerime
Efsaneler ki onlarda
Rimbaud vardı Cros ve Ducasse vardı
Gece yarısı ağlayan Valmore
Nerval ve ipi vardı
Lermentov’u vuran kurşun benim yüreğimden geçerdi
Ayaklarınla böldüğün
Ellerinle saçtığın yüreğimden
Bir zorlu yel gibi ormana tutkun
Sabah süpürülüp evden atılan
Bütün bir gün görünmeden sabredip
Yeniden gelen tozum
Sarmaşığım sessiz soluksuz büyüyen
Sana bağlı bir sarmaşık sökülüp atılıncaya dek
Basa basa aşındırdığın taşım
İskemleyim seni bekleyen eski yerinde
Alnının boşluğa bakarken yandığı camım
Yalnız sana yönelmiş beş paralık bir romanım
Bir mektubun açılıp sonra okunması unutulmuş
Tamamlamaya değmez yarım kalmış bir tümceyim
Ürperişi çiğnenmiş odaların
Geçerken yaydığın güzel kokuyum
Ve sen çıkıp gidince mutsuzum aynan kadar

Türkçesi: Erdoğan Alkan


Sana Bir Sır Söyleyeceğim / Louis Aragon

29/11/2009

SANA BÜYÜK BİR SIR SÖYLEYECEĞİM


Sana büyük bir sır söyleyeceğim Zaman sensin
Zaman kadındır ister ki
Hep okşansın diz çökülsün hep
Çözülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
Bir taranmış bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiği ayna gibi
Zaman sensin uyuyan sen şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan bir bıçak gibi
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu mavi çanaklarda kan gibi durdurulmuş zamanın işkencesi
Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Ve bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler asıl demek istediğim bu
Hazzın ötesinde sevgim hiç bir zaman erişemeyeceği yerde bugün sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum solup alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın

Sana büyük bir sır söyleyeceğim. Her söz
Dudağımda bir dilenen zavallı
Acınacak bir şey ellerin için kararan bir şey bakışının altında
İşte bunun için diyorum ikide birde seni seviyorum sözünü
Boynuna takabileceğin bir tümcenin o parlakça kalp kristalini
Kaba konuşmamdan gücenme benim. Bu konuşma
Ateşte şu tatsız cızırtıyı çıkaran sudur o kadar

Sana büyük bir sır söyleyeceğim Bilmem ben
Sana benzeyen zamandan söz açmayı
Bilmem senden söz açmayı bilir görünürüm
Tıpkı uzun bir süre garda
El sallayanlar gibi gittikten sonra trenler
Bilekleri sönerken yeni ağırlığından gözyaşlarının

Sana büyük bir sır söyleyeceğim Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan korkuyorum senden

Sana büyük bir sır söyleyeceğim Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim

ARAGON

Türkçe: Sait Maden