Câme-hâb Ol Âfeti… / Bâkî

25/12/2009

BÂKÎ

(1526 -1600)

Câme-hâb Ol Âfeti…

Câme-hâb ol âfeti aldıkça tenhâ koynuna
Sanırım ebrin girer mâh-ı şeb-ârâ koynuna

Subh-dem ey fâhte bîhûde efgân eyleme
Çün girersin her gece bir serv-i bâlâ koynuna

Niçin ağlarsın felekten bilsem ey şebnem seni
Girmesen bâri hele bir verd-i ra’nâ koynuna

Dür dişin vasfında şi’rim defterin gördü meğer
Kim sadef mecmuâsını aldı deryâ koynuna

Ruhlerin şevkiyle pür-dağ etti Bakî sînesin
Bir avuç berg-i gül-i ter koydu güyâ koynuna


GAZEL / Bâkî

12/12/2009

BÂKÎ

(1526 -1600)

GAZEL

Söylemez küsmüş bana cânâne söylen söylesin
N’eyledim ol yâr-ı âlî-şâne söylen söylesin

Nâz ile güftâre gelmezse helâk eyler beni
Ol cefâ vü cevri bî-pâyâne söylen söylesin

Derd-i aşkı gayrdan sorman ne bilsin çekmeyen
Ânı yine âşık-ı nâlâne söylen söylesin

Hâr zahmından neler çektiğimi gülzârda
Bâğbân-ı bülbül-i giryâne söylen söylesin

Baki’yâ dil durmasın güftâra takat kalmadı
Vaktidir ol husrev-i devrâne söylen söylesin


AŞK ve ÖZLEM İçin Beyitler

04/11/2009

minyatr29

Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım
NAHİFÎ

Bir demir dağı delip boynuna almak gibidir
Her kişi âşık olurdu eğer âsân olsa
Taşlıcalı YAHYA

Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek
YAVUZ SELİM

Seni candan ziyâde cânânım
Sevdiğimdir, günâhımı bilirim.
FASİH DEDE

Alemi pervâne-i şem’i cemâlin kıldı aşk,
Cân-ı âlemsin fedâ her lahza bin candır sana
FUZÛLÎ

Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik
Yenişehirli AVNÎ

Gören sanır ki safâdân semâ-ı râh ederim
Döner döner bakarım kûy-i yâre âh ederim
ESRAR DEDE

Hep seninçündür benim dünya cefâsın çektiğim
Yoksa ömrüm varı sensiz neylerim dünyâyı ben
BÂKÎ

Meğer sevda imiş canın mayası
Ona mihman imiş yüzün aynası
NİMRÎ DEDE

Gören sanır ki safâdan sema’-ı râh ederim
Döner döner bakarım kûy-i yâre âh ederim.
ESRAR DEDE

Vâızın nâr-ı cehennem dediği firkat imiş
USÛLÎ

Gel, gel ki cümle savm ü salâtın kazası var
Sensiz geçen zemân-ı hayâtın kazası yok
NESÎMÎ

Ne şeb ki kûyine yüz sürmesem o dem ölürüm
Ne gün ki kâmetini görmesem kıyâmet olur.
NEF’Î

Duramaz yârsız gurbette âdem
Olur dîdârsız cennet cehennem.
TAŞLICALI YAHYA BEY

Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim
Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni
FUZÛLÎ

Yârdan mehcûr iken düştük diyâr-ı gurbete
Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne.
RÂSİH

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir
Müptelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat
SÂBİT

Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız
Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden.
SELİM-İ SÂNÎ

Sen gelmeyince hâtıra bilsen neler gelir.
NÂBÎ

Bülbülden işit nâliş-i hasret neye derler
RAGIP PAŞA

Yârdan mehcûr iken düştük diyâr-ı gurbete
Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne
RÂSİH

Kış geldi firak açmadadır sîneme yâre
Vuslat yine mi kaldı güzel fasl-ı bahâre
(Laedri)

Su uyur düşman uyur haste-i hicrân uyumaz
ŞEYH GALİB