BAYAN ELMA / Engin Turgut

16/10/2009

bayanelma

BAYAN ELMA

Gök, kuşun uçuşunu görüyor. Gövdenizdeki ıslığı seviyorum.
Sizdeki tenha, ruhunu sevindiriyor kuğunun. Kalbinizin yarısı
yara, yarısı bende kaldı. Şu bulutları toplasam, birimizin yüzü
kar fırtınası…

Memnun cümle, ahşap yalnızlıktan kovulur. Kuş uyur,
ten uyumaz. Her şey öyle kalmıyor, had safhada masum bir
akşamsınız. Yaprak devrilebilir, fakat siz devrilmeyen
bir aşksınız…

Boş bulunmuştum sisinizde. Aşk diyordum aşk, hayallerime
sarılıp. Bir gülümseme, siliyor etini günahların. İhanet,
yolculuğundan cayıyor. Görmediğim bir rüyanın pastel derdi
üzerimde kalıyor. Bende sizinle su olup, dünyaya akmak
arzusu var!..

Yanlış veda, düşüncenin cebine sığmıyor. Dünyanın kalbi
kırıldığından, kuşlara karıştığımdan beri size delirdim, size
şımardım. Siz, ağzınızda uçurumlar biriktirmeyin. Küçük
bulutlara binip, bana gelin. Bana elmanızla, yağmurunuzla
gelin. Dantelin altında ten uyumuyor, sıyırıp atalım tenimizi,
ışığın arkasına yuvarlansın aklımız…

Siz orada, bir üzüm kadar sıkılıyorsunuz. Ey yüzümün
zarını öpen su, ey ağlar gibi yürüyen, rüzgâr gibi savrulan su,
bir fasıl daha geçtiniz kalbimin önünden. Kasırganıza
dokunsam ömrü uzar kimsesiz şarkıların. Suçsuzluğunuz
düşlere ayarlı, sözleriniz sütun, kelimeleriniz ikon,
gözlerinizden fırlıyor orman, göz gözü görmüyor, gözüm
önüme aksın…

Tırnaklarınızda alizarin kırmızısı. Uzun sarı saçlarınız
bardağımı taşırıyor. Işık nasıl da kırılıyor saçlarınızda.
Boşluk akıyor ellerinizden, o pembe uzaklığınıza duman
tanımıyor melekler. Her şeyin bir kederi vardır ya;
kederi bana verdiler…

Ah, tende heves, aşk sizde durmuyor…

Engin TURGUT