“Lâle Hadler..” ve “Nice Kâkül Nice Mû..” / Necâtî

11/12/2009

NECÂTÎ

(? -1509)

NİCE KÂKÜL NİCE MÛ…

Nice kâkül nice mû sünbül-i gül-bûdur bu
Dil-i uşşâkı perişân edici budur bu

Ne gönül koydu ne göz hâl-i ruh u ârız-ı yâr
Oda yanmaz suya batmaz nice câdûdur bu

Umarım haşrda can oynadığımdan duyalar
Mâh-rûlar diyeler birbirine odur bu

Yürü yıllarla yelersen yetemezsin ey dil
Şol cihetten ki perî şiveli âhûdur bu

Tenime ayrı erer cânıma ayrı sitemin
Tîg-i hûn-rîz-i cefâ-pîşeden ayrıdur bu

Gözümün penceresin yapmağa hükm eyledi şer’
Ki nigârın harem-i hüsnüne karşudur bu

Yine sihr etti Necâtî nice söz nice gazel
Leb-i dilber sıfatında bir içim sudur bu

LÂLE HADLER YİNE GÜLŞENDE…

Lâle hadler yine gülşende neler etmediler
Servi yürütmediler goncayı söyletmediler

Taşradan geldi çemen mülküne bîgâne deyi
Devr-i gül sohbetine lâleyi iletmediler

Âdeti hûbların cevr ü cefâdır amma
Bana ettiklerini kimselere etmediler

Hamdülillâh mey-i can-bahş ile sâkîlerimiz
Ab-ı hayvan ile kevser suyun istetmediler

Hele ol kaşları yâ okları peykânlarını
Sîneden çekmediler yüreği oynatmadılar

Bin güzeller bulunur Yûsuf’a mânend amma
Bu kadar var ki bular kendilerin satmadılar

Ey Necâtî yürü sabr eyle elinden ne gelir
Hûblar cevr ü cefâyı kime öğretmediler