SENİN MAHZÛNUN OLMAK… / Nev’î

25/01/2010

NEV’Î

(1533 – 1599)

SENİN MAHZÛNUN OLMAK…


Senin mahzûnun olmak bana şâdân olmadan yeğdir
Gamınla ağlamak ellerde handan olmadan yeğdir

Cihânın izz ü câhın böyle iz’an eyledim ben ki
m
Eşiğinde kul olmak dehre sultân olmadan yeğdir

Düşüp kûy-ı harâbât içre sûfîkâse-lîs olmak
Serîr-i devlete fağfûr-ı hâkân olmadan yeğdir

Cihân-ı bi-sebâtın rağmına devr ettirip câmı
İçip lâ-ya’kul olmak şâh-ı devrân olmadan yeğdir

Şarâb-ı aşk ile Nev’i gibi mest-i müdâm olmak
Bakıp bu ni’met-i dünyâya hayrân olmadan yeğdir


DÜN GİCE SOHBETİMİZ… / Nev’î

09/12/2009

NEV’Î

(1533-1599)

DÜN GİCE SOHBETİMİZ…

Dün gice sohbetimiz yâr ile rindâne idi
Sâgar idi ben idim şem’ idi pervane idi

Gözü bâdâmını nukl etmiş idik bezmimize
Dirhem-i eşk-i revân anda harifâne idi

Ruhuna dağlarını etmiş idim âyîne
Ser-i gîsûy-ı perişâna elim şâne idi

O gice sâki ile sâgara hacet yoğ idi
Dil ü dîdem bana peymâne vü meyhâne idi

Her gedâ-meşreb olan ol deme ermez Nev’î
O da bir lûtf-i Hudâ bahşîş-i şâhâne idi