GÜZELLİK / Sabahattin Kudret Aksal

03/02/2010

Sabahattin Kudret Aksal


GÜZELLİK

Gördüm sizi bir bahçede hamakta
Güzelden de öte Güldeste’ydiniz
Bir damla gözyaşı beyaz zambakta
Siz orada aşkla mı söyleştiniz

Hangi zamanda yaşadınız hangi
Ya nerde! Belki de Eldorado’da
Anımsıyorum o ışık hevengi
Bir figür müydünüz yoksa Seurat’da

Yine de! İlk rastlantıyı ah bilsem
Doğmadan önce mi nasıl bir düşte
Geriye mi dönsem daha mı gitsem

Görkeminizde tanrıça edası
Ve koştum arkanızdan dedim işte
Ola ki bu Platon’un idea’sı.

Reklamlar

ELİNLE / Sabahattin Kudret Aksal

24/01/2010

SABAHATTİN KUDRET AKSAL

(1920 – 1993)

ELİNLE

Seninle sabahların aydınlığı otların ışıyışı seninle
Sonsuzlukta arınmış ovada çığlıkları koşup giden atların
Kirimi pasımı suyu sabunu bol bir teknede yudun yıkadın
Aldın kaba doğayı düzenledin yeni baştan bir güzel elinle

Su kuşlarıyla allı pullu donanma fenerleriyle ardıçlarla
Bezedin düşsel gelinler örneği bir boydan öbür uca evreni
Adım atmak yeniydi seninle uyumak uyanmak solumak yeni
Mutlulukların çiçek açan denizi göz gördüğünce giden tarla

Kanat vurur başının üstünde döner durmadan bir mavi güvercin
Aydınlığında gecemin boy atan yabancıl bitkilerime azık
Yaşantımı sürdürme gücüm benim günüm geceme düşen ışık
Özgür dileğim kara ağaçlar değin köklü ölüm isteğim


ANI / Sabahattin Kudret Aksal

23/01/2010

ANI

Eski zaman rüzgârla girerdi odaya,
Güney rengi rüzgârla, bir tutam bulutla,
Yüz ikindilerinin esrik kokusuyla.
Gelir otururdu evi gibi, en eski
Evi gibi, geçmiş günlerin sedirinde,
Bir buğuydu usulca tüten çaydanlıkta.

Işıklarla oynar, tüyden hafif balonlar
Uçurur havada, yakalamak isterim
Birini, dokununca solar avucumda.
Bir yüzü düşünür, bir yüzü anımsarım,
Sonsuzluğa açılan pencereye dönük,
Nerde şimdi, hangi düşsel denizde yitik!

Ne zaman, nasıl bir imbikten çekilmiş,
Binbir gündüz ve binbir geceden toplanmış,
Ufak tefek kırıntı, tülbentler, bohçalar,
Lâvanta çiçekleri kutularda saklı,
Tadından ürperen minder, mangal ve kedi,
Ceviz sandık, bir zamanın resimleriydi.

Döner durur kuş gibi saçaklarda, vurur
Kendini oradan oraya, ağaçlara;
Düşer avlumuzun orta yerine sessiz,
Ölüsü eski zamanın, yaşamdan sıcak.
Kanım sanki, şimdi kalktığım yatak sanki,
Çocuk gökyüzüm benim uçurtmalardaki.

Sabahattin Kudret Aksal


AK AYDINLIĞI AKLIN / Sabahattin Kudret Aksal

21/01/2010

Sabahattin Kudret Aksal


AK AYDINLIĞI AKLIN

Sen gecenin güne döndüğü vakitte
Su yüzünde biçimlenen
İlk ışık parçası
Beni koyup gitme

Taze yapraklarından kocamış ağacın
Düşen çiğ tanesi
Su kokusu
Duru sessizliği ormanın

Uyanan insanın
Yüzündeki gülümseme
Yaşama dileği
Yatağından doğrulanın

İlk süprülen sokak
Açılan kapı
Kalkan pencere
Uğultusu başlayan günün

Atılan her adımda
Gittikçe hızla gittikçe deli
Gittikçe tutulmaz
Vuruşu yüreğin
Sen mutluluğu uçan kuşun
Yüzen balığın
Dolan yemişin
Sereserpe ovanın

Daha beter maviye
Çalan mavinin
Yeşile alabildiğine susamış
Koşan yeşilin

Çılgınlığı dileklerin
Umutların atılışların
Sevdaların
Karşı konmaz tutkuların

Tadı bir yudum suyun
Yüzüme değişi havanın
Getirdiği dirilik
Güneşin bedenime

Beni koyup gitme özsuyu ağacın
Yürüyen kökten gövdeye
Gövdeden dallara doğru
Yaprağı aydınlatan

Hayvanın bacağındaki çeviklik
Işık gözündeki
Dön dolan damarlarımda
Duyur etkini

Beni koyup gitme
Sen ak aydınlığı aklın


OKUL DIŞI / Sabahattin Kudret Aksal

03/01/2010

OKUL DIŞI

Bakın şimdi şu sayacağım şeylerin
Okulu yok.
Gökyüzünde rastgele bir bulut parçası için
Körükörüne tutkunluğun,
Ağacın birine durup dururken abayı yakmanın,
Sigara içmekten
Kibrit çakmaktan alacağınız keyfin,
Okulu yok.
Yaz geceleri cırcır böceklerini
Dinlemeyi bilmenin de okulu yok.
Okulu yok ekmeği peyniri domatesi
Küçümsememenin,
Sözün sazın oyanın yazmanın,
Halisini seçmenin,
Daha buna benzer nice
Nice şeyin okulu yok.
Ama dilerseniz hepsini öğrenebilirsiniz.
Biraz çaba,
Yeter

Sabahattin Kudret AKSAL


AİLE / Sabahattin Kudret Aksal

23/11/2009

 

AİLE

 

Saatin on biri çalmasından sonraydı
Gördüm ev halkının dağıldığını birer birer
Bilmem soyunmaya mı gittiler
Bir zaman sonra hepsi uykudaydı

Baba yaşamadaydı geçmiş zamanı
Bir pencere açık dururdu düşüncesinde
Bir kadın eşsiz elbiselerinin içinde
Ne uzun zaman sevmişti onu

Çocukların derdindeydi anne
Biricik umudu çocuklarının
Çekirdeği değil mi onlar dünyanın
Dalmıştı bir derin uykuya öylesine

Yaşanacak bir anın sevincinde genç kız
Balkonundan uzanır gibi sarktı yatağından
Gülümsedi durdu karanlık dünyasından
Başına gelecek cümle aşktan habersiz

Evin erkek oğluna gelince
Bir çemberin peşinde buldum onu
Gelmez zannederek bu koşmanın sonu
Yaşadı bu oyunu kaderince

Hepsi iyiydi, iyi ve rahat
Bir aileydiler koynunda gecenin
Kalplerinde asılı duran bir bilmecenin
Anahtarını almış götürüyordu bir at

Sabahattin Kudret AKSAL


Tomurcuk / Sabahattin Kudret Aksal

03/11/2009

sabahattin_kudret_aksal

TOMURCUK

Vazgeçmededir aşkın güzelliği
Boy atarken alabildiğine gür
Düzlerde ırmaklar örneği yürür
Yeşerirken ak bademin çiçeği

Güzelliği vazgeçmededir aşkın
Dur kapısında bu masal ülkenin
Suyun ışığı kokusu yeşilin
Bırak bir deli tomurcukta kalsın

Aşkın güzelliği vazgeçmededir
Bilmediğin suların yaman dibi
Başında ilk yazın ağaçlar gibi
Bir gün daha beter büyür güçlenir.

Sabahattin Kudret AKSAL