BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM / Ümit Yaşar

11/04/2010

ÜMİT YAŞAR

(1926 – 4 Kasım 1984)

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM

Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğumu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heyecanıyle

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özleyeni, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

Reklamlar

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM / Ümit Yaşar

06/04/2010

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM

Dağbaşında bir avcı kulübesi
Yerler dizboyu kar
Ocakta ateş
Dışarda rüzgâr
Hadi gel
Önce sevişmeliyiz uzun uzun
Yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız
Bütün vücudunu santimetre karelere ayırıp
Birer birer öpmeliyim
Ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana
Böylece ölmeliyiz
Aradan yıllar geçip
Bizi buldukları zaman
Etlerimiz çürümüş olsa da
Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden
Hadi gel
Nefes almak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum.

Ümit Yaşar


ÇİGAN GÖZLER / Ümit Yaşar

08/03/2010

ÇİGAN GÖZLER

Şarkısız ve sensiz kaldığım nice akşamlar
Gözlerin geçer aklımdan özlemler içinde
Gözlerin bir çigan müziği güzelliğinde
Kirpiklerinde keman bebeklerinde gitar.

İç ürperten sesin her gece odama dolar
Bir buğu yükselircesine göğe kadehten
Nasıl başım döner nasıl mest olurum bilsen
Ağlarım saçlarında gün doğuncaya kadar

Mutluluk bir ateştir uzaklarda yaktığın
Ki binlerce yay çekilircesine derinden
En hazin şarkıları dinlerim gözlerinden

Büyür gitgide hüznü içimde yalnızlığın
Dinlerim o hiç susmak bilmeyen çiganları
Ve bir musiki halinde geçen zamanları

Ümit Yaşar


ÖNCE ELLERİN / Ümit Yaşar

13/02/2010

ÖNCE ELLERİN

Önce ellerini gördüm; nasıl aydınlıktı öyle
Yıllardan bir yıl, vakitlerden bir akşam
Kovdu çevremden bütün kötülükleri
Önce ellerin
Önce ellerini gördüm, tuttum, bırakmam

Bilmezdim eskiden ben bu şafakları
Öğrendim nasıl da güzelmiş yeryüzü
Bir mutluluk yayılır avuçlarından
Önce ellerin
Benim dinlediğim ellerinin türküsü.

Yağmur mu yağan öyleyse dinle
Islandım, üşüdüm senden uzakta, beni bırakma
Tut ki sensizlik bir ölüm başka türlü
Önce ellerin
Önce ellerin geliyor aklıma.

Bir büyük resim çiziyorum gökyüzüne, seyret
Şu bulut ellerin işte, mutlu, serin, beyaz
Ne güç bu rengi bulmak, bu rengi vermek sana
Önce ellerin
Ellerin bir duygudur anlatılmaz.

Gün olur hüzünlü bir musikidir duyduğum
Ellerinde keman telleri, piyano tuşları
Öyle bir yaşamaksın ki hiç yaşamamak
Önce ellerin
Önce ellerin sonra bu gözyaşları.

Dupduru yeraltı nehirleri gibi
Öyle aydınlık gülüşün kadar
Her şey bir gün çekilir, biter ve ölür
Önce ellerin
Ve yokluğumuzda sonra ellerin yaşar

Ellerin anlatır sabahın olduğunu
Ellerin yoksa bil ki gece ve karanlık
Mevsimler onlarla değişiyor görüyor musun?
Önce ellerin
Anlasana ellerindeyim artık.

Ümit Yaşar


BİR GÜN / Ümit Yaşar

09/02/2010

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

(1926 – 4 Kasım 1984)

BİR GÜN

Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanlan çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum

Gecelerden bir gece uyanırsan apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kalbimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum


S’imge : GÜZELLİK

01/02/2010

S’imge GÜZELLİK Sayımızda Türk ve Dünya edebiyatından seçilmiş 21 düzyazı ve 32 şiir yer alıyor.

Ahmet Muhip Dıranas

SEN VE GÖKYÜZÜ

Bir güzelim sensin, bir de gökyüzü.
Gerisi denizler ötesi, hepsi.
Gökyüzüm gündüzüyle, gecesiyle,
Sen güzelim aşkıyle, neşesiyle
Uyumlu, esgin, elele, ikiniz,
Mutlarla bezer, gönendirirsiniz
Ömrümü, kıyısında bir akşamın.
Bu kutlu anlarında yaşamanın
Solumayı bile unutuyorum;
Sanki ölümsüzlüğü tutuyorum!
Ya o gökyüzü; öylesine mavi
Üstümüzde, öylesine ebedi
O gökyüzü ve öylesine gerçek;
Büyük, büyük, büyük, kocaman çiçek.

İlhan Berk


BEN SENİN KRALLIĞIN ÜLKENE YETİŞTİM

Ben senin krallığın ülkene yetiştim
Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle.
Her sabah büyüten denizimizi böyle
Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim.

Sen o çıktığım sularsın, zencim benim.
Denize bakan evler gibiydim seninle.
Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle.
Beni şey et gülüşlerini bekleyeyim.

Sen gittiğim o ülkesin varılmıyorsun
Vurmuş sonrasız nasıl en güzel sulara
Güzelliğin balıkları gibi İstanbulun.

Şimdi her yerde ne güzeldiniz o kalmış
Yankımış denizlere öbür kadınlara
Dünyada sizinle İstanbul olmak varmış..

Cemal Süreya

YAZMAM DAHA AŞK ŞİİRİ

Oydu bir bakışta tanıdım onu
Kuşlar bakımından uçarı
Çocuk tutumuyla beklenmedik
Uzatmış ay aydınlık karanlığıma
Nerden uzatmışsa tenha boynunu

Dünyanın en güzel kadını oydu
Saçlarını tarasa baştan başa rumeli
Otursa ama hiç oturmaz ki
Kan kadını rüzgardı atların
Hep andım ne yaşanır olduğunu

En çok neresi mi ağzıydı elbet
Bütün duyarlıklara ayarlı
Öpüşlerin türlüsünden elhamra
Sınırsız denizinde çarşafların
Bir gider bir gelirdi işlek ağzı

Ah şimdi benim gözlerim
Bir ağlamaktı tutturmuş gidiyor
Bir kadın gömleği üstümde
Günün maviliği ondan
Gecenin horozu ondan

Ümit Yaşar

GÜZELDİNİZ

Bir zamanlar sizi de sevmiştik hatırlar mısınız
Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz
Her gece ayla beraber çıkardınız gökyüzüne
Gün olur güneşler doğardı aydınlığınızdan
Gözlerinizin şavkı vururdu duvarlara
Gün olur dağ rüzgarıyla gelirdiniz
İnsanı büyüleyen bir havanız vardı
Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz.

Tutunca avuçlarımızda eriyecek sanırdık elleriniz
Öyle beyazdılar, inceydiler anlatılmaz
Ya dudaklarınız yaban eriği kokulu
İnsanı deli divane eden dudaklarınız
Hiç öpmemiştik ama bilirdik tadını öpmüşçesine
Zekiydiniz aklımızdan geçenleri bilirdiniz
Bir tanrı yüreğiyle severdik sizi
Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz.

Nereye gitsek sizi bulurduk karşımızda
Yürüsek gölgemizdiniz uyusak düşümüzdünüz
Kır çiçekleri açardı bastığınız yerde
‹yot kokuları gelirdi uzak denizlerden
Gözlerinize gemilerin biri gelir biri giderdi
Yosun yeşili elbiseler giyerdiniz
Bilseniz nasıl da yaraşırdı size.

Şimdi ne desek faydasız yoksunuz
Bir karanlıktır bıraktınız arkanızda
Yüzünüzü görmek mümkün değil artık
Kulaklarımızda yalnız aksi kaldı gülüşlerinizin
Hani yokluğunuz bu kadar uzun sürmeyecekti
Hani giderken gelirim demiştiniz
Vefasızlık bile yakıştı size
Güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz…

Özdemir Asaf

AAAAA

Senin birinci mutluluğun güzellik.
Senin ikinci mutluluğun güzellik.
Senin üçüncü mutluluğun güzellik.
Senin dördüncü mutluluğunu özledik.

Yeter gözlere verdiğin anlamsız sevgi.
Ölümün kapısına yöneldik.

SAYGI

Sana güzel deyorlar;
Sakın olma.


AŞK RÜBAİLERİ / Ümit Yaşar

05/01/2010

AŞK RÜBAİLERİ


Beni Kör Kuyularda…

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,
Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,
Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;
Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.

Üzgün Değilim…

Üzgün değilim kanmayı öğrendimse
Senden seni kıskanmayı öğrendimse
Gelsin beni çepçevre kuşatsın o ateş
Yüz yıl yanarım yanmayı öğrendimse.

Bir Ateşim Yanarım…

Bir ateşim yanarım, külüm yok dumanım yok
Sen yoksan mekânım belli değil, zamanım yok
Fırtınalar içinde beni yalnız bırakma
Benim senden başka sığınacak limanım yok.

Biraz Kül Biraz Duman…

Biraz kül, biraz duman… O benim işte
Kerem misali yanan… O benim işte
İnanma gözlerine ben ben değilim
Beni sevdiğin zaman… O benim işte.

Dünyaya Açılalı…

Dünyaya açılalı seni gördü gözlerim
Senden başkasına bir duvar ördü gözlerim
Yaşayan bir güzellik görmedim senden başka
Senin aydınlığında bakar gördü gözlerim.

Ne Kederdir Ne Çile…

Ne kederdir, ne çile seni beklemek
Yaşamaktır seninle, seni beklemek
En tükenmez mutluluk, en yüce hazdır
Ölümden sonra bile seni beklemek.

Hep Sev…

Hep sev, o alevler seni varsın, sarsın
Sevdinse eğer, bil, yaşıyorsun, varsın
Dünya küçülür, sığmaz olursun giderek
Sevdikçe büyürsün, çoğalır, artarsın.

Bir Duygu mu Var…

Bir duygu mu var böyle derin, böyle geniş
Sevmek bir ölüş, belki tekrar diriliş
Bitmez kederim, bil ki tükenmez derdim
Aç kalbimi öğren, seni sevmek ne imiş!

Seven Kaybeder miydi?..

Seven kaybeder miydi arayıp bulmasaydı
Yeni güller açmazdı o güller solmasaydı
Hiç çekilmez olurdu yaşadığımız dünya
Aşkın bittiği yerde unutmak olmasaydı.

Bir Gün Zaman…

Bir gün zaman kayar ellerinden tutamazsın
Sel gibi akan yaşlarını kurutamazsın
Öylesine bendesin ve öylesine sendeyim ki
Unutmak istesen de artık unutamazsın

Bir Gün Kader…

Bir gün kader çağırır, gelmem diyemezsin
Ecel isterse eğer, ölmem diyemezsin
O kadar sevildin ki Tanrılar misali
Artık, aşkı tatmadım, bilmem diyemezsin.

Bir Duygu mu Var…

Bir duygu mu var böyle derin, böyle geniş
Sevmek bir ölüş, belki tekrar diriliş
Bitmez kederim, bil ki tükenmez derdim
Aç kalbimi öğren, seni sevmek ne imiş!

Ümit YAŞAR