EPİGRAMLAR / Can Yücel

18/02/2010

EPİGRAMLAR


ŞİİR

Şiir bir tahta kaşıktır
Sapı ortasına denk düşen


ANADOLU

Bir kısrak başı gibi
Bir şikâyet kutusu
Bir çatapat kâfi


MUHAVERE

– Ben:
Senle aramızdaki birlik ve
Bölünmez bütünlüğümüzü hiçbir yosma bozamaz
Bu bir bağlılık yeminidir
– O birliğe ve bölünmez bütünlüğe
Kasteden kim varsa iki bacağından
Tuttuğum gibi cart diye ayırırım


PANDORA’nın KUTUSU

Açma kutuyu
Söyletme kötüyü

AĞZIM SULANDI

Şiir kokoreç kokusudur
Nâzım usülü mangaldan
Yarı kızarmış çeyrek ekmeğin içine düşersin
Dize dize dizip
Üstüne de bol kekik

CAN YÜCEL


Mini Mini Şiirler : Cemal SÜREYA

12/12/2009

KAHVALTI

Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

KEHANET 1985

Lokman şair senin hayatın
Yedi kırlangıcın hayatı kadar
Altısını ardı ardına yaşadın
Bir kırlangıcın daha var

TEKNOKRATLAR

Bütün mimarlar yüksek, mühendisler de
Bir sen kaldın alçak mimar ey Sinan Usta!

TEK YASAK

Özgürlüğün geldiği gün
O gün ölmek yasak!

BİR GÜN

Bir gün seni bırakırım ya
tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu
Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden,
ama İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey olur bu.

ŞARAP

Saat onikiden sonra,
Bütün içkiler
Şaraptır

Önü
Kapalıçarşı;
Arkası
Mısırçarşısı

YAKIN

Güzelsin sevgilim,
Ama çok yakından!

AFRİKA

Afrika dediğin bir garip kıta
El bilir alem bilir
Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz’in
Hala eskisi gibi çizilir
Haritalarda

AMA SENİN

Daha nen olayım isterdin,
Onursuzunum senin!

MEZARTAŞI ÇİÇEKLERİ

70.000 aşk ve 90.000.000 dize:
Ünlü şair İlhan Berk burda yatıyor!
N’olur yolcu, sevaptır, sakın üşenme
Yukardaki sayıya bir sıfırda sen ekle.

EDİP CANSEVER

Yeşil ipek gömleğinin yakası
Büyük zamana düşer.

Herşeyin fazlası zararlıdır ya,
Fazla şiirden öldü Edip Cansever.

MUT ( SUZ )

Kim istemez mutlu olmayı
Ama mutsuzluğa da var mısın?

ÖLÜM

Ölüm geliyor aklıma birden ölüm
Bir ağacın gövdesine sarılıyorum.

KISA TÜRKİYE TARİHİ V

Kahvede subay yok,
Bu nasıl iştir!

KÜRTLER VE ARNAVUTLAR

Kürtler yalan söylemek zorunda,
Arnavutlar doğru.

PARK

Öyle sevdim ki seni
Öylesine sensin ki!
Kuşlar gibi cıvıldar
Tattırdığın acılar.

YABANCI DİL

Beş dil biliyormuş ünlü kişi
Ünlü ve saygıdeğer
Bir de Türkçe öğrense
Altı eder

Cemal SÜREYA


Mini Mini Şiirler : Orhon Murat Arıburnu

08/12/2009

ORHON MURAT ARIBURNU

(1920 – 11 Nisan 1989)

LÂLELİ

Lâlelim
Lâlelide oturur
Lâleli, lâle kokar lâlelimden

Lâleliden geçilir
LÂLELİMDEN GEÇİLMEZ!

MAHKÛMLAR

Ekseriya sabaha karşı
Kurşuna dizilir mahkûmlar
Bir sünger taşına döner
Ana sütünden yapılan heykel

Bari şu trampetler çalmasa,
İnsan gürültüye gitmese!..

ONU TANIMAK LAZIM

Tabanları yarılmış
Yol yürümekten
Kolu kanadı kırılmış
Sapan sürmekten

Dünyayı insanca görmekten
Gözlerinin bebeği çatlamış

ONU TANIMAK LAZIM!

ŞİFRE

Kaşın şifre
Gözün şifre
Gülmen
Konuşman şifre
Yaradan şifre yaratmış
Seni çözmek için
Şifre müdürü mü olmalı!

BADEM GÖZLÜ

Kör ölür badem gözlü olurmuş
Sevgilim badem gözlüydü
Meğer ben
Bütün ömrümce
Bir ölüyü sevmişim!

AYNA

O, yalnız ayna satardı.
Ve bir gün aynalıçarşıda öldü.
Talih bu ya
Tabutunu taşıyanlar
Aynasızlardı…

HOŞLANMAYA DAİR

Deli deliden hoşlanır
İmam ölüden!
Ben şiirden hoşlanırım,
Uçmaktan hoşlanırım,
Memuriyetten hoşlanmam!

UMUT

Dünya döndükçe
Umut fakirin ekmeği

Ye Mehmet ye
Ye Mehmet ye
Ye Mehmet ye!..

ZAMPOK EYİN Pİ

İki canbaz bir ipte oynamaz
Bir ipte bir sürü canbaz
Hilebaz, Madrabaz, Kumarbaz

İki canbaz bir ipte oynamaz
Bir ipte bir sürü canbaz
Ateşbaz, İşvebaz, Hokkabaz

İP NİYE KOPMAZ
ZAMPOK EYİN Pİ!

YETMEZ Mİ

Önce, Ozanlar ölsün
Sonra, hiç kimse.

Varsın Ozansız kalsın dünya

Barışı
İnsanlığı
Sevgiyi

Yarattılar ya!


Mini Mini Şiirler : Can Yücel

05/12/2009

TANSIK GERÇEKÇİLİĞİ

İNSANIM BEN… VE TANIĞIM
KENDİM OLAN O TANSIĞA…

ÖZGEÇMİŞİM

Ben ömrümce muhalif yaşadım
Devletçe de menfi bir TİP sayıldım
Onun için kan grubum
RH NEGATİF

ESTETİK

Aslında çirkin değilsin sen
Çirkin görünmek istiyorsun
Güzelliği târif için

ÖZTANITIM

Ben bir aşk değirmeniyim
Şiirler öğütürüm Ayça Parkında
Çocukları havada fır döndürürüm kollarımla
Paydostan sonra da Donkişot’u görürüm rüyalarımda

FİNİTO DELLA MUSİCA

Konser oldum
Bitmemiş Senfoni’yi bitirdim

BOZ

Gel güzel gemi, gel
Boz şu bozbulanığı boz
Ki yeniden deniz olsun deniz!..

İLANI HARP DEĞİL İLANI AŞK

Bir teneffüssün sen sevgilim
Yurt Bilgisiyle Kimya arasında

MÜZEKKER

Bir Topkapı Sarayı kurdu tenin
Kubbe ve koltuk-altların ve harem dairennen
Sarayburnumda

HAYKAY

Zincirleme yanar bu garip cigara
Karşıda tüten baca
Anamın memesi burnumda tütüyor

VOLİ

Sırılsıklam bir gökyüzü çıktı ağlardan
Masmavi bütün balıkçılar

DOKUNMATİK

Görmüyor musun
Su içiyorum
Şiir yazıyorum
Ne dokunuyorsun

MAARİF TAKVİMİ

Anne, ne zaman bahar gelecek?
Kış gelsin de öyle, yavrum.

YAKIN TARİH

Gün gelir bu işe bu millet de şaşar
Tam kurşun işlemez deminde karanlığın
Bir ateş böceğidir başlar

DEĞİŞİM

Zeus güya, rüzgâr
Koşuyor karşıki ağacın ardından
Yakalayamıyor ki ama
Daphne değil çünki o yeşil kızın adı

SON GÜRLÜK

Trabzon hurması ağacına döndüm
Tüyüm tüsüm döküldü, yapraksız kaldım
Yine de meyvaya duruyorum bu cıbıl halimle
Tepeden tırnağa
Turuncu turuncu
Kütür kütür
Bu benim sonbaharım
Bu benim son gürlüğümdür

Can YÜCEL


MİNİ MİNİ ŞİİRLER / Sunay Akın

13/11/2009

sunay

KIRMIZI

Sevgilim kızma sakın
ve lütfen yanlış anlama
kırmızı rujunu sürünce
paramın yetmediği
elma şekerleri
geliyor aklıma

MAKİ

Bir an önce görülsün
diye Akdeniz
Toroslar’da ağaçlar
hep çocuk
kalır

JİLET

Kamaralarında çıplak
kadın resimlerinin asıldığı
savaş gemisinden
bozma bir jilet
her traş oluşumda
hem okşar
hem kanatır
tenimi

KÖMÜR

Yine bir kömür
kütürdedi sobada
kayıp bir madencinin
kalbi rastgeldi
atıverdi sıcak odada

KIZ KURUSU

Pulsuz zarf gibisin
üstünde adresi
evde kaldın
n’aber kız
kulesi

HÜCUM EMRİ

Kum taneciği
kaçtı diye gözüne
emir veren generalin
iki dakika daha
çok yaşadı insanları
o şanslı kentin

GÖZYAŞI

Ödünsüz bir sobanın
yanında titreyen
çocuğu görse yağmur
gözyaşlarını odaya
tavanarasındaki delikten
usulca bırakır

SEVMEK

Saçak altına sığınmış
göçmen kuşun
kar tanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de
görebilmek

İşte
Sevmek

Ç

Onlar ABC’yi öğrettiler
Che’yi biz öğrendik

Sunay AKIN


MİNİ MİNİ ŞİİRLER / Oktay Rifat

12/11/2009

oktayR

OKTAY RİFAT

(1914 – 28 Nisan 1988)

GÜVERCİN

San Marco meydanında dost olduğum güvercin
Bir Alman misillemesinde
Kurşuna dizilmediyse eğer
Venediğe gider
Ben kuşumu bulurum
Ben kuşumu bilirim
Milyon güvercin içinde

KUŞ DİLİ

Param olsa satar mıydım
Kahve rengi elbisemi
Damağı gömleği giyerdim
Alaca mendili takardım
Kuş dilinden geçerdim
Param olsa satar mıydım
Kahve rengi elbisemi

SESSİZLİK

Bir sessizlik oldu ardında
Dönmedi bakmak için
Yitebilirdi dönse
Kuş mu saz mı yaprak mı
Neyse

LAMBALAR YANINCA

Senin başın perdelerde
Benim gözüm camlarda
O günler nerde.

AŞK

Tanrım nasıl da yalnızdı baş başa
Göğsündeki o aşkla yabanıl
Yırtıcı bir hayvandan daha yabanıl.

SAĞANAK

Tane tane konuştu ilkin
Sonunda boşandı sağanak gibi
Kınalı kuzum benim, kekliğim.

YAPRAK

Bütün yapraklarım açarsa
Kork
Çünkü yalnızlığım ben
Çünkü yoksulluğum ben
Tepeden tırnağa.

POSTACI

Postacı iyi adam
Geçerken verdiği ne
Mektup değil selak.

YALANCI DOLMA

Şu zeytinyağlı dolma
Yemek değil rezalet
Rezalet rezalet
HÜRRİYET MÜSAVAT ADALET

PERÇEMLİ SOKAK

VII
Güzel günlerin sokakları bunlar
Güzel günlerin insanları bunlar
Yoksa ne durulur ne yürünür

XXXI
Köşe başıı tutan leylak kokusu
Yakamı bırak da gideyim

ESKİ GÜNEŞ

V
BAKMAKLA BAKMAMAK

Yüzüne bakmadığım zaman,
Başka gözüm var seni gören.

IX
SENİNLE SENSİZ

Sen gelince bir mutluluk ülkesiyim,
Cıvıl cıvıl;
Az gelişmiş toplum gibi, sen gidince,
Boynum bükük.

X
GÜLLER

Sen mi o gülleri takındın, Güzel,
Yoksa o güller mi seni takındı.

UFALMAK

Ufaldın, ufaldın, ufaldın karanlıkta,
Zavallı ozanım, ateşböceğim benim!

BURALARI

Buraları rüzgâr, buraları yağmur,
Sol omzuna güneşi asmadan gelme!


MİNİ MİNİ ŞİİRLER / Orhan Veli

11/11/2009

orion

 

ORHAN VELİ

 

Deli eder insanı bu dünya;
Bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç

 

RÜYA

Annemi ölmüş gördüm rüyamda.
Ağlayarak uyanışım
Hatırlattı bana, bir bayram sabahı
Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
Ağlayışımı.

 

DAĞ BAŞI

Dağ başındasın;
Derdin günün hasretlik;
Akşam olmuş,
Güneş batmış,
İçmeyip de ne haltedeceksin?

 

DÂVET

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

 

CIMBIZLI ŞİİR

Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı,
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna,
Umurunda mı dünya!

 

AYRILIŞ

Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

 

VATAN

Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük,
Kimimiz nutuk söyledik.

 

SAKA KUŞU

Güzel kız, sen küçüklüğümde
Bahçemdeki erik ağacının
En yüksek dalına kurduğum
Öksenin üstünde dolaşan
Saka kuşu kadar
Sevimli değilsin.

 

YATAĞIM

Ben ki her akşam yatağımda
Onu düşünüyorum.
Onu sevdiğim müddetçe
Yatağımı da seveceğim.