ÖYLE SER-MESTEM Kİ… / Fuzûlî

08/04/2010

GAZEL

Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedir
Ben kimem sâkî olan kimdir mey û sahbâ nedir

Gerçi cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem
Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedir

Vasldan çün âşık-ı müstâğni eyler bir visal
Âşıka mâşukdan her dem bu istiğnâ nedir

Hikmet-i dünyâ vü mâfihâ bilen ârif değil
Ârif oldur bilmeye dünyâ vü mâfihâ nedür

Ah u feryâdın Fuzûlî incidibdir âlemi
Ger belâ-yı ışk ile hoşnûd isen gavga nedir

Fuzûlî

Reklamlar

HER GÖREN AYB ETTİ / Fuzûlî

08/03/2010

GAZEL


Her gören ayb etti âb-ı dîde-i giryânımı
Eyledim tahkîk görmüş kimse yok cânânımı

Lâhza lâhza hûblar gördüm ki dil kasdındadır
Pâre pâre eylerim men hem dil-i sûzânımı

Çoh yetirme göklere efgânım ey kâfir sakın
İncinir nâ-geh Mesîhâ işidip efgânımı

Kılma her sâ’at beni rusvâ-yı halk ey berk-i âh
Eyleme rûşen şeb-i gam külbe-i ahzânımı

Çıkma ey dîvâne bâzâr-ı melâmetten deyu
Muttasıl çâk-i girîbanım tutar dâmânımı

Hansı bütdür bilmezem îmânımı gâret kılan
Sende îmân yok ki sen aldın diyem îmânımı

Ey Fuzûlî câna yetmiştim gönülden şükr kim
Bağladım bir dilbere kurtardım andan cânımı

FUZÛLÎ


ÂH EYLEDİĞİM… / Fuzûlî

22/01/2010

FUZÛLÎ

(1495-1556)

ÂH EYLEDİĞİM…

Âh eylediğim serv-i hırâmânın içindir
Kan ağladığım gonce-i handânın içindir

Ser-geşteliğim kâkül-i müşgînin ucundan
Âşüfteliğim zülf-i perişânın içindir

Bîmâr tenim nergis-i mestin eleminden
Hûnîn ciğerim lâ’l-i dür-efşânın içindir

Kurtarmağa yağma-yı gamından dil ü canı
Sa’yüm nazar-ı nergis-i fettânın içindir

Can ver gönül ol gamzeye kim bunca zamandır
Can içre seni beslediğim anın içindir

Vâ’iz bize dün dûzahı vasf etti Fuzûlî
Ol vasf senin külbe-i ahzânın içindir


BENDE MECNÛNDAN FÜZÛN… / Fuzûlî

12/01/2010

BENDE MECNÛNDAN FÜZÛN…


Bende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık benim Mecnûn’un ancak adı var

N’ola kan dökmekte mâhir olsa çeşmin merdümü
Nutfe-i Kabildir ü gamzen gibi üstâdı var

Kıl tefâhur kim senin hem var benim tek âşıkın
Leyli’nin Mecnûn’u Şîrin’in eğer Ferhâd’ı var

Ehl-i temkinim beni benzetme ey gül bülbüle
Derde yok sabrı onun her lahza bin feryadı var

Eyle bed-hâlim ki ahvâlim görende şâd olur
Her kimin kim devr cevrinden dil-i nâşâdı var

Gezme ey gönlüm kuşu gâfil fezâ-yı aşkda
Kim bu sahranın güzergâhında çok sayyâdı var

Ey Fuzûlî aşk men’in kılma nâsıhtan kabûl
Akl tedbîridir ol sanma ki bir bünyâdı var

FUZÛLÎ


Âşiyân-ı Mürg-i Dil… / FUZÛLÎ

21/12/2009

FUZULÎ

(1495-1556)

GAZEL

Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır

Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma derman kim helâkim zehri dermânındadır

Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden vehm kıl
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır

Bes ki hicrânındadır hâsiyyet-i kat’-ı hayât
Ol hayât ehline hayrânım ki hicrânındadır

Ey Fuzûlî şem’-veş mutlak açılmaz yanmadan
Tâblar kim sünbülünden rişte-i cânındadır


AŞK ve ÖZLEM İçin Beyitler

04/11/2009

minyatr29

Göz gördü, gönül sevdi seni ey yüzü mâhım
Kurbânın olam var mı benim bunda günâhım
NAHİFÎ

Bir demir dağı delip boynuna almak gibidir
Her kişi âşık olurdu eğer âsân olsa
Taşlıcalı YAHYA

Şîrler pençe-i kahrımda olurken lerzan
Beni bir gözleri âhûya zebûn etti felek
YAVUZ SELİM

Seni candan ziyâde cânânım
Sevdiğimdir, günâhımı bilirim.
FASİH DEDE

Alemi pervâne-i şem’i cemâlin kıldı aşk,
Cân-ı âlemsin fedâ her lahza bin candır sana
FUZÛLÎ

Biz âleme bir yâr için âh etmeye geldik
Yenişehirli AVNÎ

Gören sanır ki safâdân semâ-ı râh ederim
Döner döner bakarım kûy-i yâre âh ederim
ESRAR DEDE

Hep seninçündür benim dünya cefâsın çektiğim
Yoksa ömrüm varı sensiz neylerim dünyâyı ben
BÂKÎ

Meğer sevda imiş canın mayası
Ona mihman imiş yüzün aynası
NİMRÎ DEDE

Gören sanır ki safâdan sema’-ı râh ederim
Döner döner bakarım kûy-i yâre âh ederim.
ESRAR DEDE

Vâızın nâr-ı cehennem dediği firkat imiş
USÛLÎ

Gel, gel ki cümle savm ü salâtın kazası var
Sensiz geçen zemân-ı hayâtın kazası yok
NESÎMÎ

Ne şeb ki kûyine yüz sürmesem o dem ölürüm
Ne gün ki kâmetini görmesem kıyâmet olur.
NEF’Î

Duramaz yârsız gurbette âdem
Olur dîdârsız cennet cehennem.
TAŞLICALI YAHYA BEY

Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim
Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni
FUZÛLÎ

Yârdan mehcûr iken düştük diyâr-ı gurbete
Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne.
RÂSİH

Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir
Müptelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat
SÂBİT

Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız
Âteş kesilir geçse sabâ gülşenimizden.
SELİM-İ SÂNÎ

Sen gelmeyince hâtıra bilsen neler gelir.
NÂBÎ

Bülbülden işit nâliş-i hasret neye derler
RAGIP PAŞA

Yârdan mehcûr iken düştük diyâr-ı gurbete
Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne
RÂSİH

Kış geldi firak açmadadır sîneme yâre
Vuslat yine mi kaldı güzel fasl-ı bahâre
(Laedri)

Su uyur düşman uyur haste-i hicrân uyumaz
ŞEYH GALİB


GAZEL / Fuzulî

31/10/2009

fuzuli

 

BENİ CANDAN USANDIRDI…

Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?
Felekler yandı âhımdan, murâdım şem’i yanmaz mı?

Kamu bîmârına cânan devâ-yı derd eder ihsan,
Niçin kılmaz bana derman, beni bîmâr sanmaz mı?

Şeb-i hicran yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım,
Uyarır halkı efgânım, kara bahtım uyanmaz mı?

Gül-i ruhsârına karşı gözümden kanlı akar su,
Habîbim, fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı?

Gamım pinhan tutardım ben, dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bi-vefâ bilmem, inanır mı inanmaz mı?

Değildim ben sana mâil, sen ettin aklımı zâil
Bana ta’neyleyen gâfil, seni görgeç utanmaz mı?

Fuzûlî rind-i şeydâdır, hemişe halka rüsvâdır,
Sorun kim bu ne sevdâdır, bu sevdâdan usanmaz mı?

FUZULÎ